AKP’nin Zihniyet Bozuk Olunca…
Serbest Yazılar / 24 Eylül 2012 Pazartesi Saat 13:48
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türk başbakanı Erdoğan’ın büyük bir gafletin içinde olduğunu gösteren en somut örnek bir yıldan fazladır Kürt halk önderi üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit ve işkenceye dönüştürmüş olmasıdır.

TC devletinin sinsi, soykırımcı, asimilasyoncu ve inkârcı ziynetine karşı, HPG’nin Kürdistan’da son dönemde başlattığı kapsamlı devrimci operasyonlara karşısında işgalci TC ve onun hükümeti iyice köşeye sıkışınca bu defa daha önce denenmiş bütün özel savaş yöntemlere başvurmaktan geri kalmıyor. 

Her gün basını tehdit ediyor, konuşmayın gerçekleri yazmayın savaşı yansıtmayın ortada ufak tefek çatışmalar gibi gösterin telkinlerinde bulunuyor. Bu tehditler sonrasında insan Türk basınını takip ettiği zaman özel savaş basınına dönüşen Türk basınının buna harfiyen uyduğunu görüyor. İşgalci AKP ve onun ekibi bütün basınıyla yalan makinesine dönüşmüştür. 

Faşist hükümet yaşananları belki Türk kamuoyunun bir kesiminden gizleyebilir ama gelişmeleri Kürt ve Türk kamuoyunun büyük bir bölümünden gizleme şartları gelişen özgür medya ile mümkün değildir.

Erdoğan klasik denenmiş ve yenilgiye mahkûm soykırım ve savaş politikalarının sanki yeni bir şey keşfetmiş gibi her gün basın üzerinden kamuoyuna reklamı yapmaktadır.  Erdoğan bu yöntemlerle bir sonuca gideceği konusunda kendini ikna etmiş gibi görünüyor.  Anlaşılan işgalci TC devleti ve onun savaş hükümeti ne yaptığının ya tam farkında değil ya da akıl hocalarıyla birlikte bir gafletin içinde olup yaşanan gerçekleri görmek istemiyorlar.  

AKP devleti gelişen olaylara karşı basit ve sıradan yaklaştığını göstermeye çalışmaktadır. İşgalci başbakan her gün dünya âleme akıl hocalığı yapıyor. Suriye devlet başkanı Esad’a çözüm yolu gösteriyor, çağrı yapıyor, yanlıştan dönme öğütleri veriyor. Ama kendi içinde yaşadığı bataklığı görmüyor ya da görmek istemiyor.  Bunu yaparak da en hayati meselelere basit bir yaklaşım sergileyerek her şey kendi iktidar çıkarlarına kurban ediyor. 

Türk başbakanı Erdoğan’ın büyük bir gafletin içinde olduğunu gösteren en somut örnek bir yıldan fazladır Kürt halk önderi üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit ve işkenceye dönüştürmüş olmasıdır. Kendince bununla Kürt Özgürlük Hareketini perspektifsiz bırakarak PKK’yi kendi başına karar alamayacak duruma getireceğine zannediyor. Hâlbuki bu politikalardan en çok işgalci Türk devleti ve onun hükümeti zarar görecektir. İşgalci AKP’nin bunu iyi bilmesi gerekir ki bu politika Türkiye’ye büyük felaketlerden başka bir şey getirmeyecektir. 

Anlaşılan işgalci TC ABD’ye ve batı güçlerine bel bağlamıştır.  Ama bir zamanlar Saddam da ABD’ye güvenerek Kürtlere soykırım uyguladı ve sonunun nasıl olduğu biliniyor. İşgalci başbakan bundan sonra bu zihniyetle devam ederse sonu Saddam’dan farksız olamayacaktır.  

Türk devleti otuz yıldır sınırsız ABD ve NATO desteğine rağmen ve bunun yanında kendi has vahşi ve katliam yöntemleriyle Kürt Özgürlük Mücadelesi karşısında bir şey elde edemedi. İşgalci devletin bütün bu desteğe rağmen ulaştığı düzey her kesin malumudur. Bunun yanında TC’nin nasıl bir mafya ve çete devletine dönüştüğünü biliniyor

 İnsan Türk devletinin kısa geçmiş tarihine baktığı zaman bütün gelmiş geçmiş faşist işgalci hükümetlerin hepsinin zihniyetleri özde aynıdır.  Çünkü bu hükümetlerin hepsi Kürt halkının doğal insani taleplerini yerine getireceğine bu sorunu kendileri için bir kâr, rant ve iktidarları aracına dönüştürdüler. En son sömürgeci AKP ve başbakanı da buna kervana dâhil olmuş görünüyor.  

Sonuç olarak Faşist AKP hükümeti her şeyi kendi iktidarını sağlama almanın aracı haline dönüştürmekten başka bir şeyi dert etmiyor. Geçmiş tarihte “vatan millet Sakarya” edebiyatıyla ve sözde vatan aşkı adına geçmiş hükümet ve onun çetelerinin ne yaptığı ortadır.  AKP benzeri hükümet ve çetelerinin neyi nasıl çaldıkları genel kamuyu tarafından biliniyor.  

Hani bir Türk dünyaya bedeldi. Bir yıldır HPG’nin elinde Türk asker ve polisi  tutuklu bulunuyor.  Ama bu durum faşist işgalci hükümetin umurunda değildir. Bu da AKP’nin iktidar zihniyetinin insana ne kadar değer verdiğinin en somut ispatıdır. AKP devletinin temel sorunu eski katliamcı zihniyette ısrar etmesindedir. Bunda ısrarın sonucu yeni çözümleri bulmak değil, aksine felaketlerden başka bir şey getirmeyecektir. 

Amed Dilxwaz

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info
 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.