Yenilmezlik Ruhu Şiyar Amanos’la Daha Da Güçlenmiştir
Makaleler / 17 Eylül 2012 Pazartesi Saat 07:30
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürdistan'da büyük bir savaş sürüyor. Bu büyük savaş 30 yıldır fedaice yürütülüyor.

Kürdistan'da büyük bir savaş sürüyor. Bu büyük savaş 30 yıldır fedaice yürütülüyor. Zaten Türk devleti gibi zalim ve soykırımcı sisteme karşı başka türlü mücadele etmek de mümkün değildir. Bu nedenle bu fedaice duruşu gösteremeyenler ayakta kalamamış, sadece PKK'nin iradesini ortaya koyduğu bir mücadele gelişmiştir. Bu mücadelede büyük kahramanlıklar yaşanmıştır. Bu yaşanmışlıklardan biri de on gün kadar önce beyin kanaması geçiren Şiyar Amanos’tur.

Bu mücadelenin nasıl zorluklarla, fedakarlıklarla geliştiğini bu yaşanmışlık ortaya koymaktadır. 1989 yılında mücadeleye katılıyor. Bu yıllar Avrupa’da yaşayan Alevi Kürtlerin mücadeleye yoğun katıldığı yıllardır. Alevi gençlerin toplumun Avrupa’ya göçertilmesinden, anayurtlarından koparılmasından intikam alırcasına Özgürlük Mücadelesine koşmuşlardır. Kız-erkek binlercesi bu mücadelenin içinde yer almıştır; binlercesi şehit düşmüştür. Alevi Kürtlerin mücadeleye katılmasında da Pazarcıklılar öncülük yapmıştır. Erdal ve Şêxo Dirlik gibi kahramanların ve Önder kadroların çıkması bu gerçeğin ifadesidir.

Şiyar Amanos 1989 yılında PKK saflarına katılıyor. Lübnan/Beka’da eğitim görüyor. Daha sonra Güneybatı eyaleti denilen Adıyaman, Maraş ve Malatya’yı içine alan gerilla alanlarına gidiyor. Burada savaşıyor, komutanlık yapıyor. 1992 yılında Terzi Cemal’in kontra pratiğine hedef oluyor. Terzi Cemal tarafından tutuklanıyor. 1992 yılının sonunda tutukluyken kaçıyor. Akrabalarının bulunduğu İsviçre’ye gidiyor. 1993 yılında Terzi Cemal kontra pratiği nedeniyle örgüt tarafından tutuklanıyor. Bu tutuklama ve Terzi’nin pratiği Serxwebun’da yayınlanıyor. 

Şiyar Amanos Terzi Cemal’dan kaçmış, ama örgütten kopmamış. İsviçre’de bile kendini gizleyerek derneklere gidiyor. Partiden kopmanın büyük bir acısıyla yaşamını sürdürüyor. Yine bir gün derneğe gittiğinde Serxwebun’u okuyor. Serxwebun’da Terzi Cemal’in kontra pratiğinden dolayı tutuklandığını görüyor. Bunu görünce başı dönüyor ve bayılıyor. Çünkü yaşamında çok yeni bir dönem başlıyor. Ayıldığında kim olduğunu ve yaşadığı olayları anlatıyor; örgütle ilişkilenmek istiyor. 

Avrupa’daki yönetim hemen  yanına çağırır ve konuşur. Tüm yaşadıkları öğrenilir. Kendisi hemen önderlik sahasına gitmek istediğini söyler. Bu isteği ve yaşadıkları hemen Kürt Halk Önderine iletilir. Önderlik  hemen gelmesini ister. Örgütle buluştuğunda o kadar sevinçlidir ki, gözleri hiçbir şey görmez. Her şeye büyük bir sevgiyle yeni bir gözle bakar. Yaşadığı kopuş bitmiş, örgütüyle yeniden buluşmuştur. Önderliğin yanına gitmek için beklediği 15-20 gün onun için 15-20 yıl gibi gelir. 

Terzi Cemal’in tutuklamasından, kaçtıktan sonra ölü gibi yaşıyor. Bu aylarda yaşamadığını söylüyor. Yaşayıp da ölmek buna deniyormuş. Çünkü kendi yaşamını da toplumun yaşamını da PKK'de görmüş. PKK’siz yaşamın sadece kendisi için değil, tüm Kürtler için, hatta insanlık için ölüm olduğuna inanmış. Bu nedenle PKK’siz günleri ölüm olmuş, acı ve işkence içinde geçmiş. PKK ile yeniden buluşma ise onun için özgür ve anlamlı yaşama yeniden başlamak olmuş.

Bu duygularla Önderliğin yanına gitmeyi bekler. Önderlikle buluştuğunda ise onun için yaşamın bütün hedeflerine ulaşılmış olur. Yeniden önderlikle buluştuğuna inanmaz ve ne yapacağına şaşırır. Önderlikle karşılaştığında yeniden özgür yaşamla buluştuğunu ve var olduğuna inanır. Haftalarca ve aylarca bu yaşama ulaşmanın coşkusunu yaşar. Bir süre sonra tekrar özlediği Kürdistan dağlarına ulaşır. 1999 yılına kadar Kürdistan'ın birçok yerinde gerilla komutanlığı yapar. 

2004 1 Haziran hamlesinin başlamasından sonra yeniden gerilla savaşının zorlu alanlarına gitmek ister. Bunun örgüt içinde ortaya çıkan tasfiyeciliğe de verilecek en iyi cevap olduğunu söyler. 2007 yılında yeniden Amanoslara gider. Amanoslarda gerillacılığın yeniden geliştirilmesinde rol alır. 2009 yılında devletle ilişki içinde olan kişiler üzerinden zehirli erzak gönderilir. Şiyar arkadaş birkaç arkadaşıyla zehirlenir. Bir arkadaşları şehit düşer. Kendileri ise ölümden kurtulur. 2010 yılında Medya Savunma Alanlarına geldiğinde çok iyi tanıyan arkadaşları bile kendisini tanımaz. Atletik yapılı Şiyar gitmiş, bir deri bir kemik kalmış Şiyar gelmiş. Arkadaşların desteğiyle kendini toparlasa da zehirlenmenin etkisi bir türlü yok olmaz. Vücudu zehrin darbesini çok ağır bir biçimde almıştır. 

Biraz kendisini toparladıktan sonra PKK yönetici ve komutanlarının eğitim gördüğü PKK ocak eğitimine katılır. Eğitimini büyük coşkuyla tamamlar. Tüm komutanlar ve yöneticiler eğitimden aldığı güç ve coşkuyla yeni mücadele ve çalışma alanlarına gidecekleri gün büyük komutan ve devrimci Şiyar Amanos rahatsızlanır. Zehirlenmenin yarattığı bir rahatsızlanma kısa sürede ölüme yol açar. PKK Ocağı Şiyar Amanos’un şahadetiyle şok yaşar. Şiyar’ın şahadeti tüm Ocak öğrencileri için başarı yemini haline gelir.

İşte Kürt halkının mücadelesini yenilmez kılan gerçeklik budur. Bu özgürlük mücadelesinin ruhu, bu yaşanmışlıklarla oluşmuştur. Bu yaşam ve fedailik bu devrimciler için bir ödüldür. Şiyar Amanos da bu ödülü yaşamının 24 yılı sürdürüyor. Bundan sonra da ölümsüzler içinde yaşamaya devam edecektir.
Kürdistan Özgürlük Hareketi her biri Şiyar Amanos gibi olan fedailerin ruhuyla güçleniyor ve yenilmez hale geliyor. Tüm dünya PKK'nin neden yenilmez olduğuna şaşırıyor. Tüm baskılardan daha da güçlenerek çıkmasına şaşırıyor. Çünkü Kürt Özgürlük Mücadelesinin diyalektiği ve onu ayakta tutan temellerini göremiyorlar. Bu hareketi başka hareketler gibi ele alıyorlar. PKK hiçbir harekete benzemez. Kesinlikle PKK gerçeği hiçbir harekette yoktur, olması da zordur. Bu hareket her şeyden önce zorluklarda zafer edinmeyi ilke edinmiş bir harekettir. Çünkü Kürdistan'da zorluklarla mücadele etmeden en küçük bir başarı bile elde edilemez. Başarı diyalektiği zorluklarla mücadele etmek olan bir hareketi yenmek de mümkün değildir. Çünkü her zorluk bu hareket için aşılabilecek karakterdedir. İşte bu ruhu oluşturanlara Şiyar Amanos da eklenmiştir.

Şiyar Amanos bir yönüyle de Maraş, Malatya, Adıyaman, Sivas, Antep gibi Kürtlerin topraklarından göçertilip kültürel soykırıma uğratma politikasına karşı bir öfke patlamasıdır. Onun yaşam serüveni bu topraklarda yaşayan halkımızın vatan tutkusu ve özgürlük tutkusudur. Bu tutkuyla mayalanacak bu toprakların halkı da bu mücadeleye sahiplenerek kültürel soykırıma son verecektir. Binlerce yıldır öz kültürlerinin ve karakterlerinin oluştuğu bu coğrafya yeniden özgür ve demokratik yaşamın coğrafyası olacaktır.   

 

Mustafa Karasu

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info




Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.