Çözüyormuş Gibi Yapmak…
Makaleler / 16 Şubat 2013 Cumartesi Saat 15:21
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İmralıda Kürt Halk Önderi ile düzenli ve sorunsuz yürüdüğü söylenen sürece, samimi ve dürüst yaklaşılıyorsa bu müzakere ve diyaloglarla bir sonuca ulaşma hedeflenmelidir.

Toplumun her kesiminin büyük bir dikkatle ve umutla takip ettiği ve her kesimin kendi beklentilerine göre olumlu sonuçlanması için ciddi çalışmalar yürüttüğü ve her kesin farklı isimlerle adlandırdığı bir diyalog ve müzakere sürecinin varlığından ve sorunsuz bir şekilde yürüdüğünden bahsedilmektedir.

Başta AKP devletinin başı olmak üzere ilgili bakanlar ve MİT kaynakları imralıda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile silahsızlanmayla sonuçlanacak bir müzakere yürütülmekte olduğunu kamuoyuna açıkladılar. Bu açıklamayı Kürt kamuoyu, DTK eş başkanı Sayın Ahmet Türk ve BDP Batman milletvekili Ayla Akad’ın İmralı’ya gidip dönmesi ile yapılan açıklamalardan öğrendi.

Yapılan açıklamalardan çok kısa bir süre sonra başta hükümete yakın olarak bilinen yazar-çizer çevresi olmak üzere her biri kendi dalında öne çıkan sanatçılar, aydınlar, akademisyenler ve bilinen sivil toplum örgütü çevrelerinin hepsi ağızbirliği yapmış gibi acilen yapılması gereken ilk şeyin Kürt Özgürlük Hareketinin silahlı güçlerini sınırların dışına çekmesi olduğunu çok hararetli bir şekilde söylemeye başladılar. 

Siyasetle hiç ilgili olmayan sıradan bir insanın bile yalnızca birkaç saat yandaş AKP medyasının TV Kanallarını takip ederek ulaşabileceği sonuç kesinlikle bu saydığımız çevrelerin hepsinin tek bir merkezden yönlendirildiği olacaktır.

Çünkü hemen hepsi aynı kelimeleri kanal kanal dolaşarak tekrar tekrar söylemektedir. Belirttiğimiz gibi bu çevrelerin büyük bir kısmının hükümete yakın çevreler olduğu göz önüne alınırsa askeri anlamda gerillaya tek bir geri adım attıramayan hükümetin kamuoyu üzerinden bir baskı uygulayarak silahlı güçleri sınırların dışına çıkmak zorunda bırakmaya çalıştığı yada bu kararı almaya zorladığı kolayca anlaşılmaktadır.

Çok değil daha birkaç ay önce, Türk devleti Özgürlük Hareketini Tamillere yapıldığı gibi büyük bir katliamla yok etmek için kapsamlı planlar yaptığını dünyanın gözü önünde çok açık bir şekilde ilan etmişti. Bu gündemle ciddi tartışmalar yürüten hükümet ve yandaşları geçtiğimiz kış ve yaz boyu gelişen kapsamlı siyasi ve askeri operasyonlarla bu amacına ulaşmak için kullanmadığı silah ve denemediği yol kalmadı. 

Şimdi hiç böyle şeyler konuşulmamış ve hiçbir şey olmamış gibi Kürtlerin gözlerinin içine bakarak  “Yeni aldığım silahlarla sizi daha kolay yok edebilmem için hepiniz güneyde bir araya toplanın“ diyor.

İmralıda Kürt Halk Önderi ile düzenli ve sorunsuz yürüdüğü söylenen sürece, samimi ve dürüst yaklaşılıyorsa bu müzakere ve diyaloglarla bir sonuca ulaşma hedeflenmelidir. Bunun dışında hiçbir güvencesi olmadan geliştirilen bu söylemlerin geçmiş yıllarda söylenen sözler kadar temelsiz bir yanıltmadan ibaret olduğunu çocuklar bile bilmektedir.

Alt yapısı ve zemini hazırlanmadan çözüm iradesi doğrultusunda güven arttırıcı, bağlayıcı tedbirler geliştirilmeden silahlı güçlerin durduk yere sınırların dışına çekilmesini istemek en hafif deyimle Kürt halkının özgürlük iradesine hakarettir.

Bu kadarıyla da kalmıyor AKP devleti ve yan kuruluşları, silahlı güçlerin sınırların dışına çekilmesiyle beraber çok kısa bir zaman içinde silahlarını bırakmasını da istiyor. Bir diyalog ve müzakere sürecinin henüz başında ve nelerin konuşulduğu kamuoyu tarafından bilinmiyorken ayrıca Özgürlük Hareketi tarafından silah bırakma gibi bir gündemlerinin olmadığı ve bunu bir seçenek olarak görmediklerinin belirtilmesine rağmen, böyle bir istekte bulunmanın, daha başından bu sürecin beklenen sonuca ulaşmasını istememek anlamına geleceği açıktır.

Kürt tarafından bu kadar ağır beklentileri olan hükümetin bu sorunun çözümüne yönelik başlangıç için olumlu değerlendirilebilecek bazı süslü sözler dışında hiçbir adım atmaya niyetinin olmadığı şimdiye kadarki pratiğinden anlaşılmaktadır.

Buna rağmen yapılan bütün açıklama ve tartışmalarda topluma boş bir umut pompalanarak, aslında hiçbir şey yapmadan sorunları çözüyormuş gibi yaparak bu süreci uzatabildiği kadar uzatmayı planladığı toplumun her kesimi tarafından çok açık ve net bir şekilde görülmektedir.

Her şeye rağmen bu barış ve çözüm tartışmalarının nereye kadar gideceğini her kes merakla ve ilgiyle takip ediyor. Belki bu sefer önceki süreçlerde olduğundan biraz daha fazla ilerlenebileceğini düşünerek gelişmeleri takip ediyor ve geleceğe daha umutla bakmaya çalışıyor.

Mehmet Şahin

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.