Fetullahçılar Güney Kürdistan’daki Okullarında Kürtçeyi Yasaklıyor
Makaleler / 29 Ocak 2012 Pazar Saat 09:35
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Cemaatin Güney Kürdistan’ın Hewlêr, Süleymaniye ve Kerkük şehirlerinde okulları bulunuyor. Bu okulları ilçelerde de açma girişimleri var.

Güney Kürdistan’da yayın yapan “Sivil” dergisi geçen ay Fetullahçıların burada nasıl, için için bir kültürel, ekonomik ve siyasi işgal faaliyeti yürüttüklerini konu alan bir dosya yayınladı. Çarpıcı bilgi ve tespitlerin yer aldığı yazıda cemaatin bu konuda aldığı mesafe gözler önüne seriliyor. Cemaatin Güney’de açtığı birçok okulda okuyan bazı öğrencilerin yakındıkları uygulamalar, derginin söz konusu yazısını teyit eder nitelikte. Cemaatin son “marifet”lerinden biri de Güney Kürdistan’da Kürtçeyi yasaklamak!

Cemaatin Güney Kürdistan’ın Hewlêr, Süleymaniye ve Kerkük şehirlerinde okulları bulunuyor. Bu okulları ilçelerde de açma girişimleri var. Şimdilik bu yönlü hazırlıkların yapıldığı bir ilçe de Güney’de ismi “şehit” tabiri ile anılan Halepçe’dir. Fetullahçıların mevcut durumda Hewlêr’de; Fezalar eğitim kurumu, Işık dil merkezi, Işık ilköğretim okulu, Nilüfer kız koleji, Işık erkek koleji ve Işık üniversitesi bulunuyor. Süleymaniye’de ise; Süleymaniye kız koleji, Selahaddin Eyyubi erkek koleji ve Selahaddin Eyyubi dil merkezi var. Son olarak da yine bu şehirde okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklar için yeni bir okul açıldı. Bu okullarda genel itibarıyla Türkçe, İngilizce, Arapça ve Kürtçe (Sorani) dillerinde eğitim veriliyor.  Başlangıçta, okullara öğrenci alımlarında bir ayırıma gidilmiyor. Fakat sonradan yetenekli ve zeki bulunan öğrenciler ayrıştırılarak esas strateji hayata geçiriliyor.

Ayrıştırdıkları bu öğrenciler “tatil” adı altında yaz mevsiminde Türkiye’ye götürülerek burada daha “özel” eğitimlere tabi tutuluyorlar. Hatta bunlardan bir kısmının aileleri de bu “özel” politikaların kapsamına alınıyor. Böylece cemaatin temel stratejisi olan “sızma” ve “içten fetih” yaşamsallaştırılıyor.

Bu okullarda okuyan birçok öğrenci öğretmenlerinin, gittikçe daha da sertleşen yöntemlerle okulda ve hatta evde Kürtçe konuşmamaları ve Türkçeyi esas almaları yönünde baskı geliştirdiklerini ifade ediyorlar. Bu baskı ve yasaklamayı gerekçelemek için de “güzel ve düzgün Türkçe konuşmayı başarmaları halinde Türkiye’de kendilerine iş imkânı sağlayacaklarını ve Türkçenin iyi bir gelecek vaat ettiğini” ileri sürüyorlarmış. Ayrıca Türkçeyi özendirmek ve cazibeli göstermek için özel çaba sarf ediyorlarmış.  Bu uygulama ve politikaların etkili olduğu da rahatlıkla gözlemlenebiliyor. Binlerce öğrencinin okuduğu bu okullarda Türkçenin git gide daha fazla hâkim hale getirildiği rahatlıkla fark ediliyor. Bu durum salt okullarla da sınırlı değil. Okullardan başlatılan bu “harekât”ın etkileri ailelere ve sokağa da yansıyor. Türk televizyonları da bu yönlü önemli bir rol oynuyor. Okullardaki “eğitim”i evde “diziler” tamamlıyor. Ne yazık ki “ilgi çeken” dizilerin çoğunluğunda da Kürtler aşağılanıyor. Bunlar cemaatin çevirdiği malum diziler…

Güney Kürdistan yönetiminin izlediği politika(sızlık) da cemaat için muazzam bir zemin hazırlıyor. Ulusal ve toplumsal bir kültür ve eğitim politikasından yoksun yönetim, meydanı cemaate terk etmiş durumda. Cemaat ise bu meydanda cirit atıyor. Bunun bir abartı olmadığına göstereceğimiz kanıt ise bizzat Güney Kürdistan yöneticilerinin birçoğunun çocuklarının eğitimi için bu cemaat okullarını tercih etmeleridir.

Cemaat bu “cirit oyunu”nu ekonomi, siyaset ve sağlık alanlarında da oynuyor. Aldığı büyük ihalelerle cemaat, ekonomik alanda günden güne büyüyor. Siyaset ve istihbaratın merkezleri ise başta TC’nin Hewlêr konsolosluğu olmak üzere onlarca cemaat evidir. Hewlêr’in en işlek hastanelerinden biri ise cemaate ait. Şimdi Süleymaniye’de de bir hastane açma hazırlıkları var.

Tüm bu “işleyiş”te cemaat, Güney’deki Amerikalılarla çok sıkı ve “özel” bir işbirliği ve  “dayanışma” içerisindedir. Elbette bu bir sır değil. Dünyanın neresinde ABD varsa orada cemaati de bulursunuz ve dünyanın neresinde cemaat varsa içerisinde türlü “makam”larda Amerikalıları bulursunuz. Üstelik bunlar öyle sıradan Amerikalılar da değildir. En başta da istihbaratçılar buralarda “çalışıyor”. Rusya yönetiminin geçmişte cemaat okullarını kapatmasının nedeni de budur.

Kısacası çok da uzak olmayan bir gelecekte Güney Kürdistan yönetiminin çeşitli kademelerinde “Kürt” kılığında cemaat üyeleri gördüğümüzde şaşırmayalım.  Çünkü sözünü ettiğimiz tüm uygulamalar o kademelere yol döşüyor!

Akif Roj

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info   

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.