Doğu Kürdistan Gençliğinden Öcalan’ın Özgürlüğü İçin Kampanya
Gençlik / 26 Ocak 2013 Cumartesi Saat 10:30
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KCR, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası 15 Şubat komplosunun yaklaşan yıldönümü vesilesiyle bir bildiri yayınladı.

Komalen Ciwanen Rojhilat (KCR),  Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası 15 Şubat komplosunun yıldönümü yaklaşırken, Öcalan’ın özgürlüğü için kampanya başlattı. KCR, Doğu Kürdistan gençliği ve İran’daki yurtsever gençliği “Önder Apo’nun özgürlüğü için, ayağa kalkın” şiarıyla başlattıkları kampanyaya katılmaya çağırdı.


 Komalen Ciwanen Rojhilat (KCR),  Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası 15 Şubat komplosunun yaklaşan yıldönümü vesilesiyle bir bildiri yayınladı.  Özelde Kürdistan ve genel de Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin 14. yılında komplonun nedenleri ile güncel amaçlarını daha net açığa çıkardığı ifade edilen bildiride, “Kapitalist toplum karşısında demokratik toplum savaşının öncüsü olan önderliğe karşı gerçekleştirilen bu uluslararası komplo ile bütün insanlık değerleri hedef alınmıştır” dendi. 

Bildiride, geçen süreç içinde Türk devletinin Öcalan ile Kürt özgürlük hareketinin tüm barış ve demokratik çözüm girişimlerine imha saldırıları ile karşılık verdiğine dikkat çekilerek şöyle dendi:

“Önderliğimiz ve özgürlük hareketimizin geçen süre içerisindeki tüm barış ve demokratik çözüm yanlısı tutumuna rağmen, Türk devletinin cevabı, operasyonlarla gerillayı zayıflatıp Kürt halkının özgürlük iradesini kırmaya çalışmak, önderliğimize dönük tecrit-işkence, imha ve tehdit ile barış çabalarını sabote etmek, baskı, yasaklama ve yoksullaştırma ile halkımızı sindirmeye çalışmak olmuştur. En son içerisinden geçtiğimiz bu süreç faşist Türk devletinin imha politikalarındaki ısrarını somut bir şekilde açığa çıkarmaktadır. Barış söyleminin en fazla kullanıldığı bir dönemi yaşamamıza rağmen bunun karşısında devlet faşizmini de en dorukta yaşamaktayız.  AKP barış için adım atacağız dedikten sonra gerillaya yönelik operasyonlar ağırlaştırılmış, Kürt gençleri katledilmiş, halkımız üzerindeki linç girişimleri daha da arttırılmıştır. İkinci uluslararası komplo olarak tanımladığımız Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez arkadaşa karşı gerçekleştirilen Paris katliamı üzerinden siyasetin rengi tam olarak belirginleştirilmiştir. Bir yandan bu katliam üzerinden önderliğe ilişkin tehdit geliştirilirken diğer yandan kamuoyunda oluşturulan sahte barış yanlılığı ile haklı tepkilerimizi teşhir planlanmıştır.”

“Önderliğimize ve onun şahsında Kürt halkına dayatılan uluslar arası komplo ve bu temelde geliştirilen imha uygulamaları tarihin en haksız, adaletsiz ve insanlık karşıtı olaylarından biridir” denilen bildiride Kürt halkının her türlü insanı ve demokratik hak arayışının ‘terörizm’ diye damgalandığına vurgu yapıldı.

Öcalan’ı İmralı adasında imha sürecine alan sistem ve uygulamalarına karşı her türlü mücadelenin kaçınılmaz olduğuna vurgu yapılan bildiride, “Bu nedenle Kürt halkı olarak yürüttüğümüz özgürlük mücadelesi dünyanın en haklı, insani ve demokratik mücadelesidir. Bu yönüyle Önderliğimize yaklaşım, sadece Türkiye de değil tüm dünyada demokrat, vicdanlı ve adil olup olmamanın ölçüsüdür” dendi.

Bildiride, Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen komplonun Kürdistan tarihinde Kürt halkının değerlerini korumayı hedefleyen Dr. Abdurrahman Qasımlo, Qazi Muhammed, Dr. Sadık Şerefkendi ve Simko’nun da içerisinde bulunduğu diğer tüm Kürt liderleri üzerine de uygulandığına dikkat çekildi. Söz konusu komplolarla Kürt ulusal birliğinin önüne geçilmeye çalışıldığına vurgu yapılan açıklamanın devamında şöyle dendi:

“Kürdistan’ın her alanında mevcut devletler tarafından asimilasyon, yozlaştırma, kendi öz değerlerinden koparma, kimliksizleştirme ve bu temelde fiziki şiddete tabi tutma ile Kürt halkı karşısında kültürel imha savaşı sürekli varolmuştur.  Doğu Kürdistan’da da halkımızın içerisinde bulunduğu durum Kürtlerin kültürel soykırım kıskacında olmasının açık örneğidir. Önderliğimizin kimlik ve varlık savaşı olarak tanımladığı Kürt özgürlük mücadelesi Doğu Kürdistan halkımız tarafından sahiplenilmeli ve diri tutulmalıdır. Şuanda Kürdistan’ın her alanında var olduğu gibi Doğu Kürdistan’da da hat safhada yaşanan bu etnosit bilinçlenmeyi, mücadeleyi ve öz değerlerini sahiplenmeyi gerektirmektedir. 14 yıldır zindanda ağır tecrit koşullarında mücadele veren önderlik bütün yaşamını Kürdistan sömürgedir kutsal tespitine adamış ve bu mücadelesinde halkına, insanlık değerlerine, demokrasiye müthiş bağlılığı ile en temel değerimiz olmuştur. Bu komplonun boşa çıkarılması ve Kürt sorununun özgür yaşam temelinde çözüme kavuşması bir birine sıkı sıkıya bağlı mücadele konularıdır.”

Komplonun 14. Yıl dönümü vesilesiyle Komalen Ciwanen Rojhilat olarak Doğu Kürdistan’da Öcalan’ın özgürlüğü için hamle başlattıkları belirtilen bildiride, “Özgür yaşamı Kürt halkının demokratik uluslaşmasında tanımlayan başkan Apo’nun militanları olarak bu çözümün tek muhatabının önderliğimiz olduğu gerçekliğiyle özgürlüğümüzü önderliğimizin özgürlüğünde tanımlıyoruz. ‘Ji bo azadiya Serok Apo, Rabin ser piya’ sloganı ile başlatmış olduğumuz bu hamle önderliğimizin özgürlüğünü en kısa zamanda gerçekleştirmeyi hedeflemektedir” dendi.

“ İnsanlığa sunulmuş en büyük onur bir halkın kendini savunmasıdır” diyen Komalen Ciwan Rojhilat, bildirinin sonunda Doğu Kürdistan ve İran’daki yurtsever Kürt gençlerine şu çağrıda bulundu:

“Apocu gençlik hareketi olarak bütün devrim şehitlerini anıyor doğu Kürdistan ve İran’daki tüm yurtsever gençliği bu hamleye desteğe ve önderliğimizin özgürlüğü için devrim ateşini yakmaya çağırıyoruz.”

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.