Komployu Bilince Çıkarmak
Makaleler / 09 Ekim 2012 Salı Saat 09:43
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ABD, İngiltere ve İsrail’in başını çektiği bir uluslararası komplo PKK'nin Kürdistan ve Ortadoğu'daki yükselişini engellemek için Kürt Halk Önderini hedef aldılar.

Tam 14 yıl önce Kürt Halk Önderi Ortadoğu'dan çıkarılmıştı. ABD, İngiltere ve İsrail’in başını çektiği bir uluslararası komplo PKK'nin Kürdistan ve Ortadoğu'daki yükselişini engellemek için Kürt Halk Önderini hedef aldılar. Bu Önderliği etkisizleştirirlerse PKK'yi tasfiye edeceklerini düşünmüşlerdi. Bu nedenle eşi benzeri görülmemiş bir biçimde Kürt Halk Önderinin peşine takıldılar. Kürt Halk Önderi hangi ülkeye gittiyse oraya baskı yaparak çıkardılar. Kürtleri soykırım sistem içinde tutan uluslararası güçler Kürt halkının önderliğine de bu dünyada yaşam hakkı tanımayacağız dedi ve İmralı’da esaret altına aldı. Kürt Halk Önderini esaret altına alarak PKK'yi ve Kürt Özgürlük Hareketi'ni tasfiye edeceklerini hesapladılar.
14 yıl geçti; Kürt Halk Önderi daha fazla büyüdü. İdeolojik ve siyasi gücü daha da arttı. Öyle ki Türkiye'de taraflı tarafsız herkes Kürt sorununun çözümünde temel aktör olduğunu kabul etti. Bu 14 yılda kapsamlı ideolojik, siyasi ve askeri saldırlar yürütülmesine rağmen PKK tasfiye edilemedi. Aksine tüm bu saldırılardan PKK güçlenerek çıktı. Mücadelenin Kürt Halk Önderini ve PKK'yi güçlendirdiği bir daha kanıtlandı. 

Önderlik ve PKK gerçeğinde mücadelenin bir diyalektiği, bir kanunu vardır. Sorunlar var, zorluklar var, geri adım atarsan, pes edersen kaybedersin! Sorunlar var, zorluklar var, ama mücadele edersen kazanırsın! PKK gerçeğinde sorunların varlığı ve zorluklar çözüm için vardır, çözüp güçlenmek için vardır. Sorunlar ve zorluklar var, ama mücadele yoksa korkacaksın. Sorunlar ve zorluklar var, ama mücadele azmi varsa korkmayacaksın. Aksine zorlukları aşma gelişmenin kanunudur. Kürt Halk Önderinin büyümesi ve PKK'nin gelişimi bu diyalektiğe ve kanuna göre olmaktadır. 

Siyasal, sosyal yaşamda her zaman zorluklar vardır; sıkıntılar vardır. Bundan sonra da olmaya devam edecektir. Ahlak da, politika da bu sıkıntıları ve zorlukları aşmak ve yaşamı daha da güzel hale getirmek için vardır. Bu nedenle Kürt Halk  Önderi daha esaret altına alınmadan önce yıllarca “ben sorunların az karşıma çıktığı günler kendimi rahat hissetmiyorum” demiştir. O günün bir gelişme yaratmadığını düşünmüştür. Bu önderlik sorun çözme ustalığı ve gücüyle Kürt toplumunu da, PKK'yi de tabii ki kendisini de bugüne kadar büyütmüş ve güçlendirmiştir. 

Kürt Halk Önderi neden büyüktür sorusunun cevabı Ortadoğu ve Kürt gerçekliğinde saklıdır. Kürdistan coğrafyası ve bu coğrafya üzerinde egemenlik sürdüren ülkelerin zorbalığından ve Kürtleri yok etmek için her yolu ve yöntemi kullanmasından kaynaklanmaktadır. Bu coğrafyada ya yıkılırsın, ezilirsin ya da direnerek ayakta kalırsın ve büyürsün. Kürt Halk Önderi Kürt ve Kürdistan üzerindeki zulme karşı direnerek Ortadoğu'da mücadele ederek ayakta kalarak büyümüştür. Bu coğrafyada önüne çıkan ağır sorunları çözme gücü olmasaydı bu önderlik büyüyebilir miydi? Bu coğrafyada sıradan bir mücadele ve duruşla bir gün bile ayakta kalmak mümkün değildir. Eğer işbirlikçi olunmayacaksa, dış güçlere dayanılarak yaşanılmayacaksa o zaman zorluklar içinde yaşamasını öğrenecek, zorluklardan çökmeyecek, zorlukları aşmasını bilecek ve sorunları çözecek bir güce ve önderliğe ihtiyaç vardır. Bu da ancak zorluklardan korkmayan, zorluklarla karşılaşmadığı gün rahat etmiyorum diyebilen bir irade ve çözüm gücüne sahip önderlikle olur. 

İşte bu önderlik Kürdistan'da Özgürlük Mücadelesini geliştirme iradesi ve kararlılığı göstermiş ve hiçbir engel tanımadan mücadeleyi hiçbir gücün ve kişinin beklemediği düzeyde geliştirmiştir. Türkiye başta olmak üzere Ortadoğu'da ve dünyada herkes bu gelişme karşısında şaşkına uğramıştır. Bir ağanın köylüsünün başkaldırısı karşısında nasıl refleks göstermişlerse Kürt Halk Önderinin önderliğinde geliştirilen mücadeleye de böyle yaklaşılmıştır.
Bu mücadeleyi sadece Türkiye değil, ABD, Avrupa ve NATO da kendisi için tehlikeli görmüştür. Bu nedenle en az Türkiye kadar ABD, Avrupa ve NATO da bu harekete karşı saldırı içinde olmuştur. Kendi etkilerindeki etkisiz ve mücadele etme gücü olmayan Kürtlerin önünü açmak için hep PKK'yi zayıflatmak, geriletmek istemişlerdir. Kullanılan tüm diğer yol ve yöntemler sonuç almayınca 1998 yılındaki uluslararası komployu başlatmışlardır.

Ancak yine yanılmışlardır. Karşılarında ne bildikleri bir önderlik ne de bildikleri bir hareket vardır. Zorlukları mücadele gerekçesi ve güçlenme etkeni olarak gören bir hareketle karşı karşıya olduklarını bir türlü anlayamamışlardır. Bu önderlik esaret altına alınır alınmaz bulunduğu alanı nasıl mücadele alanı haline getiririm diye yoğunlaşmıştır. Tüm yoğunlaşması komployu boşa çıkarma üzerine olmuştur. İmralı esaret koşullarında bile komplonun boşa çıkarılacağına ve mücadelenin geliştirileceğine inanmıştır. Çünkü zorluğun büyüklüğü bu önderlik için yoğunlaşmanın ve kazanmanın büyüklüğü anlamına gelmektedir. Zaten Kürt Halk Önderi AİHM’e sunduğu 2 Ciltlik savunmasında “tarihsel komplolar gelişmeleri durdurmaz, hızlandırır” diyerek bu gerçeği ortaya koymuştur. 2001 yılında yaptığı bu değerlendirme 5-6 yıl sonra doğrulanmıştır. 

Kürt Halk Önderi, tüm başarıların, yengi ve yenilgilerin vicdan ve zihniyetten kaynaklandığını bilerek zihniyet ve vicdan devrimi gerçekleştirmeye kenetlenmiştir. Özgürlük Hareketi ve halkı böyle bir devrim içine sokarak komplocular karşısında kazanmanın ilk hamlesini yapmıştır. Her ne kadar komplocular bu zihniyet ve vicdan devrimine karşı iç ihanetle karşılık vermiş olsalar da bu önderliğin zihniyet ve vicdan devriminin örgütte ve toplumda yarattığı etki bu tasfiyeciliği tasfiye etmiştir. Tasfiyeciliğin tasfiyesi örgütü daha güçlendirdiği gibi, önderlik paradigmasını doğru sahiplenmenin önünü de sonuna kadar açmıştır. Kürt Halk Önderinin bu zihniyet ve paradigma devrimine vicdan devrimiyle sahip çıkılınca önderliğin büyümesi yaşanmış ve PKK çarpıcı gelişmeler ortaya çıkarmıştır. 

Birçok kesim, Türkiye ve dış güçler PKK'nin 1970’li, 80’li ve 90’lı yıllarda nasıl geliştiğini anlayamadıkları gibi, komplo sonrası yeniden güçlenmesini de anlayamamışlardır. Türkiye ise bu gelişmeye hep basit yaklaşmıştır. Basma kalıp “şu dış güçler destekliyor, arkasında dış güç var” değerlendirmesi yapmıştır. Bırakalım Kürt Halk Önderinin ve PKK'nin karakterini anlamalarını, Kürtlerin zulme karşı çıkışını ve özgürlük özlemini bile anlamamışlardır. PKK'yi herhangi başka bir örgüt ve siyasi güç gibi ele almaları her zaman büyük yanılgılar ve yanlışlıklar içine girmelerini beraberinde getirmiştir.
Komployla Kürt Halk Önderi esaret altına alınmıştır. Bu, Kürt halkı ve Kürt Özgürlük Hareketi içinde bir travma yaratmıştır. Ancak Kürt Özgürlük Hareketi kadrolarını ve halkı da daha duyarlı hale getirmiştir. Komplonun bilince çıkarılması PKK kadrosunu güçlendirdiği gibi, Kürt halkını da daha politik ve mücadeleci hale getirmiştir. Komplonun bilince çıkarılması Kürt gerçeğini tam anlamak, Kürt halkının Özgürlük Mücadelesine karşı kimlerin, nasıl mücadele ettiğini görmek için çok önemlidir. Bugün Kürtler daha bilinçliyse, Kürt Özgürlük Hareketi politikada daha ustalaşmışsa bunda komplonun bilince çıkarılmasının payı büyüktür.

Eğer bugün komplo boşa çıkarılmışsa, komploculara karşı etkili mücadele veriliyorsa bunu sağlatan da komplonun bilince çıkarılmasıdır. Komplo, Özgürlük Mücadelesi veren gençler, kadınlar ve bireyler için bir başucu kitabı gibidir. Komplo neden yapıldı, nasıl yapıldı, amacı neydi, bu komplo içinde kimler yer aldı konusunu anlamak, mücadele gücünü arttırır. Nerede, nasıl adım atacağını gösterir, doğru politikalar üretmeyi sağlar. Kürtler içinde kimler komploya karşı nasıl tutum almıştır konusu da çok önemlidir. Çünkü Özgürlük Mücadelesini başarıya ulaştırmada Kürtlerin içindeki kesimlerin nasıl tutum takındığını bilmek de önemlidir. Komplo bu konuda da Kürtleri fazlasıyla bilinçlendirmiştir.

Uluslararası komplo bilince çıkarılarak boşa çıkarılmıştır. Bunda Kürt Halk Önderinin duruşu ve mücadelesi belirleyici olmuştur. Kürt halkı ve Kürt Özgürlük Hareketi önderliğiyle bütünleşerek komployu boşa çıkarmada en önemli tutumu göstermiştir. Komplo, önderlikle halkını, önderlikle örgütünü birbirinden koparmak istemiştir. Önderlik etkisini kırarak komployu sonuca götürmek istemiştir. Kürt Özgürlük Hareketi ve halk komplocuların beklentilerinin tersine Önderliğin peşinden giderek bu amaca ulaşmayı engellemiştir. 

Ancak komplocular hala amaçlarından vazgeçmiş değildir. Hala önderlik üzerinde uygulanan tecrit, tehdit ve şantaj politikası izleniyor. Komplonun bilinci öğretmiştir ki, Kürt Halk Önderinin özgürlüğü olmadan komplocular da  komplolarından vazgeçmeyecektir. Çünkü Kürt Halk Önderinin özgürlüğü tanınmadan ne komplocuların ne Türkiye'nin mevcut zihniyeti ve politikası değişir. Bu açıdan Kürt Halk Önderinin özgürlüğünü istemek komploların sona erdirilmesini istemektir. Kürt Halk Önderinin özgürlüğü ve komplolara son verilmesi ise Kürt halkının özgürlüğü anlamına gelecektir. Bu nedenle Kürt Halk Önderinin özgürleştirilmesi mücadelesi çok önemlidir. Zaten Önderliğine sahiplenmeyen ve özgürleştirmeyen bir halk özgürlüğü de hak etmez. Bu açıdan başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm Kürt halkını Kürt Halk Önderini özgürleştirme mücadelesine çağırıyoruz. Bu, Kürt halkını özgürleştirme ve Kürt halkının ulusal varlığını güvenceye alma çağrısıdır.

Mustafa Karasu

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.