Sömürgeci Maşa, Hizbul-Kontra
Araştırmalar / 18 Nisan 2013 Perşembe Saat 08:42
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dicle Üniversitesi saldırılarıyla birlikte yeniden gündeme giren Hizbul-Kontra.Niye hep, PKK’nin, stratejik adımlar attığı dönemlerde bir anda yeraltından çıkarılır, bu Hizbul-Kontra Çeteleri.

Dicle Üniversitesi saldırılarıyla birlikte yeniden  gündeme giren Hizbul-Kontra.

Niye hep, PKK’nin, stratejik adımlar attığı dönemlerde bir anda yeraltından çıkarılır, bu Hizbul-Kontra Çeteleri.

Hizbul-Kontra Çeteleri ne tedasüfler oluyor ki, PKK’nin kuruluşuyla birlikte hep PKK’ye karşı bir kontra tetikçi güruhu olarak gündemleşiyor.

PKK’nin temelleri 1973 yılı Newroz’unda Ankara Çubuk Barajı’nda atılıyor. 1973-1978 yılları ağırlıkta ideolojik grup çalışmasının tamamlandığı, partileşmeye evrilen aşamaya tekabül ediyor.

PKK, Kürdistan’da bir daha sökülmeyecek şekilde kök salmaya başlayınca, Siyasal-İktidar, Sahte, Karşıt- İslam’ın stratejisyeni ne İngiltere boş duruyor ne de varlığını Kürtlerin soykırımdan geçirilmesi üzerine kuran T.C boş duruyordu.

İngiltere, PKK’ye karşı ateşleyecek bir fitil arıyor, o fitili buluyor, ateşleyecek kıvama getiriyor ve mütefiki T.C’ye teslim ediyor.
Peki  o fitil kimdi?

İngiltere, tüm özgürlük hareketlerini bastırmada kullandığı yegane güç Karşıt İslamcılardı. Kürdistan’ı, dörde bölen İngiltere’ye karşı, Kürdistan’ın dört parçasını birleştirecek bir stratejiyle ortaya çıkan bir hareket vardı. O hareketin adı, PKK  idi. PKK’nin başarıya ulaşması demek, İngiltere’nin Ortadoğu’dan sökülmesi demekti. İngiltere,  bunu gördüğünden hemen harekete geçti.

PKK’nin önünü almak için, kendi ajanları Pakistan’lı Muhammed Han Kayani aracılığıyla, Ankara Siyasal’da okuyan Hüseyin Durmaz’ı-Velioğlu- buldu.

Hüseyin Durmaz-Velioğlu-adına The Ummah-Ümmet- adlı İngilizce bir dergi çıkardılar. Velioğlu, derginin hem sahibi hem de yazı işleri müdürü gözüküyordu. İlginç olan şey, Velioğlu, sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü  olduğu, İngilizce çıkan The Ummah dergisinin çıkış dilini  bilmiyordu. Yani Hüseyin Velioğlu, İngilizce bilmediği halde, İngilizce çıkan bir derginin hem sahibi hem de sorumlu yazı işleri müdürü idi. Esas ta her şey bir oyundan ibaretti.

İngilizler, bu dergi vasıtasıyla Hüseyin Velioğlu’nu hem eğitiyor hem  de finanse ediyor. Kurup, Türk Özel Harp Dairesi’ne teslim edecekleri, Hizbul-Kontra Çete’sinin alt yapısını hazırlıyordu.

Şubat 1978’de bunun adımını atan İngiltere, 1979 yılında Hüseyin Velioğlu’nu kullanıma açarak, Türk Özel Harp Dairesine teslim etti. Hizbul-Kontra Çetesi Şefi Hüseyin Velioğlu, 1979 yılında Türk Özel Harp Dairesinin emin ellerindeydi.  PKK’nin temelleri Ankara’da atılmıştı, fakat güç olması Kürdistan dönüşüyla sağlanmıştı. Hizbul-Kontra’nın da temelleri, İngiltere ve Türk Özel Harp Dairesi’nin ortak bir planı olarak Ankara’da atılmıştı.

PKK, Kürdistan’a dönüş sağlayarak güç olmuştu. Güç olduğu yerde ancak önü alınabilirdi. Türk Özel Harp Dairesi bunu bildiği için Hüseyin Velioğlu’nu Batman’a gönderdi. Batman da, Özel Harp Dairesi Şeflerinden General Temel Cingöz’ün himayesinde PKK’ye karşı Hizbul-Kontra Şefi olarak piyasaya sürüldü. Yurtseverlere karşı girdiği Petrol-İş seçimlerini kaybetti. Yurtseverlere karşı Batman Belediye Seçimleri’ni de kaybettiler. Belediye seçimlerini kazanan yurtsever Edip Solmaz’ı katlettiler.

ÖZEL HARP DAİRESİ BAŞKANI KEMAL YAMAK, AMED ZİNDANLARINDA  HİZBUL-KONTRA ÇETELERİNİ  DEVŞİRİYORDU

T.C. , 12 Eylül  Askeri Darbesi’yle birlikte, Amed Zindanı şahsında PKK’yi yok ederek, Kürtlüğü tümden bitirmenin projesini yürürlüğe soktu.İnsan aklınını sınırlarını aşan düzeyde işkence ve Türkleştirme yöntemlerini devreye soktu. Bunun için Özel Harp Dairesi Başkanı General Kemal Yamak, 1981-1984 yılları arasında, Amed Zindanı işkenceleri sırasında Amed Sıkıyönetim Komuntanlığı’na getirildi.

Kemal Yamak, bir taraftan Amed Zindan’ında yaptığı işkencelerle PKK’li kadroları teslim olmaya zorluyor, bir taraftan da diğer örgütlerin davalarından gözaltına alınan, tutuklananlardan teslim aldığını, PKK’ye karşı savaştırmak üzere Hizbul-Kontra Çeteleri’ne aktarıyordu.

Yılmaz Yalçıner adlı Hizbul-Kontra elemanını, çocuklar koğuşundaki yurtsever aile çocuklarını Hizbul-Kontralaştırmak için özel görevlendirmişti.

Darbe dönemi öyle bir hal almıştı ki, Kürt örgütleriyle ilişkisi olan olmayan onbinlerce insan gözaltına  alınmış, hemen heme büyük bir kısmı zindana atılmıştı.

Zindan’da direnen ve işkence zulmünü yenen tek hareket PKK idi.

Gözaltında ve zindanda düşürülenler, ağırlıkta Hizbul-Kontra elemanı yapılıyordu.

Hizbul-Kontra elemanı yapılanlar daha sonra yurtserver Kürt halkına ve PKK’ye karşı savaştırılmak üzere tetikçi eğitiminden geçiriliyorlardı.

PKK’nin, Uzun Süreli Halk Savaşımı Stratejisi çerçevesinde, Kürdistan’da gerilla savaşı başlatacağının bilgisine sahip olan,T.C, buna karşı kont-gerilla yöntemlerini devreye sokmuştu.

Bu amaçla Hizbul-Kontra Tetikçileri’ni  eğitiyordu. Dini silah olarak kullanmak dışında, elinde geçerli bir argüman bulunmuyordu. Hizbul-Kontra Çeteleri’ne dini maske takacaktı.

 HİZBUL-KONTRA ŞEFLERİNDEN HACİ BAYANCUK, ÖHD BAŞKANI KEMAL YAMAK’IN YETİŞTİRMESİDİR

Devlet hızlı davranıyor. Fazlasıyla Hizbul-Kontra elemanını devşiriyordu.

İşte bu devşirdiklerinde biri de aslen Çewlig’in Musyan aşiretinden olup, Amed’te büyüyen ve DDKD davasından –örgütlerle ilişki olan olmayan bir örgüte üye olduğu  gerekçesiyle gözaltına alınıyor, tutuklanıyordu- gözaltına alınan Hacı Bayancuk’tur.

Gözaltına alınan Haci Bayancuk’un sorgudaki duruşu teslimiyetçi oluyor. Amed Sıkıyönetim Komutanı ve  Özel Harp Dairesi Başkanı General Kemal Yamak, Haci Bayancuk’un, zayıf kişiliğini  çözer.

Kendisine bir teklifte bulunur. “İleride İslam maskeli Hizbullah adı altında bir Hizbul-Kontra Çete Örgütü kuracaklarını ve bunu yurtsever Kürt halkına karşı tetikçi olarak kullanacaklarını anlatır. Eğer bu örgütütün şeflerinde biri olmayı kabul edersen, seni DDKD davasından yargılamayız, seni hemen serbest bırakırız” der. Haci Bayancuk, Özel Harp Dairesi Başkanı Kemal Yamak’ın, teklifini kabul eder.

Haci Bayancuk, özel harp eğitiminden geçirilir. Bu defa kendisi tetikçi yetiştirmeye başlar.

Haci Bayuncuk, rakısını içer, Amed’in Yanık Köşk sokaklarında devamlı sarhoş gezer. Kürtleri katleder. Ama hidayete erişmiş Hizbullahçı diye, piyasaya sürülür. ANAP’ta milletvekili adayı bile yapılır. Kemal Yamak’ın direktifiyla mücahit-mütahit olur. İhale üzerine ihale alır.

Bu bilgiler nettir. Bu bilgileri aktaran Şehid Raman’dır. Hacu Bayancuk, Şehid Raman’ın kardeşidir. Şehid Raman, PKK gerillası idi. 2000 yılı Mart ayında Çewlig’in Metan alanından Türk ordusuyla girdiği bir çatışmada şehadete ulaştı.

Kendi gerilla arkadaşlarına verdiği vasiyetinde şunları anlatmıştı. “Kardeşim Haci Bayancuk, Özel Harp Dairesi Başkanı Kemal Yamak’ın yetiştirdiği bir Türk kont-gerillasıdır. O, Kürt düşmanıdır. Hizbul-Kontra Şeflerindendir”.

Bayancuk’un bir oğlu da -Halis- Hizbul-Kontra’dan El-Kaide’nin Kürdistan, Anadolu sorumluluğuna transfer olur. Babasını tekfir eder. Kafir ilan eder.

BABASINI KATLEDEN HÎZBUL-KONTRA FETVACISI MEHMET SUDAN

Mehmet Sudan, Lîce’nîn Dêrcimte köyündendir. Hizbul-Kontra Çeteleri koordinesinde yer alıyor. Meledir. Fetva konusunda ön plana çıkmıştır. Fakat Karşıt İslamcı pratiğiyle, tipik bir İslam düşmanıdır.

Babası Heci Sabri, çok dindar, ahlaklı ve hümanist bir insandı. Amed merkez Melik Ahmet Caddesi’nde Riha Kapısı’na yakın bir yerde toptancı dükkanını işletiyordu. Temiz dindarlığı ve sağlam kişiliğiyle tüm Melik Ahmet Esnafları tarafından seviliyordu.

Mehmet Sudan’ın Babası Heci Sabri, oğlu Mehmet’in, Ergenekon ve JİTEM’e tetikçilik yaptığını öğrenince, dört beş defa oğlu Mehmet’le konuşur.
Sömürgeciliğe tetikçilik yapmanın hem kendi halkına hem de İslam dinine düşmanlık yapmak olduğunu söyler. “Bak oğlum bende dini iyi biliyorum. Hem de çok dindar bir insanım. Senin yaptığın Kürt halkının deyimiyle Hizbul-Kontralıktır” der. Aile fertleri bu olayın tanığıdırlar.

Hizbul-Kontra Şefi Mehmet Sudan, babası Heci Sabri’yi bu konuşmadan sonra katleder.

Çok yaşlı, İslam dinine vakıf, namazı niyazındaki temiz, ahlaklı ve sağlam kişilikli babasını bile katledecek kadar gaddarlaşan, sadistleşen kişiliklerden oluşmuş bir caniler topluluğudur Hizbul-Kontra Çeteleri.

Babası Heci Sabri’yi öldüren Hizbul-Kontra Şefi Mehmet Sudan canilikte benzersizdir.

HİZBUL-KONTRA STRATEJİ VE TAKTİKLERİ

Hizbul-Kontra’nın bizzat strateji ve taktikleri yoktur.

Hizbul-Kontra, Türk Sömürgeciliğinin bir maşasıdır. Dolayısıyla Hizbul-Kontra Kafası da sömürgeci kafadır.

Hizbul-Kontra’nın Doğru Haber Gazetesi’nde yayınlanan bir yazıda,  BDP’yi suçlamak için “devletin imkanlarını terör organizasyonlarında kullanıyorlar, BDP’lilere terör baronları ve baroniçeleri, PKK yöneticilerine de terör şefleri” tanımı kullanılmıştı.

Kürdistan’ın yer altı yer  üstü zenginliklerini “devletin imkanlarıdır” diyen zihniyet sömürgeci zihniyettir. Sömürgeci kafadır.

Sömürgeci T.C, BDP’lilere “terör baron ve baroniçeleri, PKK’lilere terör şefleri” dememiştir. Fakat Hizbul-Kontar Çeteleri bu sözleri kullandılar. Bu sözleri kullanan kafa sömürgeci kafadan daha fazla sömürgecidir.

Kürt halkının yegane temsilcisi olan PKK’ye, “Rehmetullah PKK” demek, Kürt halkına ölüm  demektir.

Sömürgeci Türk Devleti bile şimdiye kadar Kürt halkına ölüm sloganını atmamıştır. Ama Hizbul-Kontra atmıştır. Bu  kafa sömürgeci kafadan daha fazla sömürgeci bir kafadır.

Hizbul-Kontra zihniyeti, sömürgeci zihniyettir.

Hizbul-Kontra strateji ve taktiklerini de belirleyen Sömürgeci Türk Devletinin Ergenekon ve Ötüken Gladiolarıdır.

5 Kasım 2007’deki, Erdoğan-Bush görüşmesine kadar, Hizbul-Kontra Çeteleri’nin strateji ve taktiklerini belirleyen Eski Ergenekon idi.

5 Kasım 2007’den sonra ise, Hizbul-Kontra Çeteleri’nin strateji ve taktiklerini belirleyen Fetullahçı Ötüken Gladiosu’dur.

Hizbul-Kontra Çeteleri’nin tüm strateji ve taktikleri, Ergenekon ve Ötüken Gladioları tarafından, PKK’nin strateji ve taktiklerine göre belirlenir.

Aidise neden olan Hiv Virusu, nasıl vücuda girip hücrenin şekline girerek, teker teker tüm hücreleri yok  ediyorsa, Hizbul-Kontra çetelerinin de misyonu öyledir.

Attığı her adım PKK’nin taklidi şeklindedir.

İşte tek tek kanıtları.

1-PKK’nin temelleri 1973 atıldı. İdelojik grup aşamasını tamamlayarak, 1976’dan itibaren Kürdistan’a dönüş yaptı. Kürdistan’da kökleşti.

Türk Özel Harp Dairesi, PKK’ye karşı Hizbul-Kontra’yı kurdu.  1979 yılında Hizbul-Kontra Şefi Hüseyin Velioğlu’nu Batman’a yolladı.

2-PKK, 1982 yılında Uzun Süreli Halk Savaşı’nı başlatmak için silahlı grupları Bekaa Vadisi’nden Kürdistan’a gönderdi.

Özel Harp Dairesi Şefleri Kemal Yamak ve Temel Cingöz’ler aynı dönemde kurdukları Hizbul-Kontra’yı harekete geçirdiler.

Amed Zindanında, Yılmaz Yalçıner denetiminde tetikçi Hizbul-Kontra elemanlarını eğitmeye başladılar.

Haci Bayancuk gibi Hizbul-Kontra Şeflerini, özel harp eğitiminden geçirdiler. Binlerce tetikçiyi, Kürt yurtseverlerini katletmek amacıyla kont-gerilla eğitimine aldılar.

3-PKK, Kürdistan’da eyalet örgütlenmesi, Anadolu’da saha örgütlemesine gitti.

Kürdistan’da Botan, Zagros, Behdinan, Amed, Merdin, Gap, Tolhıldan, Dersim, Erzorum, Serhat, Xerzan Eyaletlerini kurdu.

Anadolu’da Akdeniz, Ege, İç Anadolu, Marmara, Karadeniz gibi saha örgütlenmelerini kurdu.

Türk Gladiosu-Ergenekon- da Hizbul-Kontra’yı Kürdistan’da Botan, Zagros, Behdinan, Amed, Merdin, Gap, Tolhıldan, Dersim, Erzorum, Serhat ve Xerzan Eyaleri şeklinde örgütledi.

Anadolu’da da, PKK’nin  örgütlenme tarzı neyse, aynı isimle Hizbul-Kontra’yı örgütledi.

4-PKK, 1984 yılında Türk Devleti’ne karşı devrimci halk savaşını başlattı.

Türk Ergenekonu’da, 1984 yılından itibaren Hizbul-Kontra’yı tetikçi olarak kullanmaya başladı. Hizbul-Kontra Çeteleri, sokaklarda Kürt yurtseverleri enselerinden vurarak teker teker katletmeye başladılar.

5-Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, 1999 yılında esir düşmesinden sonra, PKK yeni mücadele stratejisi olan meşru savunma stratejisini esas aldı. Ateşkes ilan etti.

Türk Kont-gerillası, PKK ateşkesinden sonra, Hizbul-Kontra’ya ihtiyacını kalmadığını görerek, Hizbul-Kontra’yı atıl bıraktı. Tetikçi katil olarak kullandığı Hizbul-Kontra elemanlarının konuşmamaları için bir kaçını öldürdü. Hizbul-Kontra’ya ihtiyacı kalmadığı için bazılarını da hapse attı.
Bunu yaparak Hizbul-Kontra’nın devletten bağımsız bir kontra örgütü olduğu imajını vermeye çalıştı.

6- PKK, 1 Haziran 2004’de tekrardan devrimci halk savaşının silahlı ayağını devreye sokunca, Türk Gladiosu, tekrardan Hizbul-Kontra’yı hortlatmaya başladı. Değişik dernek isimleriyle Hizbul-Kontra Çeteleri’ni örgütledi.

7- PKK, Kürtlerin direniş, özgürlük ve eşitlik bayramı Newrozla Kürdistan halkını serhıldan halkına dönüştürerek  yeniden dünya sahnesine çıkarttı.
Türk Gladiosu, Hizbul-Kontra görüntüsüyle, Newroz’un içeriğini boşaltmak için, Kutlu Doğum Kutlamasını devreye soktu. Kutlu Doğum maskesiyle İslam dini ve peygamber üzerinde siyasal güç devşirmeyi devreye soktu.

8-PKK’nin kuruluş yıldönümü, Kürt halkı her yıl bir hafta boyunca coşkuyla kutlar.

Türk Gladiosu buna alternatif olarak ta, aynı gün ve haftaya denk gelecek şekilde, Hizbul-Kontra hafızlık haftası kutlamalarını planladı.

9- Kürt Kadınları, her yıl 8 Mart Emekçi Kadınlar günü olarak coşkuyla kutlar.

Türk Gladiosu bugünün içeriğini boşaltmak için, Hizbul-Kontra’ya Hz.Fatma’yı anmayı planladı.

10- PKK, 21 ile 28 Mart günlerini kahramanlık haftası olarak direnerek kutlar.

Türk Sömürgeciliğinin Maşası Hizbul-Kontra,  aynı haftayı Mustazaf Haftası şeklinde ilan edip, kutluyor.

Tüm bunlar gösteriyor ki, Hizbul-Kontra tamamen PKK’nin attığı adımlara göre harekete geçirilen bir kontra çetesidir. PKK’nin attığı her adım boşa çıkartmak için, Hizbul-Kontra’ya adım attırılıyor.

Hizbul-Kontra Çeteleri, önce nasıl Ergenekon ve Jitem’in bir kolu gibi çalışıyor idiyse, şimdi de Fetullahçı Ötüken Gladiosu’na bağlı kullanılan bir sömürgeci maşadır.

Dicle Üniversitesi’ndeki Hizbul-Kontra saldırıları bu hakikati pekiştiriyor.

Zana Azadi

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.