Tarihe Yön Veren Bir Önderlik Gerçeği
Makaleler / 10 Ekim 2012 Çarşamba Saat 06:44
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bu 14 yılda Kürt Halk Önderinin etkisi daha fazla artarken, PKK'nin daha güçlü hale geldiği kabul edilmektedir.

Kürt Halk Önderine yönelik uluslararası komplodan bu yana 14 yıl geçti. İmralı esaretiyle birlikte bu önderliğin biteceği ve PKK'nin tasfiye olacağı düşünülüyordu. Bu 14 yılda Kürt Halk Önderinin etkisi daha fazla artarken, PKK'nin daha güçlü hale geldiği kabul edilmektedir. 

PKK hakkında onlarca defa tasfiye olacağı söylenmiştir. Ancak PKK her zorluktan güçlenerek çıkmıştır. Eğer PKK'nin üzerinde yapılan baskılar ve gerçekleşen saldırılar başka bir örgüte yönelseydi o örgüt defalarca tasfiye olurdu. Bu durum PKK neden ayakta kalıyor ve güçleniyor sorusunu akla getiriyor. Bu sorunun cevabı, önderliğin karakteri ve yarattığı kadro niteliklerinde aranmalıdır. 

Önderlik ilk mücadele yıllarında bile kişiliği ile öne çıkmıştır. Okul boykotu nedeniyle 1972 yılında 7 aylık cezaevi yaşamından sonra Ankara’da Türkiye devrimci gençliğini örgütleyen liderlerden biri oluyor. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Ankara’daki THKP-C sempatizanlarını 12 Mart darbesi sonrası ilk örgütleyen gençlik lideridir. Gençliğin toparlanmasında büyük önemi vardır. O zaman 23 yaşında bir üniversite öğrencisidir. Bu bile büyük liderlik özelliğini göstermektedir. 

1973 yılı baharında 6 öğrenciyle Kürdistan Özgürlük Mücadelesi için bir grup kurmaya yöneldiğinde, bu adımın Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu'da büyük gelişmeler yaratacağını hesaplamamıştır. Ancak grup ortaya çıkar çıkmaz Ankara’da Apocular olarak tanınır. Daha 10-15 kişilik bir grupken farklılığını ve çarpıcılığını herkes fark eder. Bu da tarzları ve yaşam biçimleridir. Daha tek bir silahları ve eylemleri yoktur, ama iddiaları büyüktür. Çünkü bu gruba liderlik edenin iddiası, tarzı, temposu farklıdır. İmkan arayan değil de imkan yaratan bir kişiliktir. Zorlukları mücadele gerekçesi yapan kişiliktir. Arkadaşlarına kolaylıkları değil, zorlukları vadeden bir önderliktir. Devrimi, devrimciliği ve başarıyı ilk önce militanlıkla ortaya çıkarmak isteyen bir önderliktir. Kimseye gücüm yetmiyorsa kendime gücüm yeter ve başarının önünü böyle açarım diyen bir önderliktir. 

Zaten ABD, Avrupa, tüm NATO güçleri ve Türkiye “bu Önderliği saf dışı edersek PKK biter” demişlerdir. Bu önderliğin büyüklüğü böylece kabul edilmiştir. PKK’den kaçanlar da Apo'yu yakalarsanız PKK dağılır belirlemesi yapmışlardır. Uluslararası komplo bu hesap üzerine yapılmıştır. Nitekim Türkiye Kürt Halk Önderi yakalanınca PKK'nin bittiğini ilan etmiştir. O günlerin gazete ve televizyonları bu yorumlarla doludur. Hatta bir general “PKK'nin dünyanın en büyük gerilla gücü olduğunu tarih yazacaktır, ama bu tarih bu gerilla gücünü Türkiye'nin yendiğini de yazacaktır” diyerek kendilerine büyük başarı payesi vermeye çalışmıştır. 

Ancak iki büyük yanılgı yaşamışlardır. Birincisi, bu önderlik için mekan önemli değildir; mezarda da olsa rolümü oynarım diyen bir önderliktir. İmralı esaret koşullarını da tarz ve yöntem yaratıcılığıyla mücadele alanı haline getirmiştir. Sadece kendi etkinliğini arttırmamış, düşünce yoğunlaşmasıyla PKK'yi yeniden yaratmıştır. İmralı koşullarını kendisi ve PKK için üçüncü doğuş yeri haline getirmiştir. 

İkincisi ise PKK'nin bu önderliğin esaret altına alınmasıyla dağılacağı hesabıdır. Bu önderlik büyük, etkiliyse tabii ki kendi tarz, yöntem ve üslubunu arkadaşlarına ve kadrolarına da vermiştir. Bu önderlik büyük olacak, büyüklüğü kabul edilecek, bunun için bir öndere, bir kişiye yapılmadık komplo gerçekleştirilecek, ama bu nitelikteki önderlik kendi arkadaşlarına bu yeteneklerinin bir kısmını kazandırmayacak! Bu mümkün müdür? Bu önderlik bırakalım kadroları, ben nasıl bir halk yarattığımı çok iyi biliyorum diyerek bu gerçekliğini ortaya koymuştur. Kürt Halk Önderinin esaretinden sonra PKK'nin nasıl bir fedailer örgütü olduğu görülmüştür. Kadro, sempatizan, halk, onlarca insan bu önderlik etrafında kendilerini yakarak ateş topu olmuşlardır. 

Kürt Halk Önderinin yarattığı bir militan gerçekliği vardır. Yöneticisinden kadrosuna ve sempatizanına kadar farklı bir örgüt gerçeği vardır. Kimi yazarlar bu yaşam gerçeğini çağdaş dervişlik olarak değerlendirmektedirler. PKK yönetim ve kadro gerçeği herhangi bir sol hareketin yönetim ve kadro gerçekliğiyle karşılaştırılamaz. PKK'de bir davaya saçından tırnağına kadar ve yaşamın tüm anlarının verilmesi vardır. Halka, ülkeye, özgürlük ve demokrasiye adanma dışında başka bir yaşamları yoktur. Bu yaşamı yaratan da Kürt Halk Önderinin yaşamıdır. Bu önderlik de yaşamının tek bir saniyesini kendisine ayırmamıştır. Bu yaşam tarzını kısmen de olsa kadrolarına yansıtmıştır. Bu nedenle esaret altına alındıktan sonra dağılması beklenen PKK ayakta kalmış ve giderek güçlenmiştir. 

Bu önderlik İmralı’nın kendisi için üçüncü doğuş olduğunu tanımlar. Bu doğuş tabii ki felsefi, ideolojik ve teoriktir. Önderliğin büyümesi de, PKK'nin büyümesi de bu üçüncü doğuşla bağlantılıdır. Cinsiyet özgürlükçü, ekolojik ve demokratik toplum paradigması dediği bu üçüncü doğuş sadece Kürdi değil, evrenseldir. Ahlaki politik topluma dayalı komünal demokratik bir yaşamı öngörmektedir. 

Kürt Halk Önderi 2010’da komplo boşa çıkarılmıştır tespitinde bulunmuştur. Bu boşa çıkarma üçüncü doğuş denilen zihniyet ve vicdan devrimiyle gerçekleşmiştir. Bu önderlik her zaman çalışmaların anası olarak zihniyet ve ideolojik çalışmayı görmüştür. Komplo öncesi de bu anlayışta olan bu önderlik, komployla birlikte zihniyet ve ideolojik çalışmaya yüklenmiştir. İmralı’yı zihniyet ve ideolojik çalışma karargahı haline getirmiştir. Kitap, gazete ve dergi kısıtlanarak verildiği halde bu imkanları hiçbir bireyin, aydının, önderinin değerlendirmediği kadar değerlendirmiştir. İlk önceleri kitapların tümü yanında bulunurken, sonra hepsini elinden almışlar ve sadece tek bir kitap vermişlerdir. Daktilo ve bilgisayar gibi hiçbir imkana sahip değildir. Kalem ve defterlerle yoğunlaşmalarını savunma hakkı çerçevesinde dışarıya yansıtmıştır. Son beş ciltlik savunmasıyla da “ben söyleyeceklerimi söyledim, gerisi değerlendirmek isteyenlere kalmıştır” demiştir. 

Kürt Halk Önderinin 10 ciltlik tüm savunmaları, yine 10 cilt kadar olan görüşme notları incelendiğinde komplonun nasıl boşa çıkarıldığı anlaşılır. Bütün başarıların kaynağı esas olarak zihniyet devrimi ve ideolojik çalışmalardır. Bu gerçek en iyi biçimde Kürt Halk Önderinin 14 yıllık İmralı esaret koşullarını değerlendirmesi ve PKK'nin bu yıllardaki zihniyet devrimi ve yeni ideolojik-teorik şekillenmesi ve sonuçlarında görülebilir. 

PKK hakkında uluorta değerlendirme yapanlar ise kendini değiştirmeyip dünün paradigması ve bilgilerinde çakılıp kalanlardır. Bunlar da PKK karşısında yenilgiye ve şaşırmaya mahkum olanlardır.

Hüseyin Ali

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.