AKP Batı Kürdistan’a müdahale ediyor
Serbest Yazılar / 06 Temmuz 2012 Cuma Saat 18:56
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ABD ve AB Suriye’deki iç sorunun daha da alevlenmesi için AKP eliyle kirli senaryolarını adım adım uyguluyorlar.

Ortadoğu’da Kapitalist Modernist sistem kendi inşası olan Tunus, Mısır ve Suriye gibi diktatoryal rejimlere karşı gelişen halkların isyanının önünü alamayınca kendi kontrolüne alarak içini boşaltmaya çalıştı. Bu çerçevede ABD ve AB Türkiye’yi Ortadoğu’yu dizayn projesinin piyonu olarak kullanarak amaçlarına ulaşmaya çalışıyor. Kürtlere ve diğer etnikteki halklara yapılan katliam, baskı, sömürü, talan, asimilasyona göz yumarak halkların temel hak ve özgürlükleri kısıtlanıyor. Sanki hiçbir sorun yokmuş gibi ne kadar demokratik olduklarını gösteriyorlar. Askerlerin ve gerillaların yaşamlarını yitirmesinden sorumlu olan ve Ortadoğu’da halkların eşitlikçi, özgür ve demokratik bir yaşamı engelleyenler ABD ve AB’dir. ABD ve AB Ortadoğu’da onlarca yıl destekledikleri diktatörlüklere karşı halkın isyanı durdurulmayacak bir şekilde gelişince hazırladıkları plan ve projeler çerçevesinde dezenformasyon haberler ile kaosu derinleştirerek süreci manipüle etmeye çalıştılar.


ABD ve AB’nin piyonu Türkiye ne yapmaya çalışıyor?

ABD ve AB Suriye’deki iç sorunun daha da alevlenmesi için AKP eliyle kirli senaryolarını adım adım uyguluyorlar. Bu senaryoların bir parçası olan Türkiye Suriye’deki iç sorunu bahane ederek kendi ülkesinin sınırlarını koruma adı altında asker, lojistik ve tekniki malzeme yığınağı yapıyor. Mülteci kampı adı altında Suriye’den gelecek olan sığınmacılar için Kızılay yoluyla acılan çadırlarda kendi askerini kamuflajlı bir şekilde bekletiliyor. Türkiye – Suriye sınırındaki Hatay ile İskenderun sınırında bekletilen donanımlı askerlerin yanı sıra Ak Deniz de İskenderun deniz kuvvetlerine bağlı deniz birliklerinin her an Suriye’ye bir çıkartma yapacakmış gibi hazır bulunduruyor. Deniz güvenliğinden sonra Türkiye’nin kara sınırındaki Mardin’den Şırnak’a kadar olan sınır şeridine ağır silahlar,  tank, lojistik ve askeri sevkiyatın yaparak, Antep’in Kilis ilçesindeki sınıra da radar sistemi ve askeri birlikler kaydırılıyor. Suriye’yle olan sınır boylarını adeta ablukaya almıştır. Hava kuvvetlerine bağlı Diyarbakır ve Malatya’daki hava üslerinde ise savaş uçaklarını saldırı için bekletiliyor. Suriye sınırında casus uçaklar da alçak uçuşlar yapılıyor. Yine NATO, ABD ve AB’nin Suriye’deki iktidar karşıtlarına ekonomik ve silah yardımlarını Türkiye üzerinden yapıldığı açıktır. En son Suriye’deki Esad karşıtlarına Hatay üzerinden Suriye’ye silah soktukları ortaya çıktı. Suriye’de desteklenen Esad karşıtlarına her türlü katliamı gerçekleştirerek dezenformasyon haberlerle sanki Suriye’nin güvenlik güçleri yapmış gibi gösteriliyor. Suriye’ye uluslararası güçlerin müdahale etmesi için piyon olarak öne çıkartılan Türkiye onların istediği şekilde rolünü oynaması, G20 zirvesinde Erdoğan’ın Obama ile görüşmesinin ardından Suriye ordusuna sızdırılan casuslarının talimatlarıyla Türkiye’nin F4 savaş uçağının düşürülmesiyle gündem yaratıldı. Düşürülen uçağın ardından Suriye ordusundan bir generalin otuz üç asker ile birlikte Türkiye’ye sığınması düşündürücüdür. Suriye’nin Türkiye uçağını düşürmesinin hemen ardından NATO’ya üye olan devletlerin temsilcilerinin hemen toplanma kararı alması, ABD Dış İşleri Bakanı Clinton’un sert bir açıklamayla Suriye’yi eleştirmesi yine AB’ye üye olan devletlerden de olumsuz açıklamaların gelmesi Suriye’nin parçalama sinyallerinin göstergesidir.


109 askerin ölümünü ve düşürülen 4 Skorsky’i bırakıp Suriye’yle uğraşıyor

Yıllardır kendi iç sorununa çözüm getirmeyen Türkiye, Kürtlere ve diğer etnik kökenli halklara yapılan katliam, baskı, sömürü, talan, asimilasyon vs. görmeyerek talan ile gasp edilen bu halkların temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayarak sanki hiçbir sorun yokmuş gibi kamuoyuna yansıtılıyor. Oysaki dünyadaki devletlerin öyle olmadığını bilerek buna sessiz kaldığını bütün halklar biliyor. Türkiye’nin 34 yıldır PKK ile savaşarak bir türlü başarı elde etmeyerek askeri operasyonları her seferinde gerillalar tarafından boşa çıkartıldığı gibi Kürt haklıda siyasi operasyonları boşa çıkartılmayı başarıyor. Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerini savunan ve gasp edilen değerleri geri almak ve korumak için Kürtlerin savunma gücü olan HPG’nin 19 Haziran’da Rubarok, Oramar, Dağlıca ve Şıtazan da Türk ordusuyla gerçekleşen eylemler sonucunda HPG gerillalarının Türkiye’ye ait 4 Skorsky düşürülürken 3 kobra ile 6 skorsky de darbelendi. 109 asker öldü. 100’den fazla asker de yaralandı. 15 gerillanın da yaşamını yitirdiğini kamuoyu bildiği halde sessiz kalmıştı. Bir günün bilançosu bunlar iken dünya liderleri bu eylemler için sessiz kalmıştı. Dünya bir F4 uçağı düşürüldüğü iki pilottan haber alınmadığı için en sert açıklamaları yapıtlar. Türkiye’de gerilla eylemlerinden hala ders çıkarmayarak kendilerine askerlik yapacak olan fakir halkın çocuklarını kurban olarak kullanılmaya devam edeceğini gösteriyor. ABD-AB ve onun operasyonel örgütü NATO ise sermayelerine sermaye katmak ve Türkiye’yi kendilerine muhtaç bırakmak için Kobra ve skorsky satmak için sevindikleri için seslerini çıkartmıyorlar.


AKP Batı Kürdistanlıları hedef aldı

AKP devletinin Dış İşleri bakanlığı Suriye’ye müdahale etmek için Hewler ve Halep konsolosluklarına gizli belgeler gönderdi. Gönderilen belgelerde Batı Kürdistan’daki Kürtleri karalamak, itibarlarını zedelemek, Araplara Kürtleri hedef olarak göstermek, Kürtleri birbirine düşürmek gibi konuları içeren maddeler yer alıyor. Batı Kürdistanlıları Suriye’den göçe zorlamak için her türlü senaryolar uygulanıyor. Göçe zorlanan Kürtlerin Irak ve Federal Kürdistan’da kurulan kod isimli şirketlerde çalışmalarına yardımcı olmak, AKP devleti tarafından acılan YNK ve KDP bünyesindeki kentlere ve kamplarda kalmalarını teşvik etmeye çalışılıyor. Batı Kürdistan’daki PYD’nin(Demokratik Birlik Partisi) faaliyetlerini engellemek için jet hızıyla karalama kampanyalarının yapılması isteniyor. Suriye rejiminin kırılma noktasına geldiği bu günlerde Kürtler kendi güvenliklerini kendileri sağlıyor. Kürtlerin yaşadıkları şehirlerde şehrin giriş ve çıkışlarını denetim altına alarak şüpheli kişilerin şehre girmelerini engelliyor. Meşru savunmanın gereği yerin getiriliyor.

Reşit Dîlan/Qamişlo

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info    
Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.