Kooperatifçiliğin Doğuşu ve Gelişimi-2
Dizi Yazı / 31 Temmuz 2011 Pazar Saat 09:15
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye de (Osmanlılar) kooperatifçilik hareketinin Mithat Paşa 'nın kurmuş olduğu Memleket Sandıklarıyla başlamış olduğu kabul edilmektedir.

Türkiye'de Kooperatifçiliğin Doğuşu ve Gelişimi

Türkiye de (Osmanlılar) kooperatifçilik hareketinin Mithat Paşa 'nın kurmuş olduğu Memleket Sandıklarıyla başlamış olduğu kabul edilmektedir.

Mithat Paşa “Memleket Sandığı” adını verdiği ilk tarım kredi organizasyonu 1863 yılında o zaman valisi olduğu Niş şehrinin Pirot kasabasında kurmuştur. İlk denemeden olumlu sonuçlar almış ve dolayısıyla bu şekildeki sandıkların bütün ülkede kurulmasının çok faydalı olacağını düşünmüştür. Düşüncelerini uygulama amacıyla hazırladığı bir nizamname hükümetçe kabul edilmiş ve memleket sandıkları adı verilen bu teşkilatın ülkenin her tarafında kurulmaları bütün valilere görev olarak verilmiştir. Bu şekilde devlet tarımsal işlerini de kendi idari işleri arasına almıştır. Mithat Paşa 'nın hazırlamış olduğu bu nizamname hükümetçe 1867 yılında kabul edilmiştir. Bu nizamname 29 maddeden ve iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sermaye, idare, ikraz ve kazanç, ikinci bölümde ise sandık tarafından izlenecek muhasebe usulü belirtilmiştir. Mithat Paşa 'nın bu nizamnamesi ile Türkiye de tarım kredi kooperatifçiliğinin temeli atılmış olmaktadır.

Memleket sandıkları köylere kadar gitmemiş ve yalnız kaza merkezlerinde kurulmuştur.

Memleket sandıkları başlangıçta köylüler tarafından pekiyi karşılanmamıştır. Sonra gelişme göstermiş ve benimsenmişlerdir.

Birçok kazada kurulmuş olan memleket sandıkları, her tarafta arzu edildiği gibi gelişmemişler ve iyi işleyen sandıkların sayısı gitgide azalmaya başlamıştır. Sandıkların bu durumları karşısında onları tekrar canlandırabilmek için 1883 yılında bazı önlemler alınmıştır. O zamana kadar sandıkların sermaye birikimine yarayan imece ve çift hayvan başına 15 kg buğday toplanmasının hem zor, hem de eşitlikten uzak olması sebebiyle sandıklara daima ve eşitliği sağlayacak bir gelir yolu aranmıştır. Bunun içinde sandıklara sermaye olarak verilmek üzere aşar vergisinin bir miktar çoğaltılmasına karar verilmiş ve 1883’den başlamak üzere aşar vergisi onda bir oranında artırılmıştır. Bu şekilde o zamana kadar %10 olan aşar vergisi %11 e çıkarılmıştır. Aşara yapılan bu ilaveye “Menafi Hissesi” adı verilmiş ve memleket sandıkları da bundan böyle menafi sandıkları ismini almıştır. Aynı zamanda sandıkların idaresinde de bazı değişiklikler yapılmış ve sermayelerinin toplanışındaki değişiklikten dolayı menafi sandıkları adını alan bu teşkilat doğrudan doğruya devletin denetimi altına girmiştir. Fakat o zaman ülkenin her tarafına dağılmış bulunan bu sandıkların kontrolü devlet tarafından kolaylıkla sağlanamamış ve çeşitli nedenlerden dolayı devam ede gelen aksaklıklar artmış ve yarım önlemlerle sandıkların iyileştirilmeleri mümkün olmamıştır.

Menafi sandıklarının tekrar normal bir şekilde faaliyete geçirilememesi tarımda kredi ihtiyacının sürekli artması yeni bir kredi mekanizmasının kurulmasını gerektirmiştir. Böylece sandıklar tamamen kaldırılarak yerine 1888'de Ziraat Bankası kurulmuştur. O zamanlarda menafi sandıklarının 250 kadar olduğu tahmin edilmektedir. Menafi sandıklarından Ziraat Bankasına geçen sermaye ise 2 milyon altın lira olmuştur.

Menafi sandıklarından sonra daha bilinçli ve daha aktif kooperatif hareketlerine Ege bölgesinde rastlanmaktadır. 1913 de Kazım Nuri ve Topçuoğlu Nazmi öncülüğünde “Kooperatif Aydın İncir Müstahsilleri” kurulmuştur. Daha sonra üreticiye kredi temin edebilmek ve kurulan bu ilk tarım satış kooperatifine mali yardımda bulunabilmek amacıyla 1914'de Milli Aydın Bankası kurulmuştur

Cumhuriyet döneminde ise kooperatifçilik büyük ölçüde çıkarılan kanunlarla devletin öncülüğünde gelişmiştir. 1924 de çıkarılan “İtibari Zirai Birlikleri Kanunu” ile ortakların kişisel ve müşterek kefalet esasına göre kredi dağıtılacak örgütler kurmaları öngörülmüştür. 1926 yılında İtibari Zirai Birliklerinin kuruluş ve yönetimi hakkında esasları gösteren 58 maddelik bir Kararname de çıkarılmıştır. Bu kanun ve kararname Türkiye'de uygulama alanı bulamamış ve yalnızca bir iki itibari zirai birlik kurulmuştur.

Yine, 1926 da çıkarılan Türk Ticaret kanununun bir bölümüne konulan hükümlerle kooperatiflerin kurulması yoluna gidilmiştir. 1929 da çıkarılan “zirai kredi Kooperatifleri Kanunu” ile Raiffeisen ilkelerine uygun tarım kredi kooperatiflerinin kurulması yoluna gidilmiştir. Cumhuriyet döneminde tarımsal örgütlenmeye verilen önem 1935 yılında kabul edilen “Tarım Satış Kooperatifleri Ve Birlikleri Kanunu” ile 2836 sayılı “Tarım Kredi Kooperatifleri” kanunudur. Ancak 1969 yılında kabul edilen 1163 sayılı “Kooperatifler Kanunu” nun, Türk Kooperatifçilik mevzuatı içinde önemli bir yeri ve boşluğu doldurduğunu söylemek mümkündür.

2834 sayılı “Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu” önce 1985'de 3186 sayılı yasa ile sonra da 2000'de 4572 sayılı yasa ile 2836 sayılı Tarım kredi Kooperatifleri Kanunu önce 1971'de 1581 sayılı yasa ile sonra 1985'de 3476 sayılı yasa ile yeniden düzenlemeye tabi tutulmuştur. 1163 sayılı kooperatifler kanunu ise 1988'de 3476 sayılı yasa ile 23 maddesi tamamen veya kısmen değiştirilmiş, 2 ek ve 2 geçici madde eklenmiştir. 1961 ve 1982 tarihli anayasalara kooperatifçilik hakkında Devlete önemli görevler yükleyen hükümler konmuştur. 1973'de ilk defa bir bakanlığın başına “kooperatif” kelimesi eklenmiştir; ancak bu kelime daha sonra kaldırılmıştır.

Türkiye’deki bazı kooperatiflerin, çeşitlerine göre, kuruluşları hakkında bilgi verecek olursak;

1- Tarım Kredi Kooperatifleri: Mithat Paşa'nın 1863'de kurmuş olduğu Memleket Sandıkları Türkiye de kurulmuş ilk kooperatifler olduğu gibi, teşkilatlı zirai kredinin de başlangıcı olmuştur. 1883'de Memleket Sandıkları adı Menafi Sandıkları olmuş ve 1888'de bu sandıklar kaldırılarak bunların yerine Ziraat Bankası kurulmuştur.

Bundan sonra, ilk tarım kredi kooperatifleri, İtibari Zirai Birlikleri Kanunu ve bu kanunun tüzüğünün çıkması ile gerçekleşmiştir. İlk itibari Zirai Birliklerin Trabzon'un Yomra ilçesine bağlı Coşera (Seyran) ve Samaruksa (Yeşilköy) köylerinde kurulduğu kaydedilmektedir. Bu kooperatifler devamlılık ve kararlılık gösterememişlerdir.

Devamlılık ve kararlılık gösteren ilk tarım kredi kooperatiflerinin doğması, 1929 yılında Zirai Kredi Kooperatifleri Kanununun çıkmasından sonra gerçekleşmiştir.

2- Tarım Satış Kooperatifleri: 27 Mart 1914'de kurulan Kooperatif Aydın İncir Müstahsilleri Ortaklığı, Türkiye’de kurulmuş olan ilk tarım satış kooperatifidir.

Savaş sebebiyle bu kooperatif çalışmaları 5 yıl kadar durmuş, 1925'de tekrar faaliyete geçmiştir.

Aydın ili gibi geniş bir bölge çalışma alanı olarak kabul edildiğinden, önce çeşitli yerlerde ambarlar açılmış, kısa bir süre sonra da bu ambarlar bağımsız birer kooperatif halini almıştır. Böylelikle Kooperatif Aydın İncir Müstahsilleri Ortaklığı birkaç kooperatife bölünmüş olmuştur.
Kooperatiflerin ilk birliği ise 25 Mayıs 1933'de kurulmuştur. “Aydın Zirai Satış Kooperatif İttihadı” adını taşıyan bu birliğe, Aydın çevresindeki 5 incir kooperatifiyle, Ödemiş İncir Müstahsilleri Kooperatifi ve Alaşehir ve Salihli Üzüm Müstahsilleri kooperatifleri girmiştir.

Türkiye’deki Satış kooperatifleri asıl hüviyetlerini 1935 yılında kabul edilip yayınlanan 2834 sayılı özel bir kanunla ve 1937 Ocak ayında onaylanan Kooperatif ve Birlik ana sözleşmeleriyle kazanabilmiştir.

Sözü geçen kanuna dayanarak tarım satış kooperatifleri ve birlikleri tip ana sözleşmesinin hazırlanmasından sonra ilk mütekâmil tarım satış kooperatifleri 1937 yılında kurulmaya başlanmıştır. Bu arada ilk olarak Ege bölgesinde incir konusunda 6, üzüm konusunda 8, Iğdır'da pamuk konusunda 4 ve Uzunköprü'de meyve konusunda 1 tane olmak üzere toplam 19 tarım satış kooperatifi kurulmuş incir ve üzüm için merkezi İzmir'de pamuk için merkezi İzmir ve Iğdır'da olmak üzere 2 adet tarım satış kooperatifleri birliği kurulmuştur.

Bundan sonraki senelerde tarım satış kooperatifleri, ele aldığı konu ve sağladığı fayda bakımından çiftçiler arasında benimsenmiş ve kuruluşlar hızlı bir tempo ile gelişerek fındık bölgesi olan Karadeniz'de, fıstık bölgesi olan Gaziantep'te, ipek kozası bölgesi olan Bursa ve Hatay'da, pamuk bölgesi olan Ege, Çukurova, Hatay, Iğdır ve Antalya'da, zeytin ve zeytinyağı bölgesi olan Ege ve Marmara'da, yaş meyve ve sebze bölgesi olan İstanbul, Marmara ve Nevşehir'de, gül ve gülyağı bölgesi olan Isparta ve Burdur'da kooperatif ve birlikleri kurulmuştur.

3- Tarımsal Üretim Kooperatifleri: Bu alanda en önemli kuruluşlar Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleridir.

Pancar ziraatının geliştirilmesi, bu arada ortaklarının ihtiyacı olan her türlü tarım alet ve makinelerini, taşıtlarını, gereci, gübreyi, iş ve gelir hayvanlarını toptan ve elverişli şartlar sağlayarak ortaklarına dağıtmak ve pancar ekicileri ile Şeker Şirketi arasında ahenk kurulması amacıyla ilk “Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifi” 1951 yılında Adapazarı ve Eskişehir'de kurulmuştur. Hemen sonra öteki pancar ekici bölgelerinde de hızla yayılmıştır.

4-Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri: Türkiye'de ilk esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifi 1951 yılında Ankara'da kurulmuş olup, bu kooperatifi daha sonra Eskişehir ve Bursa'da da kurulan kooperatifler izlemiştir.

Bugün itibarı ile bu kooperatiflerin sayısı 970'lere ulaşmıştır. Bu konuda ki ilk bölge birliği 1954 yılında kurulmuş olup, bu gün itibarı ile sayıları 32'lere ulaşmıştır.

Bu kooperatifler, ilk kuruldukları yıllarda Türkiye Halk Bankası ve Halk Sandıkları tarafından esnafa verilen kredilere aracılık etmiştir. Daha sonra Halk Sandıkları kaldırıldığından, sadece Türkiye Halk Bankası esnaf ve sanatkârlara verdiği kredilere aracılık etmişlerdir.
5- Tüketim kooperatifleri: İlk tüketim kooperatifİ 1913'de İstanbul Çırşır'da kurulmuştur. Bunun hemen arkasından Unkapanı, Kadıköy ve Sultanahmet semtlerinde birer kooperatif daha doğmuştur. Bunlardan şehir içinde şubeler açanlarda olmuştur.

Sınırlı sorumluluk esasını kabul etmiş bulunan söz konusu İstanbul kooperatifleri, Birinci Dünya Savaşı sırasında, İaşe Nezareti tarafından dağıtılan şeker, gazyağı vb ihtiyaç maddelerini ortaklarına satmak suretiyle değerli bir hizmet görmüştür. %15 oranında risturn dağıtılması, halkı bu kooperatiflere çeken ayrı bir sebep olmuştur.

İstanbul'un ve aynı zamanda Türkiye'nin sözü edilen bu ilk tüketim kooperatiflerinin hepsi 1918'de kapanmıştır.
Bu olaydan sonra yine İstanbul'da, 1921 yılında, “Memurin Erzak Kooperatif” adıyla, bir memurlar tüketim kooperatifi meydana getirilmiştir.

Düzenli bir çalışma gösteren ilk ciddi kooperatif 1925'de kurulan “Ankara Memurları İstihlak Kooperatifi”dir

6- Yapı Kooperatifleri: Türkiye de ilk yapı kooperatifleri 1934'de Ankara da kurulan “ Bahçelievler Yapı kooperatifi” dir.

7- Sigorta kooperatifleri: ilk olarak 1958'de “Birlik Sigorta Kooperatifi” kurulmuştur. Yine 1960 yılında aynı gayelerle “Mahdut Mesuliyetli Sosyal Yardım Sigortacılık İşleri Kooperatifi” kurulmuştur. 

Alî Welat

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info   

























Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.