4+4+4= Asimilasyon
Araştırmalar / 14 Eylül 2012 Cuma Saat 08:22
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ulus-devletlerin asimilasyon politikalarının hedefinde olan dil, bir halkın yaşayan ortak hafızasıdır.

“Savaş ve iktidar bloklarının en çok başvurdukları toplumsal politikalarından biri asimilasyondur. En genel deyimiyle kültürel eritme anlamına gelen asimilasyon politikalarındaki temel amaç, tahakküme tabi tuttuklarının tüm karşı direnç yeteneklerini ellerinden almak için, başta zihniyetin temel kullanım aracı olan dili uygulama dışı tutup, hakim dilin yoğun işlenişini ifade eder. Resmi dil yoluyla yerel dil ve kültür kadükleşip dolaşımda rol oynamayacak kadar daraltılır. Hakim dil-kültür yükselmenin, okumanın, siyaset ve ekonominin ifade dili olarak kullanana kazanım sağlar. Baskı altına alınan dil ve kültür ise kullanana zarar kaydettirir.”

 Ulus-devletlerin asimilasyon politikalarının hedefinde olan dil, bir halkın yaşayan ortak hafızasıdır. Dili yok edilen bir halkın tarihsel referansı, düşünme tarzı, kültürü de yok edilmiş olmaktadır. O nedenle her dil bir halktır. Dil bir iletişim aracı rolünü görürken aynı zamanda toplumsal kimliği ifade eder. Toplumsallıkta dil, tarih, toprak, inanç öğeleri öne çıkar. Ortak aidiyette kullanılan dil, tarihten taşıyıp getirdiği kültürlerin sürekliliğinin de garantisi olur.

  AKP KÜRT KADIN VE ÇOCUKLARINI HEDEF ALMAKTADIR

Ulus-devlet, sömürgeci ve asimilasyoncu yüzünü gizlemek için eğitim kurumları aracılığıyla yaptığı kültürel soykırımı ters yüz ederek “Toplumsal değişim, Toplumsallaşma, Modernleşme…” olgularına dayandırarak akla uydurma yöntemlerini geliştirmektedir.

AKP Devletince oluşturulan; Yatılı İlköğretim bölge Okulları(YİBO), Pansiyonlu ilköğretim Yatılı Okulları(PİYO) Kreşler, Ana Okulları İmam Hatipler ve bu okullarda zorunlu öğrenimi çekici kılmak için , ‘Haydi Kızlar Okula, Baba Beni Okula Gönder ve Toplumsal Kalkınma Projesi (TOKAP), Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM), Müfredat, Laboratuar Okulları (MLO)’gibi projeler ‘’Ulusal Eğitime Destek’’ adı altında, hazırlanan bu çalışma ve projeler başta yüzyıllardır Kürtçeyi bu güne getiren Kürt Kadınlarını ve ulusların geleceği olan çocukları hedef almaktadır.

Yeni doğan her çocuk 0-6 yaş arasında en çok annesiyle ilişkide bulunduğu için annesinin dilini öğrenir. AKP devletinin sömürgesi altında bulunan Kürdistan’da, okul çağına gelen her çocuk için ayrı bir dönem başlar. Çocuk artık ana dilini unutacak, hakim sömürgeci ulusun dili sonucunda,  başka bir dil öğrenmek zorunda bırakılacaktır. Resmi yazı dili sömürgecinin dili olduğu için çocuğun kişiliği üzerinde tahribatı büyük olurken bu etkinliği nedeniyle kendi ana dili unutturmayla yüz yüze bırakılacaktır. Çocuğun davranışları, kendi diliyle oluşan kültür dokusu, sürekli bir etkinlik içerisinde olmadığı için ulus-devletin kültürünün etkisi, çocuğun önceden anasından ait olduğu toplumsal yapıdan öğrendiklerini unutturmaktadır.

ÇILGIN DEVŞİRME PROJESİ 4+4+4

İşte günlerdir basında tartışılan 4+4+4 (4x3) adlı eğitim projesi devletin başta Kürdistan çocukları nezdinde yürüttüğü, başarısız olan asimilasyon politikalarının son araçlarından biridir. AKP devleti Kürdistan’da etkisini yitirdiği YİBO, PİYO ve ana okullara karşın bunu alternatif olarak görmektedir. 

Asimilasyon politikalarında en uç seviyeye gelen AKP devletinin 4+4+4 adlı eğitim sistemine ne yazık ki başta eğitimciler olmak üzere bir çok kişi sistemin asimilasyon aracı olma yanını değil de’’ Acaba çocuklar hazır mı hazır değil mi? Okullar uygun mu uygun değil mi?   ya da 66 aylık(5.5)çocuğun zekililiği’’ gündemde tutuldu. Elbette ki eğitim insanların doğal hakkı olduğundan belirtilen hususlar oldukça önemlidir. Ancak başta Kürdistan’da Kürtçenin resmi anlamda hiçbir şekilde AKP devletince tanınmaması,  AKP devletince Kürdistan da asimilasyon politikalarına hız vermesi, ABD’nin Pennsylvania eyaletinde bulunan Fetullah Gülen’in devletin asker, polis ve memuruna ‘‘Bölgeye (Kürdistan’a)  gideceksiniz, gidecek olanlarda ölümü göze almalı, ölümüne gitmeli. Başta doktor ve öğretmenler bölgenin insanıyla özel ilgilenmeli, özellikle öğretmenler çocuklara sevgi, hoşgörü beslemelidir. Onlar geleceğimizdir...’’diye üstü örtülü AKP’ye asimilasyon politikalarına hız vermesi konusunda talimat vermesi, Erdoğan’dan ‘’Bölgede asimilasyon politikalarına son verilmiştir’’ açıklaması gelmesi başta devletin asimilasyon gerçeğini ortaya koymakla beraber Kürtlerin boşa çıkarttığı asimilasyon araçlarına alternatifler devreye koyacağı yeni asimilasyon politikalarının adeta haberini vermekteydi. Bu politikalar Türk-İslam sentezini amaçlayan ‘HEDEF 2023’ projesine uygun olarak düşünüldüğü için de bu süreçte özellikle çocukların hedef alınması bizleri şaşırtmamaktadır.

AKP devleti ‘Hedef 2023’ projesi kapsamında Ortadoğu’ya hakim olma mücadelesini vermekle beraber bunun yolunun da Kürdistan’dan geçtiğini iyi bilmektedir. Yani Kürdistan’a sahip olan sömürgeci aynı zamanda Ortadoğu’ya hakimdir. Ancak Kürdistan’ı tam anlamıyla sömürge durumuna getirmekte kolay olmadığını bilen AKP devleti ‘gelecek olan çocuklar’ ve Kürt dili ve kültürü üzerinde bu çılgın devşirme projelerini uygulamaya koymaktadır.4+4+4 projesi tüm Türkiye çocuklarını etkilemektedir.  Çılgınlığı buradan gelmektedir. 

Tarihsel örnekler vererek niçin AKP devleti bu proje ile Kürt çocukları ve dilini hedef aldığını anlamak açısından yarar verecektir. ilk olarak Sümer hanedanları tarafından kendilerini korumak için Çocukları Edubalar’da eğiterek onlardan kana susamış-korkunç askerler ve gaddar bürokratlar yarattılar. Benzeri bir devşirmecilik sistemi Spartalılar’da görülmektedir. İşgal ettikleri topraklarda çocukları toplayarak kışlalarda acımasız asker olarak yetiştirdiler. Köleliğin yaygın olduğu Mısır’da da kölelerin çocukları yedi yaşından itibaren kışlalara alınarak onlara Furusiye eğitimi verdiler. Kışlalarda Furusiye eğitimi gören çocuklar topluma yabancılaştırılarak insanlık düşmanı savaşçılar haline getirildiler. Osmanlıların Yeniçeri Ocağı da bunlardan çok farklı değildir. Fethedilen yerlerdeki çocuklar devşirilerek Yeniçeri ocaklarında birer savaş makineleri yarattılar. Yeni Osmanlı olma yolunda ilerleyen AKP devleti de Kürt dilini Kürt çocuklarına unutturulmak onları Kürdistan’a yabancılaştırma amacını gütmektedir.  

Birçoğumuz bu sistemin (4+4+4) tüm Türkiye’de devreye gireceğini,  tüm çocukları etkileyeceğini, bilimsel olduğunu iddia edebilir. Ancak bu uygulamanın asıl amacı daha önce Bülent Arınç’ın ‘’Biz hükümet olarak dindar nesiller yetiştirmek istiyoruz.’’açıklaması beraberinde derslere onlarca ek dersin eklenmesi bununla hükümetin neyi amaçladığını apaçık ortaya koymaktadır. Bunlar uygulamayı meşrulaştırmaya yönelik sözler olmasıyla beraber eğitim ve dinlere karşı olmadığımızı da söylemek istiyoruz.  

ASİMİLASYON POLİTİKASI İSMET İNÖNÜ ÖNCÜLÜĞÜNDE BAŞLAMIŞTIR

Kürdistan ve Anadolu halklarının asimilasyonun bir devlet politikası olarak uygulamaya konulması, devletin ve doğal olarak İttihat Terakkinin tek partisi CHP ve İsmet İnönü öncülüğünde başlamıştır. İsmet İnönü, 5 Mayıs 1925 tarihinde Muallimler Birliği'nde yaptığı konuşmada, “Milli terbiye istiyoruz; bu ne demektir? Bizim terbiyemiz kendimizin olacak ve kendimiz için olacaktır. Bütün bu topraklara Türk mahiyeti veren bir Türk var. Fakat bu millet henüz istediğimiz yekpare millet manzarasını göstermiyor. Bu yekpare milliyet içinde yabancı harslar hep erimelidir. Bu milliyet kütlesi içinde ayrı medeniyetler olamaz. Bu vatan işte tek olan bu milletin ve bu milliyetindir. Bu memlekette her şeref ve her nimet Türkçe ve kendisini Türk hissedenlere verilecektir. Bu sözler tarihin tekerrürü gibidir.  

Bu amaçla 3 mart 1924'te çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Yasasıyla inkar ve asimilasyonu temel alan   “eğitim-öğretimin” yolu açılmıştır. Ayrıca “Şark Islahat Planı” da uygulamaya konulmuştur. Bu planın 17. maddesi şöyledir:

•    Madde 17. Fırat'ın batısındaki illerin batı bölümlerinde dağınık biçimde yerleşmiş Kürtlerin Kürtçe konuşmaları mutlaka yasaklanacaktır ve kız okullarına önem verilerek, kadınların Türkçe konuşmaları sağlanmalıdır.
” ifadeleriyle dile getirmiştir.
                    
Türk devletinin kurucu tekçi-ırkçı partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin azınlıklardan sorumlu 9. Bürosu tarafından Eylül 1925’te hazırlanan ve CHP Genel Sekreterliği'ne sunulan Şark Islahat Planının "Temsil İşinde Maarif Teşkilatı'nın Rolü" bölümünde ise asimilasyon için bir dizi önlem önerisinde bulunulmuştur:

-    Mecburi ilköğretimin devlet yardımıyla tam tatbiki.

-     Bu bölgede ilk ağızda münhasıran Kürt olan köylerde okul açılmayarak ilk önce nüfusu karışık olan köylerde açılması. Şimdiye kadar yapılan tecrübelerden okul bulunan muhtelif köylerde Kürt çocuklarının Türkçe konuştukları ve Türkçenin evlere girdiği, okul bulunmayan muhtelit (karışık) yerlerde ise Türk çocuklarının Kürtçe konuşarak Türklerin Kürtleştiği her zaman görülen ve idare adamlarımızca tespit edilen hadiselerdir.

-    Bir taraftan muhtelif köylerde ilköğretimi yayarken diğer taraftan da hususi bir Maarif Teşkilatı'yla sakinleri münhasıran Kürt olan köylerin çocukları için Bölge Yatılı İlkokulları tesisine başlanmalıdır. Bu okulların hedefi bu çocukları anadillerini unutturarak, Türkçe'yi ana dili yerine ikame etmek olacaktır. Bunun için bu okullar yarı yarıya Türk çocuklarından teşekkül etmelidir.

-    Bir dili en iyi ve kolay öğreten anadır. Bunun için bu mıntıkalarda kızların tahsiline bilhassa itina etmek temsili (asimilasyonu) bir kat daha kolaylaştıracaktır. Her türlü fedakarlık iktiham olunarak mükemmel kız mektepleri tesis ve kızların mekteplere rağbetlerinin suver-i adide ile temini lazımdır.

-    Kurulacak olan Maarif Teşkilatı'nda çalışacak öğretmenlerin anadillerinin Kürtçe olmamasına hususi surette itina ve dikkat edilmelidir. 

-    Bir topluluğun temsilinin (asimilasyonunun) ilk şartının o topluluğa kendi dilimizi öğretmek olduğu bir mütearifedir (bilinen şeydir). Bir dilin de ilk evvel bu mantık ve müessir yayın ve vasıtası okuyup yazmaktır. İnsanlık, büyük kitlelerin okuyup yazmasının henüz okuldan başka bir vasıtasını bulamamıştır. Bizim de bu vasıtaya mürecaatımız zaruridir. Bölgedeki insanlara kendi dilimizde okuyup yazmayı öğretmek zorundayız. Bu şekilde leyli iptidailer (yatılı okullar) suretiyle tercihan ve müstacelen bölgeler Kürtlüğe karışmaktan bir an evvel kurtarılmalıdır.

-    Bu memlekette her şerefin ve nimetin Türkçe ve kendisini Türk hissederek Türkçülükten başka bir kavmiyete bağlılık göstermeyenlere has olduğunun tam bir şuurla zihinlere nakşedilmesi.

-    Bu esaslar dahilinde kurulacak olan Maarif Teşkilatı'nda çalışacak öğretmenlerin anadillerinin Kürtçe olmamasına hususi surette itina ve dikkat edilmelidir.

-    Türklerle Kürtler aynı okulda okumalıdır. Bu Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır.
 

AKP’NİN ŞARK ISLAHAT PLANI

Eğitime dayalı asimilasyon, halklara benimsetmek, onları asimle ettirmek için okullar çok önemlidir. Bu anlayış CHP ile başlamasına rağmen günümüzde AKP Devleti tarafında da halen devam ettirilmektedir. Nitekim 2008 yılında ele geçirilen’’ AKP'nin Gizli Eylem Planı ve Uygulayacağı Tedbirler’’adlı belge ‘Şark Islahat Planın’ yeni versiyonunu ortaya koymakla beraber 4+4+4 adlı sistemin asıl öncesi ve Kürdistan’da kime hizmet ettiğini ortaya koymaktadır.

AKP, 'Gizli Eylem Planı ve Uygulanacak Tedbirler' başlığıyla, Kürt sorunu ile ilgili 62 maddelik tedbirler sıralamış. Bu maddeleri uygulayacak kurumlar da tek tek tespit edilmiştir. Kürtlerle ilgili eylem gizli planından birkaç alıntı bize fikir verecektir:

Tedbir No:
Milli Eğitim Bakanlığınca, bölgede görev yapan/ yapacak öğretmenler eğitilecek, ayrıca ders programları milli birliği sağlayacak ve pekiştirecek şekilde geliştirilecektir.

Tedbir No: 24
Okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması hızlandırılacak, çocukların düzgün Türkçe öğrenmeleri ve erken yaşta eğitim sistemine dahil edilmeleri sağlanacaktır. Bölge çocuklarına her eğitim düzeyinde burs / parasız barınma / yatılı okuma imkanları sağlanacak, özellikle kız çocukları bu konuda desteklenecektir.

Tedbir No: 25
Bölgedeki Yatılı İlköğretim Bölge Okulları ve Pansiyonlu İlköğretim Okulları'nın etkin ve amaca uygun hale getirilebilmesi maksadıyla; Bu okulların kapasiteleri dolmadan taşımalı eğitime yönelinmeyecektir. Kız öğrencilere yönelik Yatılı İlköğretim Bölge Okulları ile bu okullarda görevli bayan öğretmen sayısı artırılacak; bu okullar kız öğrenciler için çekici hale getirilecektir.

Tedbir No: 26
Bölgede okuma-yazma bilmeyen ve özellikle Türkçe bilmeyen kadınlar ile çocuklar için, Milli Eğitim Müdürlüğünce mahallindeki okulların fiziki imkanlarından yararlanılarak Türkçe okuma yazma kursları düzenlenecek ve bu çalışma Milli Eğitim Müdürlüğü-Yerel Televizyonların işbirliği ile uzaktan eğitim imkanları kullanılarak, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının desteği ile gerçekleştirilecektir. Bu çalışma eğitim-öğretim seferberliği şeklinde uygulanacaktır. Türkçe öğretmen ihtiyacının karşılanması için gerekli planlama yapılacaktır.

Tedbir No: 30
Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılması konusunun 'Bağımsız Kürdistan ve Kürt Ulusu yaratma' gayretlerinin bir parçası olduğu hususunun, bölücü terör örgütü ve yandaşı kuruluşlar ile bağlantısı ortaya konulacak; ulaşılan sonuçlar yurt içi ve dışındaki çalışmalarda bir mesnet olarak kullanılacaktır. Bölücü terör örgütünün siyasal alanda çok önem verdiği ve üzerinde çalıştığı bu konunun, binlerce yıldır birlikte yaşamış milletimizi birbirine kenetleyen dil bağını koparma maksatlı olduğu, Türkiye'de Türkçe'den başka resmi dil ve eğitim dilinin kabul edilmeyeceği uluslararası her platformda ifade edilecektir. Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerin öğrenimi yapılırken, bunlardan herhangi birinin eğitim-öğretim dili olmasına izin verilmeyecektir.

Tedbir No: 36
Ana çocuk sağlığı, aile planlaması / üreme sağlığı hizmetlerinin etkinleştirilmesi, ulaşabilirliğinin artırılması, bu hizmetlerin ücretsiz olarak sağlanmasının temini yanında, hizmetin benimsetilmesi amacıyla Halk Eğitimi faaliyetleri yaygınlaştırılacaktır. Özellikle bayan kadın doğum uzmanlarının bölgede görev almaları sağlanacaktır. Nüfus ve aile planlamasının önemini anlatan öykü ve masal kitapları, çizgi filmleri vb. özel bir ihtisas komisyonu marifeti ile hazırlanacak ve hedef kitleye ulaşması sağlanacaktır... Nüfus ve aile planlaması konusunda çalışmalar yapacak Sivil Toplum Kuruluşları teşvik edilecek ve bu kuruluşlara her türlü destek verilecektir.' (AKP’nin gizli eylem Planından)

 Munzur Botan

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info
                                                                                                                                                     



            
               

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.