Çözüm Süreci
Serbest Yazılar / 15 Nisan 2013 Pazartesi Saat 08:01
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Halk Önderi Abdullah Öcalan 21 Mart Amed Newroz'unda milyonların huzurunda yapılan tarihi çağrısı ile hem Kürt halkı açısından hem de Ortadoğu halkları açısından tarihsel bir süreç başlatmış oldu.

                                                                      

Türk devleti ve Kürt Halk Önderi arasında yapılan siyasi heyetler düzeyindeki görüşmelerin sonucunda HPG’nin elindeki esirleri serbest bıraktı.  Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 21 Mart Amed Newroz'unda milyonların huzurunda yapılan tarihi çağrısı ile hem Kürt halkı açısından hem de Ortadoğu halkları açısından tarihsel bir süreç başlatmış oldu.

Bu tarihi çağrı yapılmadan önce Türk özel savaş medyası kendine biçilen misyon çerçevesinde PKK’nin silah bırakacağı konusundaki haberleri ardı ardına yayınlayıp konu hakkında program ve paneller düzenliyordu. Anlaşılan özel savaş medyasının beklentileri farklıydı. Türk medyası yürüttüğü tahminler ve ürettiği komplo teorileriyle Kandil’in, Kürt Halk Önderinin açıklamasına ters düşüp savaşın devamlılığı yönünde karar kılınmasıydı ama tutmadı. Kandil kısa bir sürede tarihi çağrıya, tarihi açıklamayla karşılık vererek bir kez daha sonuna kadar Önderlerinin arkasında olduklarını ortaya koydu. Türk medyasının ve hükümet şakşakçılarının tahminleri tutmadı.  PKK’nin ateşkes kararını görmek istemediler. Bu kadar önemli bir kararı görmek istemeyen medya, bunu manşetleriyle ortaya koydu. Yani manşet yapmayarak bunu yaptı. Beklentileri boşa çıkmıştı, niye versinler ki!

Medya bir yana, TC hükümeti ve başbakanının tavır ve yaklaşımları da PKK’nin ve Kürt halkının bütün iyi niyetli adımlarına karşı süreci sabote etmeye ve provokasyonlar yaratabilecek zeminler oluşturmaya yöneliktir. Anlaşılan Türk başbakanı  ya sorunun ciddiyetinin farkında değildir ya da kafasındaki çözüm modeli başkadır. Onun çözümü modeli Kürt sorununu çözmek ve akan kanın durdurulması olmadığı PKK’nin tasfiyesi olduğu ortaya çıktı. Bu da AKP Hükümetinin aynı zamanda kısa vadeli basit iktidar hesapları peşinde koştuğunu da gösterdi.

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı açıklama yaptı.”1999 tecrübesi var. Geri çekilmede yaşanan can kaybından dolayı geri çekilme için yasal güvence gerekiyor. Kadroları ikna etmede zorlanıyoruz” dedi. Buna karşılık Türk başbakanı hâlihazırda var olan kaygıları gidermek yerine “ silahlarınızı bırakın nasıl gidiyorsanız gidin” söylemiyle var olan kaygılara yeni kaygılar ekleyerek işi çıkmaza sürükledi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Kürt Özgürlük Hareketinin attığı tüm iyi niyetli adımlara karşı AKP devletinin ve Türk Başbakanının yaklaşımı bunun tam tersi oldu. Bu durum da AKP hükümetinin sürece yaklaşımında yaptığı ve yapmak istediği sabotaj ve provokasyondan başka bir şey değildir.

Türk Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın ilk sabotaj eylemi, “ bu süreçte Kandil’in bombalanması iyi değil” diyen Sayın Ahmet Türk’e karşı oldu. Erdoğan, Ahmet Türk’ü sert bir dille eleştirerek İmralı’ya gidecek heyetin içinde yer almasına engel oldu. Bahanesi de sözde süreci sabote eden açıklamalar yapmış olmasıydı!

Heyetin Kandil’e gitmek üzere Süleymani’ye de beklerken Türk Savaş uçaklarının Kandil’i bombalaması gelmesi esnasında uçakların göndermesi tam bir provokasyondur. Hem bir süreç başlattık diyeceksin hem de gelen heyetin gidişini geciktirerek Kandil’i uçaklarla bombalayarak, tonluk kazan bombalarınızı atarak karşılayacaksınız. Gerekçeleri de “eylem hazırlığında olan gruplara karşı yapılmış bir operasyon” oldu. AKP devleti insanlarla dalga geçiyor. Adama sormazlar mı Kandil neresi Kuzey Kürdistan sınırı neresi?

AKP hükümeti Amed Newroz’unda çıkan tarihi mesajı da doğru okuyamadı veya okumak istemedi. Meydandaki milyonların görkemli duruşunu bayrak meselesi gibi suni gündemler yaratarak bastırmaya çalıştılar. Niyet başkadır. Neymiş; orada niye Türk bayrağı asılmamış. Türk bayrağı oraya niye asılacak. Gerekçe ne olabilir? Ne zaman Amed Newroz’unda bayrak asıldı da bu yılki Newroz’da olsun. Bu bayrakla doksan yıldır Kürtleri katlediyorsunuz, ne oldu da Türk bayrağını Amed Newroz’unda asacaklar. Burada bir daha ortaya çıkıyor ki hala geleneksel sömürgeci zihniyet kendini dayatmaktadır. Gerçeği görmek istemiyorlar. Güney Kürdistan’ın çözüm sürecine bakalım. Irak’ta bayrakta dahi Kürtleri rencide eden bazı şeyler değiştirildi. Kürtler eski bayrağı kabul etmediler. Yeni Irak rejimi de Kürtlerin bu hassasiyetlerine saygı duyarak bayraklarını değiştirdiler. Kuşkusuz burada zihniyet değişmediğinde sembollerdeki kısmi değişiklikler tek başına yeterli değildir.

Şimdi bunların hepsi bir araya getirilince AKP’nin ne kadar samimi olduğu ortaya çıkıyor. Türk başbakanının son açıklamalarından da anlaşılıyor ki sürece taktiksel bir yaklaşım var. AKP hükümeti ve Başbakanı ciddi olmalılar. Bu işler ciddi bir yaklaşım ve bu temelde atılacak adımlarla yürütülür. Daha şimdiden ciddiyetten uzak böyle bir Başbakan ve hükümetiyle bu süreci yürütmenin zor olacağı görülüyor.

 

Amed Dilxwaz

 

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.