Demokrasiye İdam!
Makaleler / 13 Kasım 2012 Salı Saat 10:55
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türk başbakanı binmiş bir alametifarikaya gidiyor kıyamete. Kürt halkının özgürlük ve demokrasi direnişi başbakanın akli dengesini bozmuş.

Türk başbakanı binmiş bir alametifarikaya gidiyor kıyamete. Kürt halkının özgürlük ve demokrasi direnişi başbakanın akli dengesini bozmuş. Kürt sorununun çözümünde adım atacağına, açlık grevcilerinin taleplerini karşılayacağına meydan okuyarak, elinde idam ipiyle dolaşarak kendisiyle birlikte Türkiye'yi de batıracak bir politika izliyor. Daha düne kadar kendisini destekleyen birçok çevre başbakanın bu halini şaşkınlıkla izliyor. 

Türkiye'yi demokratikleştirme iddiasıyla iktidara gelen AKP ve başbakanı şimdi demokrasi karşıtı ve demokrasi önünde en temel engel haline gelmiştir. AKP MHP’nin bir hizbi gibidir. MHP’nin oylarını almak için artık MHP’den daha milliyetçi, MHP’den daha fazla Kürt karşıtı olduğunu söylüyor. İdamı da sadece oy almak için değil de zihniyeti bu olduğu için gündemleştirdiği görülüyor. 

Dünyada demokratik zihniyeti olan hiçbir siyasi güç idamı savunmaz, savunmuyor. Günümüzde idamı sadece faşist ve despot politikacılar savunuyor. Bazı ülkelerde idam olsa da oralarda da demokratik zihniyette olanlar kalkmasını savunuyor. Despot ve faşist zihniyette olanlar ise idamın kalmasını istiyorlar. Dünyadaki idam tartışmalarında hangi siyasi güçler neyi savunuyor öğrenilirse AKP'nin de hangi safta olduğu daha iyi anlaşılır. 

Kürt sorunu herkesin kaç ayar olduğunu gözler önüne seriyor; tüm maskeleri düşürüyor, gerçek yüzleri açığa çıkarıyor. AKP'nin maskesini düşüren de Kürtlerin mücadelesi olmuştur. böylece kendine demokrat kendine Müslüman olduğu anlaşılmıştır.

AKP bırakalım demokrat olmayı, Türkiye tarihinin en demokratik adımına karşı çıkan yeşil Türkçü faşist bir partidir. Kürtleri aldatır denilerek beyaz Türkçü faşizmin yerine ikame edilmiştir. Eğer böyle bir kapasitesi olduğu düşünülmeseydi şimdiye kadar çoktan iktidarını kaybederdi. Aslında bir yönüyle Apo ve PKK düşmanlığının rantını yemektedir. 

Türkiye'de demokrasi mücadelesinin yarattığı en önemli gelişme idamın kaldırılması olmuştur. İdamın kaldırılması siyaset üzerindeki idam baskısını kaldırarak siyasetin bu baskının olmadığı koşullarda yapılmasını sağlamıştır. İdamın kaldırılması dünyanın her yerinde demokratik siyasetin yapılmasında en büyük adım olarak görülmüştür. Bu açıdan şu anda Başbakan Türkiye'de demokratikleşme açısından en önemli adım olan idamın geri gelmesini savunarak nasıl bir demokrasi düşmanı olduğunu göstermiştir. 

İdamı savunmasını kabul edilir hale getirmek için “sadece teröristler ve adam öldürenler için uygulayalım” demiş. Zaten idamlar da her zaman bu iddialarla savunulmuş. Sonuçta despotların elinde bir zulüm düzeni kurma aracı haline getirilmiştir. Teröristler için uygulanacakmış! Şu anda terörle mücadele yasası zaten herkesi terörist olarak yaftalamaktadır. Kaldı ki günümüz dünyasında herkes kendi muhalifini terörist olarak tanımlamaktadır. Bugün dünyada terörizm kavramı kadar subjektif bir kavram yoktur. Türkiye'de bilim adımlarından gazeteciye, hatta genelkurmay başkana kadar herkes terörizm torbası içine sokulmaktadır. Bu kavramın hukuki değil, ideolojik ve siyasi bir karakteri olduğu açıktır.

Bir kere idam aracını despotların eline verdin mi bir gün Menderes gibi bir başbakanı, Deniz Gezmiş gibi bir devrimciyi; bir soldan bir sağdan deyip siyasi ve propagandif bir zihniyet için birilerini asarlar. Adam öldürenleri de asacaklarına göre dünya basınına yansıyan İran’daki idam manzaralarına artık Türkiye'nin de katkısı olur.

Hiç lafı evelemeye, gevelemeye gerek yok! Başbakan idamı Kürtleri tehdit için gündeme getirmiştir. Yoksa onun derdi birilerinin adam öldürmesi değildir. Norveç’te yaşanan olayı da insanların duygularına seslenip Kürtler için tehdit ve şantaj olarak getirmek istediği idamı meşrulaştırmak için dillendiriyor. İdamı Kürtler için tehdit ve şantaj olarak gündeme getirmesi Kürt halkına, Kürt halkının özgürlük ve demokrasi özlemine nasıl yaklaştığını ortaya koymaktadır. Kürtlere Şeyh Sait ve Seyit Rıza hatırlatılmaktadır. Bunu başka türlü anlamak mümkün değildir. 

Bu  durum karşısında özellikle tüm Kürtler ve demokrasi güçlerinin ayağa kalkması lazım. Şeyh Sait, Seyit Rıza, Menderes ve Deniz Gezmişlerin idamına karşı çıkan herkesin ayağa kalkması lazım. Yoksa “başkaları için değil, ama Kürtlere idam olabilir” zihniyetine onay verilmiş olur. 

Bir zamanlar emniyet binalarında bir döviz bulunurdu. Bu dövizde tüm suçlar sıralanır sıralandıktan sonra “bunları affedebiliriz, ama bölücülüğü asla!” yazılırdı. Erdoğan zihniyeti budur. Kürtlerin özgürlüğü ve demokrasisi için mücadele edenler için idam getirelim diyor. Kendisine göre idamla Kürtleri özgürlük mücadelesinden vazgeçireceğini sanıyor. 

Her gün yaşamlarını fedaice veren Kürt gençlerini görüyoruz. Zaten Türk devletine karşı fedaice bir savaş verilmektedir. Bu nedenle idamlarla Kürtlerin mücadelesini ve direnişini kimse bastıramaz. Çünkü yaşamı uğruna ölecek kadar seven kuşaklar yetişmiştir. Kendini ölüm döşeğine yatıran açlık grevcileri zaten bu idam tehdidine ve şantajına verilmiş en iyi cevaptır.

Kürtler Türk devletinin Kürtlere karşı kullandığı ölüm silahını tersine çevirmişlerdir. Artık Kürtler yaşamlarını bedenlerini ortaya koyarak bu silahın namlusunu kırmışlardır. Türk devleti artık yaşamını ortaya koyan Kürtlerden korkmaktadır. 

Bu açıdan Başbakanın her gün kürsüye çıkıp şantaj yapmasının özgürlük savaşçıları için bir değeri yoktur. Ancak Türkiye demokrasisi için büyük bir düşmanlığı ifade etmektedir. Kendine demokratım deyip de başbakanın bu zihniyetine tavır almamak mümkün değildir. Başbakanın bu tutumuna nasıl yaklaşıldığı demokratlığın sınandığı ölçü olacaktır. Bu konuda başbakana açık tutum almayanlar ve tepki göstermeyenler AKP'nin Kürtlere karşı yürüttüğü psikolojik savaşın parçası olanlardır ya da Kürtlere karşı yürütülen savaşı onaylayanlardır.

Hüseyin Ali

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.