Kürtler Nereye?
Serbest Yazılar / 27 Eylül 2012 Perşembe Saat 07:19
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Günlük bir gazeteye baktığınızda, bir haber bültenini izlediğinizde hem gazetenin içindeki haberlerin üçte ikisini, hem de haber bültenlerinin 15 dakikasını bölgedeki çatışmalar oluşturmaktad

Günlük bir gazeteye baktığınızda, herhangi bir haber bültenini izlediğinizde hem gazetenin içindeki haberlerin üçte ikisini, hem de haber bültenlerinin 15 dakikasını bölgedeki çatışmalar oluşturmaktadır. Yine birçok köşe yazarının-devlet erkanının konuşmalarını ve değerlendirmelerini aynı konular oluşturmaktadır… 

Bazı çevreler ayrışmalardan söz ederken, çatışmacı dilin ve üslubun giderek duygusal kopuşu arttırdığı belirtilmektedir… 

Suriye’de yaşanan gelişmelerde bütün bölgenin ve neredeyse uluslar arası siyasi aktörlerin hepsinin yakından takip ettiği gibi Kürtlerin statü kazanması da bu dönemde kuvvetli bir ihtimal olmaktadır. 

Kürtlerin bölge siyasetindeki aktif etkileri ve müdahil pozisyonlarının yanı sıra Kürt gerçeği dediğimiz; yakıcı gerçekte her hali ve sıfatıyla kendini bu günlerde göstermekte. 

Buna en güzel örneği ise geçtiğimiz günlerde Lekolin sitesinde yer alan bir haber göstermekte.
Hani şu Batman’daki ihbarcıyla ilgili olan… 

Haberde de aktarıldığı gibi olay geçtiğimiz sonbaharda meydana gelmiş ve 2 gerilla ile bir Kürt emekçisi yargısız bir şekilde infaz edilmişti.
Olayın olduğu günü hatırlayanlar vardır. Ulusal basın her zaman olduğu gibi savaş borazanlarını çalmaya başlamış; Kahraman güvenlik güçlerine yönelik methiyeler düzmeye başlamışlardı. 

Sanki öldürülen gerillalar; savaş kaçkını ve korkak gibi lanse edilirken, çatışmayı da güvenlik güçlerinin üstün bir başarısı olarak göstermeyi şiar edinmişlerdi… 

Şimdi Lekolin sitesinin ortaya çıkardığı gerçeğe baktığımızda; durumun servis edilmeye çalışıldığı gibi olmadığını çok daha iyi anlamaktayız.
Ortada Kürtler adına gerçekten de çok ciddi bir soru ve sorun var! 

Bilindik anlamda bir Kürt deyişi olan “Ağacın kurdu, ağaçtadır.” Bu olayla birlikte bir kez daha geçerliliğini göstermiş oluyor. 

Şimdi yaşanan gelişmelerde Kürtlerin moral üstünlüğünü ve elde ettiği kazanımlarla bir coşkunun olduğunu elbette kimse inkar edemez… 

Ama bunun yanında toplumun içinde var olan bu hastalıklı hali de düşünmek ve bu konular üzerine kafa patlatmak gerekiyor. 

Bunlar üzerine ciddi anlamda eğilmek ve konunun-doğal olarak da var olan sorunun aşılması için önemli çalışmaları Kürtler gündemine almalı…
Devlet yetkililerinin parayla/pulla satın alma girişimlerinin bu saatten sonra sonuçsuz bırakılması, Kürtler adına elde edilen en önemli bir kazanım olacaktır. 

Yaşanan çatışmalarda ya da şehir merkezlerinde gerçekleştirilen saldırılarda elde edilen kazanımların bir potada sonuca evrilmesi için bu husus her geçen gün önemini arttırmaktadır. 

Bu olayda ismi geçen şahsın yaptıklarını ise yine aynı haberden detaylı bir şekilde öğreniyoruz; 

Gerçekleşen ihbar sonucunda polisler tarafından düzenlenen saldırıda ilk başta sivil araçtaki Doğru ailesi taranmıştı… 8 aylık hamile bir anne ile 3 yaşındaki bir kız olay yerinde yaşamını yitirmişti…  İnsanlığın hiçbir etik değeriyle örtüşemeyecek bu durum hakkında genel kamuoyundaki algı ise; “bu da PKK’nın işi” şeklinde oldu… 

Hatta bu saldırıda yaralı kurtulan 11 yaşındaki kız çocuğunun gerçeği korkarak ve gizlice sadece ninesine söylediğini öğrenmekteyiz… 

Polisin gerçekleştirdiği bu saldırıda; Doğru ailesi telafisi mümkün olmayacak bir trajediyi yaşamıştı. 

Öte yandan yaşanan çatışma ve iki gerillayla birlikte yaşamını yitiren bir inşaat işçisi… 

Tüm bunların yaşanmasına neden olan kurtçuk ise polisle gerçekleştirdiği işbirliğini ise; “ihbar etmeseydim karakol saldırıp polisimizi şehit edeceklerdi” diyerek açıklamaya çalışmış… 

Sanki bir tiyatro, sanki basit bir kurmaca gibi!

İşbirliğine yönelik göstermeye çalıştığı kılıf ise “polisin şehit olmaması”… 

Ama öte yandan o polislerin bir aileyi tarumar etmesi… 

Ortada olayın neden ve nasıl yapıldığı gayet açık, sonuçta oluşan tablo da öyle! İşte bundan dolayı böylesi önemli ve tarihsel bir süreçte Kürtlerin ne yapacağı/ne yapması gerektiğine karar vermesi gerekiyor… 

Böyle olaylar karşısında gösterilecek tepki, yine bu ve benzeri olayların önüne geçebilmek için ciddi bir çalışma Kürtlerin gündemine alınmalı. Aksi halde yaşanan savaşlarda üstünlüğün kimin elinde olduğunun herhangi bir önemi yok… 

Toplumun içindeki çürümüş dokular temizlenmedikçe!

Jan Ararat

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.