Kürtler Sıfatlarınıza Tükürür
Basından Seçmeler / 21 Ağustos 2012 Salı Saat 09:12
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BDP’ye, Kürt halkına ve dağdaki çocuklarına hakaretler yağdıran, tehditler savuran ve bunu din istismarıyla pekişteren AKP’liler,

AB Bakanından, Başbakan Yardımcısı’na, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’ndan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı‘na kadar bütün AKP zevatı, zembereğinden boşaldı, ırkçı söylemler ve devletçi tehditler havada uçuştu.

Şemdinli’de incelemelerde bulunan siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri ile milletvekillerinden oluşan heyetin, HPG’nin alan hâkimiyetini teyit edip Türk devlet yalanlarının deşifre olmasına vesile olmasıyla gerilen AKP’nin sözcüleri, kin kusmaya devam ediyor.

BDP’ye, Kürt halkına ve dağdaki çocuklarına hakaretler yağdıran, tehditler savuran ve bunu din istismarıyla pekişteren AKP’liler, bir yandan “şehit edebiyatı” yapmayı sürdürdü. İşte sıfatlarını unutup meşreplerince hünküren AKP’lilerden seçkiler:

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, savcılığın gerekli soruşturmayı başlattığını belirterek, “Toplum, dağlarda eli silahlı eşkıyalarla yolda buluşan bir milletvekili profili istemez’’ dedi.

Avrupa Birliği Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağış, Kürt vatandaşların en büyük düşmanının BDP olduğunu savunarak, “Bunu son görüntü ortaya koymuştur. Türkiye Cumhuriyeti devleti güçlü bir devlettir. Biz bin yılı aşkın süredir kendi devletini yöneten bir milletiz. Çok daha büyük sorunları geride bıraktık’’ diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ‘’BDP’lilerin PKK ile görüşmeleri bizi hiç yadırgamadı. PKK terör örgütünün bir uzantısı olduğunu bütün Türkiye biliyor’’ şeklinde konuştu.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, BDP’lileri şuursuzlukla suçlayarak, “Bu bayram tüm bu saldırılar karşısında manevi birliğimizin daha güçlendiği bir bayram olmuştur” dedi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, bu durumun asla tasvip edilemez olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: ‘’Son derece yanlış bir görüntü olmuştur. Son derece çirkin, yakışıksız bir tavır olmuştur. Ben şiddetle terörü lanetliyorum. Terörü cesaretlendirme girişimlerini de aynı ölçüde kınıyorum.’’

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, devlet güçlerinin ölüm haberleriyle gözyaşı döktüğünü belirterek, ‘’Acılarımıza, yaralarımıza kezzap döken başka bir olay daha oldu” dedi ve ekledi: “BDP’li milletvekillerinin PKK’lı teröristler ile buluşması yol kesmeden ziyade adeta bir bayramlaşmayı andırıyor. Bu yaşananlar bombalama olayından daha da kötü’’ dedi. Arınç, bu olayın 75 milyon insanın acısıyla alay etmek olduğunu iddia ederek, şunları kaydetti: “Bu acılı olay utanç vericidir, hicap duyacağımız bir iştir. Polisin şehit edilmesinden daha çirkin, iğrençtir ve milletimizin duygularıyla alay etmektir. Şehitlerin kanlarıyla alay etmektir. Vatanımız milletimizin bütünlüğünü hiçe saymaktır, hayatını ortaya koyan, silaha karşı göğsünü siper eden insanlarımızın acılı aileleriyle ve 75 milyon insanımızın acısıyla alay etmektir.’’

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, kısa bir yorum yapmak istediğini belirterek, şöyle dedi: ‘’BDP, yani içinde ‘barış’ adı geçen partinin şu ana kadar yaptığı, takiyenin bundan sonra tersine bir hareket sergileyeceğinin itirafıdır. BDP, ‘Biz şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti’ne takiye yaptık ama bu kucaklaşmayla beraber bu takiyeden vazgeçtik, bunları itiraf ediyoruz’ demektedir. O yüzden herhalde isimlerini de değiştireceklerdir. ‘Barış’ yerine o kucaklaşmaya uygun, o fotoğrafa uygun bir alt yazı mutlaka yazacaklardır.’’

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut “Devletimiz güçlü bir devlet, ekonomimiz büyük bir ekonomi, ordumuz dünyanın sayılı ordularından biri. Bu işin üstesinden geleceğiz’’ diye katıldı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, “Eğer buradan, ayrılıktan beslenen bir annelik varsa, bunu kabul etmemiz mümkün değil. Artık, kimin neyi niçin yaptığı ortaya çıkmaktadır. Çok daha açık bir şekilde onların maksatları hasıl olmuştur ve gerekli cevabı milletimizin feraseti, sağduyusu verecektir’’ dedi.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, siyaset kurumu adına çok üzüntü verici olduğunu belirterek, “Bence bu BDP’nin bir anlamda kendini inkârı da demektir. Biz, kim ne yaparsa yapsın. Kendi doğrularımızı yapmaya devam edeceğiz. Fiziki olarak kaybettiği gücü psikolojik olarak telafi etmeye, kendini güçlü göstermeye çalışıyor’’ dedi.

Acılar ne zaman ortak oldu?

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’’ın BDP’li vekillere yönelik ağır suçlamalarını “ibretle okuduğunu” söyleyerek, ”75 milyonun acısı ne zaman ortak oldu? Ne zaman Kürtlerin sevinçleri ve acılarına ortak oldunuz?” diye sordu.

Aydar, Twitter üzeri yaptığı açıklamaların ardından ANF’’ye konuştu. Aydar, Twitter’’daki hesabında şunları yazdı:

- Bu olay ne acıdır, ne de hicap duyulacak bir olaydır.

- BDP’’nin silah zoruyla oy aldığı kuyruklu bir yalandır.

-  Silah zoru ve devlet imkânlarıyla oy alan bizzat AKP’’dir.

- Sadece BDP’’ye Hazine yardımı verilmiyor.

- Kürtler temsil edilmesin diye yüzde 10 barajı duruyor.

- Bunları yaparken sende hak, hukuk, adalet, vicdan, ahlak, din, iman ve Allah korkusu var mıdır?

-  Bu insanları kucaklamak, neden günah olsun? Bu insanlar senin zulmünden kaçarak o dağlara çıktılar. Bu insanları kucaklamak, Allah’’a daha fazla yaklaşmaktır.

- Peki, sen Roboskî’de çoğu çocuk 34 insanı katlederken Allah’’tan korkmadın mı?

- Sen işkenceci ve tecavüzcüleri müdür yaparken Allah’’tan korkmadın mı?

Egemenlikçi ve ırkçı

Arınç’’ın “75 milyon insanı acısıyla alay edildiği” yönündeki sözlerini de değerlendiren Aydar, ““75 milyon insanın acısından bahsediyorsun, 75 milyonun ne zaman acısı ortak oldu, ne zaman Kürtlerin sevinçleri veya acılarına ortak oldunuz? Kendinizi ne sanıyorsunuz? Dersim’’de mi, Zilan’da mı, Piran’’da mı ortak oldunuz?” diye sordu.

Tümüyle egemenlikçi ve ırkçı bir dilin kullanıldığını ifade eden Arınç, tehditlerle de sorunun çözülmeyeceğini belirtti. Aydar, “”Bu dil, daha fazla kan, daha fazla insan ölümüne yol açar” diye uyardı.

Kürtler evlatlarını seviyor

Arınç ve egemenlerin, Kürtleri ve evlatlarını sevmeyebileceğini ama Kürtlerin kendi çocuklarını, hele kendisi için dağa çıkmış evlatlarını daha çok sevdiklerini vurgulayan Aydar, “şehitlik” kavramını düzeltti: “Onlarca insanı paralı asker olarak tutmuşsunuz, kelle avcılığı yaptırıyorsunuz. Öldüğünde de şehit diyorsunuz, ne zaman para için kelle avcılığı şehitlik oldu? Bu adamlar para almazlarsa giderler mi? Kelle başına para alıyorlar, ikramiye alıyorlar. Böyle şehitlik olmaz”.”

Ortak duygu yok

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’’in Hakkâri ziyaretini de değerlendiren Aydar, Hakkâri halkını kutladı. Aydar şöyle dedi: “İçişleri Bakanı bayram günü gidiyor, katillerle, kelle avcıları ile bayramı geçiriyor. Bütün bunları biz de görüyoruz. Burada ortak duygudan bahsedilemez.”-Yeni Özgür Politika

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

               

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.