Kürtlerin Hepsi Zindanda Değil !
Serbest Yazılar / 30 Ekim 2012 Salı Saat 08:20
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İşgalci TC ve onun hükümeti geleneksel işgalci politikalarda ve zihniyetinde ısrar ederken bu durumun sonucu hem içte hem dışta özcesi her alanda iflas ve tıkanma yaşamaktadır.

İşgalci TC ve onun hükümeti geleneksel işgalci politikalarda ve zihniyetinde ısrar ederken bu durumun sonucu hem içte hem dışta özcesi her alanda iflas ve tıkanma yaşamaktadır. Diğer tarafta başta Kürt sorunu olmak üzere var olan sorunlar yeni krizlere neden olmaya devam ediyor. 

Devletleşen AKP, devletin bütün imkânlarını ele geçirdikten sonra kendinden olmayan, kendi dışındaki herkesi hedefine koydu. Kürtler dışında ona karşı direnç gösteren, ben muhalefetim diyen kesimleri ya baskı, tehdit ve cezaevi politikalarıyla rehin aldı ya da bir şekilde satın aldı ve tasfiye etti. Başta TC ordusunun ve bütün devle kurumlarını kendi kontrolüne aldıktan sonra kendini rakipsiz bırakan faşist AKP hükümetinin bütün öfkesinin nedeni Kürtlerin iradesini kıramaması ve Kürt halkının ona karşı hala dik durmasıdır.  

İşgalci AKP hükümetinin inkar ve asimilasyonuna karşı son cezaevlilerindeki Kürt tutsakların başlattığı büyük direnişine ve açlık grevine karşı takındığı tutum bir kez daha gerçek niyetlerini ortaya koymaktadır. Sömürgeci hükümetin ne alçakça ve sinsi planlar içinde olduğunu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin her alanda başlattığı direnişle iyice köşeye sıkışan hükümetin gerçek yüzü ve oyalama politikalarını deşifre ettiği gibi boşa da çıkarmıştır. Faşist TC ve onun son hükümeti öyle anlaşılıyor ki kirli tarihinden ders çıkarmamıştır. Öyle anlaşıyor bundan sonrada bu yolda ısrar edecektir . AKP’nin bunu iyi bilmesi gerekir ki cezaevinden ölüm orucu direnişçilerinin cenazeleri çıkarsa ne AKP ne de TC devletinin ne siyasi ne de fiziki varlığını sürdürme koşulları tamamen ortadan kalkacaktır. 

Kürt halkının radikal Demokratik ve Özgürlükçü muhalefeti başka bir başka bir muhalefete benzemez. Hele CHP ve MHP’nin sözde ve danışıklı muhalefetine hiç benzemez. Cezaevlerinde ölüm oruçları ile yakılan özgürlük ateşi devlet nezdinde üç maymunları oynamaya devam edilirse ve çok acil bir çözüm bulunmasa herkesi en çok da AKP devletini yakacaktır.  Nasıl 80’lerde Diyarbakır cezaevindeki direniş Kürdistan da büyük bir halk direnişi sağladıysa, Kürdistan’ın ulusal kurtuluş ordusunu kurduysa bu defadaki görkemli direniş onun da ötesinde bir sonuç yaratacaktır. PKK tarihi bunun örneğidir. 

12 Eylül 80 sonrası gelişen Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nin geliştirdiği ne kadar büyük bir maddi manevi maliyete sebep olduğunu devletin birçok yetkilisi tarafından defalarca itiraf edilmiştir. Bu defaki başta ölüm orucu direnişi olmak üzere geliştirilen topyekûn direnişin işgalci devlet temsilcileri ve ihanetçi-işbirlikçi kesimler için nasıl bir cehenneme dönüşeceği tahmin etmek zor olmazsa gerek.  Bütün Kürtler zindanda değiller. Kürt halkının binlerce öncüsü AKP devleti tarafından cezaevlerinde rehin tutuluyor olabilir ama unutulmamalı ki hesap soracak onuruna sahip çıkacak milyonlarcası dışarıdadır.      

Amed Dilxwaz

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info
                                 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Heval Siyamed
Kemal Burka' a dair 3
Federasyonu savunuyorum ama bağımsızlık ta olabilir bunun için silaha gerek yok demokratik mücadele yeterli diyorsun. arkasından federasyon Kürtler için en hayırlısı diyor gene kendinle çelişiyorsun.Eskiden beri Kürtlere yaşamı zindan eden devlet anlayışı yerine Kürt hareketlerine saldırmak gibi bir alıskanlığın var ne yazıkki. Kürdistan'a reisicumhur olmak gibi bir niyetim yok diyerek aslında bilinçaltındakini dışa vurmuşsun. Bu kadar kariyer ve tek adam olma hırsın seni sürekli savurdu. Halada savruluyorsun. Seninle aynı kulvarda olan İbrahim Güçlü de gene aynı şekilde saldırıyor devletin politikaları yerine Kürt kurumlarına. Unutmaman gerekirki seni isveçten getiren, Bakanlar, milletvekilleri tarafından karşılanmanı sağlayan, hergün TV lere çıkarıp ( Ahmet Hakanın proğramında bir kedim bile yok şiirini okutan) Devlet senden faydalanmak istedi. Görünen o ki bunu başarmış gibiler. Keşke köşende otursaydın da bu durumlara düşmeseydin. İnan bana eski bir yoldaşın olarak içimi sızlattın. Dilerim bundan sonra ( nasılsa genel başkalık koltuğunada oturdun, ki zaten beklenen ve önceden planlanan bir şeydi) daha sorumlu davranır ve kürtler arasına nifak sokmak yerine Geçmişteki UGD ( ne kadar sürdüğünü ve neden dağıldığını yazmıyacagım) gibi Kürtlerin birlikteliğini esas alırsın. Kürdistan elbetteki sınıflı bir toplum ve her sınıfın temsilcisinin olması da doğal. Doğal olmayan iç nifaklar ve bölmeye çalışmak. İlgi ile izlemeye devam edeceğim. Şimdilik hayırlı olsun diyorum.
06 Kasım 2012 Salı Saat 20:47
h
Kemal Burka' a dair
Silahlı mücadeleye mecbur kalmayı karıştırmış gibi (yada öyle göstermek işine geldiği için) bir tablo çiziyor. Sayın Burkay'ı iyi tanıyan ve geçmişte bir dönem Özgürlük Yolu hareketi içinde yer almış biri olarak diyorum. Burkay söylediklerinin %90 ında samimi değil. Silahsız, demokratik mücadeleyi bu gün bu kadar savunur görünen Burkay PKK den önce silahlı mücadele vermek istediğini ve bunun için rahmetli Zeki Adsız öncülüğünde 125 militanını Filistine yolladığını unutmuş gibi konuşmuş. Diyarbakır cezaevindeki tutumunda ve ayrı savunma yapmasında da böyle bir haleti ruhiye içindeydi. Beyninin biryerlerine hep devlete yaranma çabası vardı. Bu sekter duruşundan dolayı kendisiyle birlikte yola çıkanların hemen tamamı tarafından terk edildi. Eski Diyabakır belediye başkanı Mehdi Zana, Yılmaz Çamlıbel, Mustafa Aydın, İhsan Aksoy, Faruk Aras gibi daha şu an ismini hatırlamadığım birçok insanın Burkay' a cephe almasının nedenlerini de açıklıyor bu konuşmaları.Birgün nükteleriyle meşhur Dumanaltı Kemal dediğimiz Kemal ağabey senden kopuşunu gene mizahi biçimde şöyle açıklamıştı: Özgürlük Yolunun hangi sayfasını açsan hem şöyle olur, hemde böyle olur diyor. Ben hangisinde kalsaydımki? Bu günde fazla birşey değişmemiş
06 Kasım 2012 Salı Saat 20:46
Heval Siyamed
Kemal Burka' a dair
kürtler içinden de olayı sözümona ılılılaştırmak adına, varlık nedenlerini Kürtlerin hak istemlerine saldırmakta bulan Kürdi şahıs ve kurumlarıda gözardı edemeyiz. Örneğin Hak-Par'ın başına geçen Kemal Burkay; Hak-Par genel başkanı seçilmeden kısa süre önce verdiği röportajda ölüm orucundaki insanları görmezden geliyor. Sanırım bana uygulanan pasiflemeden dolayı kendi röportajına yorum olarak yükleyemediğim yazıyı da buraya eklemek istiyorum hoşgörünüze sığınarak


Sayin Kemal Burkay'ı okuyunca vay bee Türkiyede herşey herşey 1960 lardan itibaren güllük, gülistanlıkmış,her türlü hakımız tam verilmek üzereyken,bunun için birazcık Kemal bey'in çizgisinde yürümemiz yeterliyken, biz kürtler ne kadar büyük yanlışlar yapmışız gibi bir duyguya kapıldım. Silahlı mücadeleyi (daha doğrusu savaşı) dayatmak ve tek çıkar yolmuş gibi görmekle ( sanki PKK öyle yapıyor gibi konuşmuş)
06 Kasım 2012 Salı Saat 20:45
Tüm Yorumları Göster(5)