İkna Edemedim, O Yüzden Kimyasal Kullandım!
Makaleler / 26 Aralık 2011 Pazartesi Saat 09:40
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
TC devleti son günlerde gerilla ile yaşanan çatışmalar sonucunda valileri aracılığıyla ilginç açıklamalarda bulunuyor.

TC devleti son günlerde gerilla ile yaşanan çatışmalar sonucunda valileri aracılığıyla ilginç açıklamalarda bulunuyor. Buna göre sözde “mağaralarda kıstırılan” gerillalara önce teslimiyet çağrısı yapılıyor. Bunun için “dünyada emsali görülmemiş bir sabır” gösteriliyor. Artık “devletin şefkati” devredeymiş.

Bu açıklamaların hemen peşinden ise kimyasal silahlarla yakılmış tanınmaz haldeki gerilla cenazeleri Malatya’ya gönderiliyor.

Tam bir Osmanlı ikiyüzlülüğü, bir TC pişkinliği, bir AKP sinsiliği!

Sen kalk ABD ve NATO’nun son tekniğini al, üstüne üstlük kimyasal silah kullan, sonra da şefkat ve merhametten söz et!

TC devleti, gerilla ile olan savaşında “gayrı nizami harp” tabirini kullanıyor. Bu tabir düzenli orduların gerilla ile olan savaşları için kullanılır. Türk devleti bundan söz ederken ne derece dezavantajlı olduğunu da vurguluyor. Öyle ya kendisi düzenli ordu ve karşısında cephe savaşı yürütmeyen gerilla birlikleri var! Oysa TC ile PKK savaşı tüm devlet-gerilla savaşlarından çok daha farklıdır. Çünkü yaklaşık 30 yıllık savaşta TC hep NATO’nun son tekniğine ve gelişmiş silahlarına dayandı ve sık sık da kimyasal silah kullandı.

Bu anlamda esas itibarıyla dezavantajlı durumda olan gerilladır. Yine savaş kurallarına uyan gerilla olmasına rağmen başta yasak silahlar olmak üzere tüm savaş kurallarını hiçe sayan TC’dir. Zaten öteden beri kirli bir savaş yürütmektedir. Bunun son örneği geçtiğimiz Ekim ayında yaşanan Çukurca çatışmalarıdır. İlkin, Türk ordusunun en güçlü olduğu ve Kürdistan’daki merkezi üslerinin bulunduğu alana gerilla, çok başarılı bir operasyon düzenledi. TC ordusu tüm böbürlenmelerine rağmen en güçlü olduğu yerde en ağır darbeyi yedi.

Fakat peşinden NATO’nun tüm teknik takip araçlarını devreye koyarak yerlerini keşfettiği gerillalara kimyasal, napalm ve onlarca ağır bombalarla saldırdı. Sonra da bunu bir savaş başarısı gibi gösterdi!

Oysa bu bir ordu için savaş suçudur, yüzkarası bir durumdur ve zayıflıktır, güçsüzlüktür.

Şimdi aynı ordu gerillaya sözde şefkat gösteriyor.

Zalimlere dayanarak, onların ajanlığını ve taşeronluğunu yapanların şefkat ve merhametten bahsetmesi abestir. Türk devlet yetkilileri her gün verdikleri demeçlerde Amerika ve Avrupa’nın, PKK karşısında yeterli desteği vermediklerinden yakınarak adeta dilenmektedirler. ABD ve Avrupa yetkilileri ise bu iddiaların doğru olmadığını ve Türkiye’ye sonuna kadar destek verdiklerini ısrarla tekrar ediyorlar. Son olarak ABD Savunma bakanı, PKK’ye karşı, TC’ye her türlü desteği anlık olarak verdiklerini bir daha tekrarladı.

İşte asıl gayrı nizami harp budur!

Fakat TC’nin bu son konsepti de akamete uğramaya mahkûmdur. Şimdilik, en gelişkin gözetleme ve takip araçlarıyla gerillanın mevsimsel zorluklarından yararlanarak operasyonlar düzenlemekte ve kullandığı kimyasal silah ile bazı kayıplar verdirmeye çalışmaktadır.

Ama teknik insandan üstün olamaz! En gelişkin teknik bile insan iradesi, bilinci, mücadele azmi ve kararlılığı karşısında yenilmeye mahkûmdur. Geride bıraktığımız 30 yıllık savaş bunu ispatladı. Bunun örnekleri başka ülkelerde de yaşandı.

Dolayısıyla TC’nin NATO patentli silahları ve operasyonları yine sonuç vermeyecektir. Siyasi operasyonları ise geri tepip kendisini vuracaktır. AKP’nin embesil kurmaylarının her gün ekranlara çıkıp boş bulutlar gibi gürlemeleri, yaşadıkları korkunun dışavurumudur.

Çünkü, Kürt halkı dört parça Kürdistan’da son sürat özgürlüğe koşuyor ve bu Türk devletini iyice paniğe sevk ediyor.

Dolayısıyla TC’nin uyduruk şefkati de, kimyasal silahları da, ABD-NATO taşeronluğu da kendisine hiçbir fayda getirmeyecektir.

Korkunun ecele faydası yoktur…

Akif Roj  

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info   

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.