ROJAVA ÜZERİNE KİRLİ POLİTİKALAR
Serbest Yazılar / 12 Mart 2013 Salı Saat 20:10
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rojava devriminin başladığı günden itibaren, her türlü kirli tasfiyeci ve imhacı oyunu oynamak isteyen TC başbakanı Tayyip başta Güney Kürdistan

 Nergiz Botan

 Rojava devriminin başladığı günden itibaren, her türlü kirli tasfiyeci ve imhacı oyunu oynamak isteyen TC başbakanı Tayyip başta Güney Kürdistan’daki bazı işbirlikçi partiler ve uluslar arası güçlerle anlaşmalar yaptı. İlk olarak silahlı çete üyelerinin eğitimini bizzat kendi ülkesinde gerçekleştirdi. İstanbul merkezli başlatılan eğitimler, daha sonra Hatay’daki kamplarda devam etti. Bu eğitimlere alınan çete üyeleri genelde işbirlikçi Kürt kesimleri ve ne amaçla mücadele ettiklerini bilmeyen paralı kesimlerden oluşturuldu. Tarihte olduğu gibi yine Kürt işbirlikçileri rollerini üstlenmiş oldular. Rojava’daki Kürtlerin Demokratik Özerklik kapsamında kazandığı haklarını ellerinden almak için her türlü işbirliği yapmaktadırlar. Hewlêr’deki TC elçiliklerine gönderilen gizli ibareli belgeler, Kobanî’de Asayiş güçlerinin operasyonu sonucu ele geçirilen belgeler, Güneydeki iş birlikçilerle birlikte yapılan eğitim kampları her şeyi ortaya koyar niteliktedir.

GİZLİ BELGELER DEŞİFRE ETTİ

Faşist AKP Devletinin Kürdistan üzerindeki sinsi planları, Türk dışişlerinin Hewlêr konsolosluğuna gönderdiği gizli belgelerin deşifre olmasıyla deşifre oldu. Türk dışişlerinin gizli planının PKK karşıtı psikolojik harekât üzerine politikalar olduğu ortaya çıktı. Gizli ibareli belgede, Türk devletinin Suriye devletini bahane ederek PKK’yi nasıl tasfiye etmek, PKK’nin Batı Kürdistan üzerindeki etkisine karşı psikolojik harekâtın nasıl yapmak, PKK’ye karşı güvensizlik yaratmak, Suriyeli Kürtleri etkilemek planın başlıca parçaları arasında gelmekteydi.   Güney Kürdistan üzerinden provokasyonlar yaratarak Batı Kürdistan’daki Kürtleri göçertme planının devreye sokulması, Suriye’deki Kürtlerin Güney Kürdistan’a göç ettirilmesi, yoksul Kürt gençlerinin Güney Kürdistan’da özel eğitimlerden geçirilmesi gibi sinsi plan ve politikalar planın diğer parçasını oluşturuyordu.

PYD VE YPG’Yİ DEVRE DIŞI BIRAKMA PLANLARI

Kürtlerin elde ettiği haklarına tahammül edemeyen AKP Devleti, bunların önüne geçmek için her türlü uygulamayı ve ittifakları geliştirdi. Katar’da, Fas’ta ve son olarak da Urfa’da YPG ve PYD’yi tasfiye amaçlı toplantılar gerçekleştirdiler. Tasfiyeci güçler bu tür toplantılarda aldıkları kararları genelde bazı işbirlikçi güçler üzerinden uygulamaya çalıştılar.  Başta Türkiye olmak üzere, Rojava üzerinden çıkar sağlamak isteyen güçler önce öz savunma gücü YPG’yi devre dışı bırakmak için çeşitli yolları denediler. YPG’ye karşı, silahlı çete üyelerine destek vererek, bizzat savaşın içerisinde yer alarak gerçekleştirmek istedi. Bir başka belgede ise, Kobanî asayiş güçlerinin operasyonu sonucu ele geçirilen bir belge ile bir kez daha ortaya çıktı. Belgede Urfa’da yapılan bir toplantıda sınır kapılarının silah ve çetecilerin geçişine açık tutulması, Batı Kürdistan’da silahlı tugay ve taburların oluşturulması, din adamlarının devreye konulması gibi kararlar yer aldığı ortaya çıktı. Belgede yer alan ve karar altına alınan uygulama planı şöyle sıralanıyor:

1-      Askeri komite kısa süre içinde Serêkaniyê’den Derik’e kadarki bölgeyi içine alan ve Cezire olarak adlandırılan bölge ile Efrîn ve Kobanî’de 18 tabur ve tugay oluşturulacak. Oluşturulan bu tabur ve tugaylar belirtilen alan içinde etkinliğini arttırmaya çalışacak. Etkinliğin kurulması için zaman geçirilmeden Efrîn, Bab, Mumbic, Cerablûs, Şêxler ve Cezire alanlarında komutanlıklar oluşturulacak. Bu komutanlıklar aynı zamanda bölgede oluşturulacak silahlı grupların silahlarını da temin etme görevi yapacak.

2-      Bölgede çıkarılan petrolün işlenmesi için mobil rafine merkezlerinin kurulacak. Bunun başarılamaması durumunda petrolün işlenmesi için komşu ülkelere aktarılması sağlanacak.

3-      Suudi Arabistanlı din adamları bölgede kuracakları bir komite ile bu görevlerini yerine getirecek.

SERÊKANİYE DİRENİŞİ GİZLİ OYUNLARI BOŞA ÇIKARDI

 Güney Kürdistan hükümetinin sınır kapılarını kapatması, Türkiye ve diğer hegemonik güçlerle Kürtlere karşı gerçekleştirilen kirli ittifakları ortaya koyuyordu. Kürtlerin Rojava’daki kazanımlarına karşı her türlü kirli oyunu oynayan AKP Devleti, bu saldırıları Serekaniye üzerinden geliştirmek istedi.   Özellikle silahlı çete üyelerinin eğitimini bizzat üstlenen faşist AKP Devleti, bu konuda tonlarca para harcadı. Kendi ülkesindeki insanlar açlıkla yüz yüzeyken, sınırda tonlarca silah getirtip Kürtlerin Rojava’da iyi bir kazanım elde etmemesi için elinden gelen her şeyi yaptı.

Serekaniye’de ise amacı bambaşkaydı. Serekaniye planında çok derin oyunlar gizliydi. Serekaniye’ye yönelik saldırıların altında Türkiye’nin, Kürtlerin kazanımlarını hedef aldığı, özellikle devrim boyunca bazı değerlerin Kürtlerin eline geçmesinden korktu ve bunun önüne geçmek için her türlü oyunu oynamaya başladı. Bu şekilde Güneydeki işbirlikçi kesimler, ABD başta olmak üzere gerekli bütün devletlerle görüşmeler gerçekleştirdi.  ABD, İngiltere gibi ülkeler bizzat silahlı çete üyelerine para ve silah akışı sağladı. Bazı oluşumları ve Kürt partileri YPG’yi tasfiye kapsamında Rojava’da tek askeri gücün olması gerektiği bunun için de YPG’nin tasfiye olması için derin planlarını devreye koymak istediler. YPG, kendi siyasi yaklaşımı temelinde direk hiçbir güç ile çatışmaya girmedi. Esas olarak halkın öz savunmasını geliştiren bir örgütlemeyi esas aldı, ancak amaçları kirli olan güçler bunu anlamadan hedef almayı seçtiler. Türkiye ve diğer uluslararası güçler, YPG ile Esad’ı karşı karşıya getirmek için türlü oyunlar oynadı. Halep’te Kürtlerin yaşadığı Eşrefiye mahallesinde rejim güçlerinin, Kürtlere yönelik saldırılarının arkasında Türkiye’nin de bizzat olduğunu gösteriyor.    Özellikle silahlı çete üyelerinin halka yönelik saldırı planları, halka yönelik katliam politikaları gasp, tecavüz, malına el koyma, evini talan etme, faşizan saldırılar gerçekleştirme vs. her türlü uygulamayı reva gördü. Amaçları halkı devrimden soğutmak istemesidir.

ROJAVA’DAKİ PETROL KAYNAKLARI ELE GEÇİRİLMEK İSTENİYOR

 Rejim güçlerinin hava saldırılarına maruz kalan Kürtler, diğer taraftan da silahlı çete üyelerinin keyfi uygulamalarına maruz kalıyorlar.  Tabi bunların yanında uluslararası güçlerin Rojava’da asıl ele geçirmek istedikleri petroldür. Suriye’deki petrolün çoğu, Kürt bölgelerinde bulunuyor. Bu nedenle bu bölgelerin Kürtlerin eline geçmesi, Kürtlerin yararlanması bu tür güçleri oldukça rahatsız etmektedir. Tarihten bu güne hep böyle olmamış mıdır? Her zaman Kürtler kendi bölgelerindeki zenginliklerden kopartılmak istenmiştir. Türkiye, Kürtlerin devrim yapmasından bazı kazanımlar elde etmesinden korkuyordu, Güneydeki partiler belki bir çıkar sağlarım havasına girmişti, ABD’ nin asıl amacı her zamanki gibi Ortadoğu’daki zenginliklerden yararlanmak, diğer güçlerin de emperyal güçlerinde, bunlara benzer çıkarları vardı. Velhasıl hepsinin birleştiği nokta yine Kürtlerin bölgesi yine Kürtlerin kazanımları oldu. Bu çerçevede toplantı üzerine toplantılar yaparak işbirlikçi Kürtlerden oluşturulacak silahlı guruplarla petrol bölgelerini denetimleri altına almaya çalışıyorlar. Petrol ve Kürtler söz konusu olunca uluslararası ve bölgesel güçler, işbirlikçi kesimler ortak bir noktada bir araya gelmektedir.

KAZANAN ROJAVA HALKI OLACAK

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın eğitiminden geçen Rojava halkı ve onun özgürlük savaşçıları karşısında AKP ve işbirlikçi kesimlerin silah ve para desteğine rağmen direnemeyen çeteler birçok defa ateşkes çağrısında bulundular. Bu durum diğer bir ifade ile PYD-YPG karşıtı blokun yenilgiyi kabullenmesi anlamına gelmektedir.  

YPG direnişi şu gerçeği açığa çıkarmıştır: AKP devleti ve bazı Kürt partileri tarafından desteklenen çete gurupları bu güçlerin piyonu olmaktan öteye gidemeyecektir. YPG karşısında başarısız olan çetelerin işleri bitince nasıl tasfiye edileceklerini tahmin etmek çok zor olmayacaktır.

AKP devletinin ipiyle kuyuya inenlerin sonu ortada.  AKP’nin Rojava ve bölge politikalarına umut bağlayanlar, Rojava halkının direnişi karşısında her zaman yenilmeye mahkum olacaktır.

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

 

 

  

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.