Can Toprak
Gladio Ajanı:Perinçek
01 Temmuz 2017 Cumartesi Saat 19:04
Kişiler vardır düşünce, söylem, eylem ve yaşamları ile bir sadelik abidesidirler. Onları tarif etmek için fazla söze gerek kalmaz. Şiir gibi kişilikleri ve sadeliğin sembolü İsimleri kim olduklarını, ne yaptıklarını ve ne yapacaklarını tarif etmeye yeter. Bir ortamda isimleri geçtiğinde ’ha o mu’ denildiğinde tüm geçmişleri bilinçlerde canlanır, gelecekte ne yapacaklarına dair fikirler oluşur. Yaptıkları, yapacakların hem özdeşi hem de, güvencesidir. Fakat kimi insanlar var ki isimleri, kişilikleri, yaptıkları ile tanımsızlığın, bilinmezliğin, karmaşa ve muammanın abidesidirler. Cümleler onları tanımlamaktan çaresiz, kelimeler ise kifayetsiz kalırlar. Kişilik ve yaşamlarındaki karmaşa, muamma ve zik- zaklar karşısında felsefenin akıl oyunları çaresiz kalır. Matematiğin bin-bir hesabı ve edebiyatın gizem dolu cümleleri çözümsüzlüğe mahkum olur. Kişilikleri ile bir bukalemun örneği, eylemleriyle provokatörlük manifestosu, yaşamlarıyla yanılıp, yanıltmanın, gerçekleri katletmenin ve onur cellatlığı yapmanın ustasıdırlar. Perinçek tam da böyle bir vakadır. Bu nedenle onu bir makalede tanımlamak, anlatmaya çalışmak beyhude bir çabadır. Uğursuz bir ömre sığdırdığı sıradanlaşmış kötülüklerden, arsızlaşma da zirve yapmasından, satma-satılmayı yaşam tarzı haline getirmesinden haberdar olmamaktır. Yıllarca ona yoldaşlık yapan Gün Zileli beş yüz sayfayı aşan harika kitabıyla bile onun kötülükler, ihanet ve provokasyon tarihçesine dönüşen dalaverelerini, fırıldaklıklarını, yalan, hile ve alçaklıklarını anlatmaktan aciz kalmıştır. Buna rağmen kitap, onun siyasal bir figürden çok bir kalpazan, bir siyasal ‘fahişe’, bir tescili ajan-provokatör ve bir şaklaban olduğunu şahitli-tanıklı anlatmakta, kanıtlamaktadır. Perinçek ’in karakter bozukluğu, vicdan ve ahlaktan yoksun yaptıklarının yanı sıra ajan-provokatör olduğu iddialarında sık-sık gündeme gelmiştir.  Bu iddialar ilk olarak İ. Kaypakkaya ve M. Çayan tarafından gündemleştirilmiştir.  Perinçek’in sonraki süreçteki tercihleri, yaptıkları ve yol açtıkları bu iddiaları doğrulamıştır. Perinçek solun yükseldiği dönemde Maoculuk numarası ve Sovyetleri hedef alan ‘sosyal’ emperyalizm tezi ile sosyalist hareketi bölmüştür.  Sol argümanları kullanarak baş düşmanın esas olarak Sovyetler birliği olduğunu ve ona karşı mücadelenin önceliğini savunmuştur. Çevresine topladıkları ile birlikte bu argümanlarla sola, devrimcilere saldırmış, cinayetler işlemiş, ihbarcılık yapmıştır. Özelikle çıkardığı aydınlık gazetesini bir ihbarnameye dönüştürerek tam bir beşinci kol rolü oynamıştır. 12 Eylül öncesi Aydınlık gazetesinin tüm nüshaları devrimcilerin resimli, açık kimlikli ve açık adresli ihbarları ile doludur.12 Eylül faşist darbesi gerçekleşince sorguya alınan Perinçek bir an gerçek kimliğine ve kişiliğinde denk davranmıştır. Teslim olarak itirafçı olmuş ve tüm yoldaşlarını ele vermiştir.  Herkes iş bu sefer ‘karakolda’ bitti derken Perinçek yedi canlı kedi misali yeni bir kimlik, kişilik ve söylemle yeniden sahnelere dönmüştür. Bu sefer o güne kadar saldırdığı, ihbar edip üyelerini tutuklattığı özgürlük hareketini hatırlamıştır. En keskin söylemlerle Kürtlerin haklarını savunarak özgürlük hareketi bayrağı altında Kürtlerin özgürlük davasını sulandırmayı, içeriğinden boşaltıp-çarpıtmayı amaçlamıştır. ‘Dimyata pirince gidince evdeki bulgurdan olacağını’ görünce de çark edip yeniden, kişilik- kimlik değiştirmiştir.  Bu seferki kimliği Kemalisttir. Devamından Kemalizm’den, ulusalcılığa, oradan ırkçılığa ve faşistliğe evrilmiştir. Böylece her sabahın şafağında yeni bir kimlik, kişilik ve yönelim sahibi olan Perinçek bu sefer faşistliğin limanına demirlemiştir. Ve şimdiki rolünü fazlasıyla benimsemiş bir biçimde oynamaktadır. Faşizm limanına demir atan Perinçek’e göre memleket bir varlık yokluk kavgasındadır ve kurunun yanında pekala yaş da yanabilir. Ona göre memleketi, insanlarıyla birlikte yakıp-yıkan caniler kurtarıcıdır. Kıllık değiştirmiş birer cellat olan yargıçlar dünyanın en iyi hukukçusudurlar. Tutuklanan herkes ya “bölücü, yada fetocudur”, diyerek ahlaksızlığı kendisi için namus kriteri haline getirmektedir. Her türden masumiyete kastederek özgürlük ve onur cellatlığına soyunmaktadır.  Böylece hayat tarihçesi kan, kıyım, satma -satılma, ihbar-ihanet ve alçaklıkların toplamı olan Perinçek, kabarık suç dosyasına yeni suçlar eklemektedir. Yaşamı boyunca  yaptığı ihbarlarla kararttığı hayatlarla, toprağa dökülmesine neden olduğu her damla kanla, eli, yüzü ve sözleri kirlenmiştir. Siyasal parti diye oluşturduğu garabet yapının  genlerine, söz ve eylemlerine yalan, hile, provaksiyon, kan ve irin bulaşmıştır.                                                                                                 

Can Toprak

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html