1 Mayıs’ta Demokratik Devrim Yürüyüşü Başlatılmalıdır
Makaleler / 22 Nisan 2013 Pazartesi Saat 08:07
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
1977 yılı 1 Mayısı’ndan bu yana 1 Mayıslar Türkiye'deki özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde çok önemli günler olmuştur.

1977 yılı 1 Mayısı’ndan bu yana 1 Mayıslar Türkiye'deki özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde çok önemli günler olmuştur. 1 Mayıs bir yönüyle egemen güçlerle emekçi halk ve demokrasi güçleri arasındaki mücadeleye sahne olmuştur. Türkiye'deki demokrasi ve özgürlük güçlerinin iradesini ve gücünü ortaya koyduğu ve güçlendirdiği günler haline gelmiştir. 1 Mayıs’ta Türkiye halklarının özgürlük, demokrasi ve sosyalizm duyguları en yüksek düzeye çıkmıştır. Bu açıdan 1 Mayıslar sol, sosyalist ve tüm demokrasi güçleri açısından çok önemlidir.Bu yıl 1 Mayıs Kürt halk önderinin demokratik çözüm hamlesi yaptığı sürece denk gelmektedir. Şu anda Türkiye'de gündem Kürt sorununun çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesidir. Bunu Türkiye'nin temel gündemi haline getirmek önemli bir gelişmedir. On yıllardır egemen güçler daha baskıcı bir sistem yaratmak isterken; emekçiler, ezilenler, tüm halklar ise daha demokratik ve özgürlükçü bir ülke yaratma mücadelesi vermişlerdir. Bu mücadeleden demokrasi güçleri başarılı çıkmıştır. Bugün gündem Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü ise, bunu sağlatan Türkiye'deki devrimci demokrasi güçleri ile Kürt Özgürlük Hareketi'nin mücadelesi olmuştur. Bunda 1 Mayıslarda yaşamlarını veren emekçilerin ve devrimcilerin de rolü vardır. Bu açıdan bu sürece en fazla sahip çıkması gereken güçler de bunlardır.

Kürt Halk Önderi inisiyatif alarak Türkiye'nin demokratikleşmesi temelinde bir demokratik çözüm hamlesi başlatmıştır. Dolayısıyla bu sadece Kürt sorununun çözümüyle ilgili değildir. En fazla da Türkiye'nin demokratikleşmesi hamlesidir. Zaten demokratik olmayan, demokratik zihniyete kavuşmayan bir Türkiye Kürt sorununu çözemez. Kürt sorununda çözüm zihniyetine kavuşmayan bir Türkiye de demokratikleşemez. Bu nedenle Kürtler demokratikleşme sorununa nasıl ilgi duymak zorundaysa, Türkiye demokrasi güçleri de Kürt sorununun çözümüyle ilgili her konuya ilgi duymak zorundalar. Bu açıdan 1 Mayıs, Kürt Özgürlük Hareketi'nin geliştirmek istediği demokratik siyasal çözüm ve demokratikleşme çözüm sürecine müdahil olunan bir gün haline getirilmelidir. Sadece soyut söylemler, sloganlar değil, bugün Türkiye'nin gündeminde olan demokratik çözüm sürecine somut bir müdahale yapmalıdırlar. Çünkü mevcut gündemin Türkiye halklarının lehine sonuçlanması için sürecin sahiplenilmesi ve içinin doldurulması gerekir. Toplumların gündemine her zaman bir konu gelebilir. Bir gündemin amacına ve içeriğine uygun bir biçimde gelişmesi ve sonuçlanması için mutlaka bir müdahale gerekir. Eğer bugün de gündem demokratikleşmeyse en fazla sol güçlerin müdahil olması gerekir. Demokrasinin gerçek demokrasi olması için solun, sol demokratların müdahalesi çok önemlidir. Çünkü demokratikleşmeye özgürlükçü karakterini verecek ve derinleştirecek olan bu güçlerdir. Buna hakları da, güçleri de vardır. Bugüne kadar baskıcı güçlere karşı en büyük mücadeleyi veren güçler ve ağır bedeller ödeyenler de sol güçler olmuştur.

Bugün iki demokratikleşme eğilimi vardır. Birincisi üst toplum; yani egemenlerin toplumu yönetmek için meşruiyet aracı olarak geliştirdikleri yüzeysel ve egemen güçlerin hakimiyetinin var olduğu demokrasi anlayışıdır.  Bu daha çok dört yılda bir seçimin yapıldığı ve bazı sivil toplum örgütlerinin de bu sistemi tamamladığı demokrasi anlayışıdır. Diğeri ise toplumun köyden, sokaktan, mahalleden örgütlendiği örgütlü toplum haline gelerek kendi kendini yönettiği doğrudan demokrasi, radikal demokrasi anlayışıdır. Birincisi egemenlerin, ikincisi ise tüm emekçilerin, ezilenlerin demokrasi anlayışıdır. Birincisinde yönetme ve yönetilme ilişkisi ve buna dayalı sistem varken, ikincisinde ise herkesin kendi işinde çalıştığı ve kendi kendini yönettiği bir sistem gerçekliği vardır. Yani özgürlük, demokrasi ve sosyalizmi bugünden yaşama ve sistemleştirme vardır.

Şu andaki demokratikleşme sürecinde bu iki anlayış da kendini etkili kılmaya çalışmaktadır. Bu demokratikleşme sürecinin halkların radikal demokrasisine, doğrudan demokrasisine imkan veren, buna zemin hazırlayan biçimde gelişmesi için sol güçlerin başta olmak üzere tüm radikal demokratların bu sürece müdahil olması gerekir. Seyirci değil de aktif katılması gerekir. Bu açıdan bu 1 Mayıs’ta emekçilerin ve ezilenlerin bu sürece yaklaşımı ve aktif müdahale eder hale gelmesi çok önemlidir. Sol güçlerin önüne tarihi fırsat gelmiştir. Politikaya etkili biçimde girmeleri ve Türkiye'nin geleceğinde rol almaları açısından bu fırsatı doğru değerlendirmeleri çok önemlidir. Eğer bu fırsat doğru değerlendirilmezse çok yazık olur. Özellikle büyük bedeller veren solun ve şehitlerin anısına, özlemine ve kimliğine uygun davranılmamış olur.

1 Mayıs alanları aynı zamanda sol güçlerin, demokrasi güçlerinin birliğinin ve dayanışmasının gerçekleştiği yerlerdir. Bu açıdan da çok önemlidir. Her devrim, her devrimci gelişme, her demokratik gelişme bir yönüyle de birlik oluşturma ve ittifak kurma olayıdır. Birlikler, ittifaklar kurulmadan ne devrimler gelişir ne de bir yerde demokratikleşme sağlanır. Bu açıdan bu 1 Mayıs’ı önemsiyoruz. Bu 1 Mayıs’ta tüm radikal demokratların birlik yaratarak, sürece müdahale etme iradesi göstererek, demokratikleşme gündemini Türkiye'nin demokratikleşmesi, hem de radikal düzeyde demokratikleşmesi yönünde bir tutum ortaya koyması Türkiye'nin geleceğinde rol oynaması açısından çok önemlidir. Böylece on yıllardır yürütülen mücadele ve verilen bedeller anlamlı hale getirilmiş olur.

Bu 1 Mayıs’ta başta İstanbul ve Amed olmak üzere tüm Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin yerini alması gerekir. Bu yıl 1 Mayıs bir yönüyle demokratikleşme kongresi ve referandumu alanı haline getirilmelidir. 1 Mayıs alanlarının Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümünü isteyen güçler tarafından doldurulması gerekir. Eğer bu başarılırsa sürecin radikal demokratikleşme doğrultusunda ilerletilmesi sağlanır. Türkiye'nin demokratikleşmesi de sosyalistler, tüm sol demokratlar ve radikal demokratların önünü açar. Demokratikleşme her yerde emekçilerin, ezilenlerin ve sosyalistlerin gelişmesine ve güçlenmesine hizmet eder, yarar. Bu gerçekliğin de iyi görülmesi gerekir.

Çatışma ve şiddet ortamı çoğu zaman devletin ve egemenlerin güçlenmesine zemin ve fırsat sunar. Demokratikleşme ise her zaman emekçilerin ve ezilenlerin güçlenmesine hizmet eder. Zor ve şiddet araçları egemenlerin güç olmasını, demokratikleşme ise egemenler dışındaki toplumun güç olmasını sağlar. Güç olmanın kanunu ve denklemi böyledir. Belirli demokratikleşme ve Kürt sorununun makul bir çözüme kavuşmasından en kazançlı çıkan kesimler sosyalist güçler ve radikal demokratlar olacaktır.

Bu açıdan başta HDK-HDP olmak üzere tüm sosyalist güçler bu 1 Mayıs’ın 2013 yılının özgürlük ve demokrasi hedeflerine uygun yapılması konusunda çabalarını arttırmalıdırlar. Tabii ki HDK 1 Mayıs’ı çok önemsemelidir. Ancak HDK-HDP dışında kalan sol kesimleri de bu 1 Mayıs’ta ortak davranmaya çağırmak önemlidir. Bu sürçten uzak duranları da bu ortak hareket etmeye katmak çok önemlidir. Çünkü bu süreçten uzak kalanlar sadece kendilerini değil, özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelesini zayıf bırakırlar. Özellikle Kürt Özgürlük Hareketinden uzak durmak kendi bindikleri dalı kesmek olur. Bu açıdan 1 Mayıs’ta Kürt halkının demokrasi güçleriyle Türkiye'nin demokrasi güçlerini buluşturmak çok önemlidir. Bugün sosyalizmin de, demokrasi güçlerinin de en büyük dayanaklarından biri Kürt halkı ve Kürt Özgürlük Hareketi’dir. Bazı güçler Kürt Özgürlük Hareketi’yle bazı sol güçlerin arasına mesafe koyma çabası yürüterek en başta da sosyalist güçleri ve sol demokratları zayıflatmayı hedefliyorlar. Eğer Kürt halkı ve Kürt Özgürlük Hareketi’nden uzaklaşma yaşarlarsa Türkiye'nin sol ve sosyalist hareketi çok kaybeder; uzun süre bir çıkış yapamaz hale gelir. Bu nedenle sosyalist güçler ve demokrasi güçleri üzerindeki oyunları görmek lazım. Öyle ki her kesin faşist bildiği kişi ve çevreler bile şimdi sol ile Kürtlerin ilişkilerini zayıflatma çabasındadır. Kürtlerin deyimiyle Beko’luk yapmaktadırlar.  Bunun özel savaş çabası olduğu açıktır. Bu açıdan duyarlı sosyalist çevreler ve sol demokratlar bu oyunu bozmalıdırlar.

Kim Kürt’e kaybettirmek istiyorsa Kürt Özgürlük Hareketi’ne kaybettirmek istiyorsa o sol ve sosyalizm düşmanıdır. Sosyalizmin en büyük dayanağı ve gücü olan Kürtlerin sosyalist güçlerden koparılmak istenmesi, bu yolla Kürt Özgürlük Hareketi’nin yalnız bırakmak istemesi özel savaş güçlerinin bir taşla iki kuş vurma oyunlarının bir parçasıdır. Bu oyuna kimse gelmemelidir. Bu oyun bozulmalıdır. Bunun için de Kürtler, sosyalistler, sol demokratlar meydanları doldurarak bir demokratik devrim birliği ve ittifakı kurulmalıdırlar.

Mustafa Karasu

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.