Komalên Ciwan: Komploya Karşı Direnişe Gençlik Öncülük Etmeli
Gençlik / 11 Şubat 2013 Pazartesi Saat 08:15
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Komalên Ciwan meclis üyesi Botan Şarıstan “Gençliğin önderliğimiz etrafındaki kararlı duruşu egemen güçlerini korkutuyor.

15 Şubat 1999 tarihinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a karşı ABD, İsrail ve Yunanistan’ın desteği ile Kenya’nın başkenti Nairobi’de gerçekleştirilen uluslararası komplonun 15. yılını değerlendiren Komalên Ciwan meclis üyeleri komplonun yeni yöntemlerle devam ettiğini söyledi. ANF’ye konuşan gençlik temsilcileri Kürt halkı üzerindeki devam eden saldırılara karşı mücadeleyi daha güçlü bir biçimde sahiplenerek, Öcalan’ı özgürlüğüne kavuşturmayı tarihi bir görev ve verilmesi gereken borç olarak ele aldıklarını ifade etti.

Komplocu güçlerin halkları ezen politikalarını deşifre edip ona karşı mücadele geliştirdiği için Öcalan’ı kendileri için tehlike görüp hedeflediklerini söyleyen Komalên Ciwan meclis üyesi Botan Şarıstan “Gençliğin önderliğimiz etrafındaki kararlı duruşu egemen güçlerini korkutuyor. Bundan dolayı operasyon, tutuklama, baskı ve öldürmelerle gençlik ezdirilmeye ve sindirilmeye çalışılıyor. Ancak Kürt gençliği duruşu, kararlığı ve cesareti ile kendisini kanıtlamıştır. Hiçbir baskı ve şiddet Kürt gençliğini özgürlükteki ısrarından vazgeçirmeyecektir” şeklinde değerlendirdi. Şahrıstan şunları söyledi: “Önderlik şahsında Kürt halkı, Kürt halkı şahsında ezilen tüm dünya halklarının hedeflendiği  biliniyor. Önderliğimiz komplo karşısında kararlı bir duruş ortaya koyarak, çeşitli yönleri ile boşa çıkarıldığının müjdesini verdi. Ancak komplocu güçler amaç ve hedeflerinden vazgeçmedi. Geçmiş 30 yıllık süreçte Kürt gençliği komploya karşı duruşunu açık bir şekilde ortaya koydu. Gençlik 15. yılın önderlik üzerinde tecrit ile sonuçlanmasına izin vermemeli, özgürlüğünü esas almalıdır. Böyle bir duruş ile ancak komployu boşa çıkarabiliriz. Komplonun yıldönümünde de gençlik en güçlü bir biçimde duruşu bir kez daha ortaya koymalıdır. Bu tarihi günlerde atılacak her kurşun kadar, işgalci güçlere karşı fırlatılacak her taşın tarihi değeri vardır. Kürt gençliğinin özgürlük için devrime öncülük yapma gibi bir misyonları vardır.”

KOMPLO GENÇLİĞİN GELECEĞİNİ YOK ETMEK İSTİYOR

Gençliğin gelecek olduğunu komplonun da en çok gençliğin geleceğini karartmaya çalıştığını, halen gençlik üzerindeki kirli politikaların bunun bir devamı olduğunu söyleyen Komalên Ciwan meclis üyelerinden Amara Şarıştan ise “gençlik geleceğini ipotek altından çıkarıp özgür bir şekilde tayin etmek için tüm güçleri ile komploya karşı her alanda mücadeleyi yükseltmesi gerekir” diye konuştu. APK devletinin Kürt halkını düşürmek için gençler üzerinde en çok da genç kadınları kullanmaya çalıştığını söyleyen Amara, ajanlaştırmalara ve yatılı okullarda yaşananlara dikkat çekti. Amara devamla şunları söyledi: “düşmanın tüm bu kirli politika ve komplolarına karşı Komalên  Jinên Ciwan örgütü olarak yeni dönem perspektifi temelinde harekete geçiyoruz. Bir halkın özgürlük umutlarını yok etmeye çalışan, kadın bedeni üzerinde her türlü pervasızlığı yürüten AKP devleti ve özel savaş sistemine karşı gençler özellikle genç kadınlar olarak, her alanda mücadeleyi daha üst boyutlara taşıyarak, özgürlüğümüzü önderliğin özgürlüğünde görüp sürece yükleneceğiz. Genç kadınlar olarak sürecin emrettiği her türlü fedakarlığı ortaya koyacağız. Önderlik duruş komplo boşa çıkardı. Ancak komplocu güçler amaçlarından vaaz geçmedi. AKP hükümetinin iş başında olduğu süreçte daha önce olmadığı kadar, savaş şiddetlendi, on binlerce insan zindanlara dolduruldu, binlerce genç kadın bir şekilde devlet ile bağlantılı, tecavüze uğradı, ajanlaştırıldı, katledildi. En son Paris katliamı gösterdi ki, özgürlük gelişmeden kadının bu sistem içinde bir yaşam hakkı yoktur. Bunun Kürt halkının önderlik şahsında kendi özgürlüğünü görmesi, her yede sahiplenmesi ve etrafından ateşten bir çember oluşturuyor. Gençlik ve genç kadınlar olarak biz bu çemberin en halkaları içinde yer alacağız. “

GENÇLİK SERHILDANLARI BÜYÜTMELİ ÖNCÜLÜK ETMELİDİR

Özgürlük mücadelesi ve Kürt halkının Öcalan’ın özgürlüğünü eksen alan mücadelesine karşı herkesi doğru bir hesap içinde olması gerektiği uyarısında bulunan Komalên Ciwan meclis üyesi Amara; devamla şunları ifade etti: “önder APO’nun özgürlüğünün olmadığı tartışma ve açıklamaları eksen alamayacağımızı söylemek gerekir. Tek esas gündemimiz önderliğimizin özgürlüğüdür. Açıklamalarla halk ılımlılaştırmaya ve kafaları bulandırmaya çalışılıyor. Bir süre önce I. genç kadın konferansımızı, yine 4.Komalên Ciwan kongresi gerçekleştirdik. Konferans ve kongremizde temel gündemimiz önderliğimizin özgürleştirilmesi oldu. Komplonun devam ettiği temel bir tespitti. Devam eden komploya karşı gençlik  örgütü olarak daha güçlü bir biçimde mücadele etme kararlığına ulaştık. Bu süreci 15 şubat’ın yıl dönümünde başlatmak istiyoruz. Kürdistan dağlarında önder APO’nun binlerce genç erkek ve genç kadın fedai militanı bulunuyor. Bu noktada serhıldan ayağını geliştirecek olan gençlik kesimidir, özellikle genç kadın kesimidir. Gençlik kesimi en dinamik en hızlı ve sürece en erken cevap verecek bir yapıdan oluşuyor. Devrimi geliştirecek olan gençlik kesimi ve genç kadın örgütüdür. Önder APO halen İmralı da tecrit altında ve büyük bir psikolojik baskı altındaysa daha fazla çaba sarf etmek gerekiyor. Serhıldan ayağını çok güçlü bir şekilde örgütlemek gerekiyor. Gençlik kesimine genç kadına yönelik beklentimiz ve çağrımız serhıldanları büyütme ve önder APO’yu özgürleştirme çağrısıdır.”

KÜRT HALKI KOMPLONUN BAŞARIYA ULAŞMASINA İZİN VERMEYECEK

Uluslararası komplonun 15 yılında egemen güçlerin Ortadoğu halkları üzerinde yeni komplolar peşinde olduğunu söyleyen Komalên Ciwan meclis üyelerinden Uğur Bagok, ilk adımın 9 Ekim 1998 yılında önderliklerine karşı geliştirilen komplo ile başladığını belirtti. Bagok, bölgenin yeniden şekillendiği bir süreçte egemen güçlerin Kürtleri bağımlı bir hale getirmek için komplonun tüm Kürtleri kapsamına aldığına dikkat çekti. Kürt halkının bilinçlendiğini ve tarihinden dersler çıkardığına vurgu yapan Bagok şöyle devam etti: “Komplocu güçlerin bu aşamada Kürt halkı üzerin de kirli ve kapsamlı hesapları vardır. Komplocu güçler bu aşamada da amaçlarına ulaşmayacaklar önderlik etrafında özgürlük değerlerine eylemsellikleri ile sahip çıkıyorlar. Kürt halkı bir daha komplocu güçlerin amaçlarına ulaşmasına izin vermeyecektir. Önderlik eksenli direniş komployu çeşitli yönleri ile boşa çıkardı. Yeni bir aşamaya girmemize rağmen Kürt halkı üzerindeki komplo biçim değiştirerek devam ediyor. Düşmanın tüm saldırılarına rağmen Kürt halkı dağlarda, zindanlarda ve yaşamın her alanında direnişi ile özgürlükten asla geri dönmeyeceğini gösterdi. Bölgedeki gelişme ve dönüşünde en önemli rol Kürt halkının üzerine düşmektedir. Kürt halkı üzerindeki komplo, inkâr ve imha bunun bir parçasıdır. Kürt halkı komplocu güçlerin amaçlarına ulaşmasına izin vermeyecektir. 30 yıllık özgürlük mücadelesinin deneyimi bölgedeki halkların demokratik ve ortam yaşam kurmada önemli bir etkisi olacaktır. Kürt halkı bu sistemden en fazla acı çeken, ona karşı en fazla mücadele eden ve tecrübe kazanan bir halk konumunda da bulunuyor.

BARIŞ ÖCALAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜ İLE MÜMKÜNDÜR

Amed, Hakkâri, Kandil gerilla kayıpları ile Paris ve Nusaybin katliamları yapılırken, AKP sanki yeni bir şeyler olacakmış gibi bir hava da yansıtılmaya çalışılıyor diyen Bagık; “komplonun 15. yılında Kürtlere dayatılan tasfiye ve imhadır” dedi. Bagok devamla şunları söyledi; “Önderliğimizle yapılan görüşmeler üzerinden AKP sanki yeni bir süreç başlamış gibi, Kürt halkının direnişini kırmaya çalışarak zaman kazanmaya çalışıyor. Bölgenin yeniden düzenlendiği bir süreçte elimizde güçlü imkanlar geçmiştir. Halkımız komplocuların bu oyunlarına karşı uyanık olmalıdır. Önderlik İmralı da olduğu sürece gençler olarak yapılan açıklama ve değerlendirmelerin tümünü psikolojik savaşın parçası olarak ele alıyor ve hiçbir şekilde maddi bir değer taşımadığını belirtmek istiyoruz. Barış, gelişme ve adımların tümü Önderliğin özgürlüğüne endekslidir. Bu sağlanmadan gelişen tüm gelişmelerin fazla anlamı olmaz. Gençliğin duruşu buna göre öncü düzeyinde olmalıdır.

Nusaybin’de gelişen Akif Doğan yoldaşın direnişine karşı gençlerin duruşuna bir eleştiri yapmak gerekiyor. Uzun yıllar mücadele içinde olan bir yoldaşımız Nusaybin halkının özellikle gençlerin gözleri önünde şehit düşürüldü. Gençler olarak devrimin, Kürt halkının öncü güçleri olarak görüyorsak, Akif yoldaşın o şekilde şehit edilmesini kendimiz için utanç olarak görmeliyiz. Düşman büyük bir güçle bir arkadaşı saatlerce kuşattı. Arkadaşın direnişine karşı gençlerin duruşu ve sahiplenmesi yetersiz oldu. Öyle kolay şehit edilmemeliydi. Düşman halkımızın gözleri önünde Akif yoldaşı şehit edecek cesareti bulmamalıydı. Oysa Nusaybin halkının tarihi direnişlerle doludur. Nusaybin halkının sahiplenmesi şehit düşmeden önce olmalıydı.” – ANF

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.