Öncü Kadınlar Selamlandı
06 Ocak 2020 Pazartesi Saat 08:39
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Cemal Şerik

2019 yılı en belirgin yönleriyle bir kadın yılı oldu. Gerek kadın üzerinde uygulanan kırım politikalarının yoğunluğu, gerekse de hem cinsiyetçi ve kırımcı politikalar karşısında ki kadının direnişi hem de toplumsal, özgürlükçü, demokratik mücadele de oynamış olduğu bu öncü rol böyle bir sonuç ortaya çıkardı. Diyebiliriz ki, bu gerçeklik Şili’den Arjantin’den, Hindistan’a, Afganistan’a, Sudan’dan Lübnan’a, İran, Irak, Türkiye ve Kürdistan’a varıncaya kadar tüm dünyada kendisini gösterdi.

2019 yılının bu gerçekliği, aynı zaman da 2020 yılının izleyeceği yolun doğrultusunun ne olacağını da tayin etmiştir. 2019 yılında olduğu gibi, 2020 yılının ilk günlerinden itibaren meydanları ve savaş mevzilerindeki yerini koruyan kadın gerçekliği bunun böyle devam edeceğinin somut bir kanıtı olmuştur. 9 Ocak 2013 yılında Paris’te soykırımcı TC devleti tarafından katledilen: Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez ile 5 Ocak 2016 yılında Silopi’de katledilen: Sevé Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar’ın şahadetlerinin yeni bir yıl dönümü de böyle bir gerçeklik içerisinde karşılanmıştır ve bu şekilde Kürdistan’da, Türkiye’de, Avrupa başta olmak üzere dünyanın bir çok kıtasında gerçekleşen tören ve gösterilerle anılmışlardır.

Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Sevé Demir, Pakize Nayır, Fatma Uyar ve onlarda anlam kazanan çizgi ve mücadeleyi de böyle bir gerçeklik içerisinde görmek gerekmektedir. O nedenledir ki, onlarda temsilini bulan özgürlük çizgisi sadece bir ülke ve halk ile sınırlı değildir. Onlarda temsilini bulan evrensel ve evrensel olduğu kadar da militan bir çizgidir. 

Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Sevé Demir, Pakize Nayır, Fatma Uyar ve onların şahsında temsilini bulan şehitler birer öncü militanlar olarak mücadele gerçekliği içerisinde şahadete ulaşmışlardır. Şimdi bu öncüler şahsında somutlaşan direniş ve mücadele çizgisi dağda gerillada, şehirde sokaklarda, miting meydanlarında/alanlarda, gösterilere, danslara ve toplumsal bir öncülüğe dönüşmüş bulunmaktadır. 2019 yılı da bu kadın öncülüğünün somutlaşmış bir hali, 2020 yılına kendini devretmiştir. Bu yönüyle de 2020 yılına Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Sevé Demir, Pakize Nayır, Fatma Uyar yoldaşların özlemlerinin çok daha yakın olarak girilmiştir.

2019 yılında sadece Türkiye ve Kürdistan’da değil tüm dünyada erkek egemenlikli zihniyetin hakim olduğu ülkelerde kadına karşı tam bir kırım harekatı gerçekleştirilmiştir. Kadın işkencede, sokakta bıçakla, silahla kimi yerlerde de yakılarak, linç edilerek katledilmiş adeta yaşam onun için çekilmez bir hale getirilmek istenilmiştir. Aşağılanmak istenilmiş ve sürekli olarak bir tecavüz altında tutulmaya çalışılmıştır. Toplum içerisinde ona “kölenin de kölesi” olan bir “statü” biçilmiştir. Bu yönleriyle de tabi tutuldukları kırım sadece fiziksel olmanın da ötesine geçmiştir. Adeta egemenlikli sistem kendisini bu kırım üzerinden var etmeye çalışmaktadır. Bunu gerçekleştirirken de, özünde kadın şahsında tüm toplumun bitirilmesini hedeflemektedir. Çünkü kadın üzerinde gerçekleştirilen kırımla bir bütün olarak toplumun tüm direnç noktalarının da ortadan kaldırılabileceğini ve köleleştirilebileceğini düşünmektedirler.

2019 yılında meydanlara çıkan kadın, egemenlikli sistemin bu toplum karşıtı kırım saldırıları karşısında nasıl bir mücadele gerçekliğine sahip olunması gerektiğini göstermiş ve bu mücadelede kadın özgürlük çizgisinin rolünü tüm çıplaklığı ile ortaya koymuştur. Dikkat edilirse, 2019 yılında meydanlara kadın rengi hakim olmuştur. Toplumun diğer geri kalanları da onları izlemiştir.  Bununla da Kadın Özgürlük Çizgisinin, sadece biyolojik anlamda kadına ait olmadığını, erkeğiyle birlikte tüm topluma ait olduğu gerçekliğini herkese kabul ettirmiştir. Aslında 2019 yılında egemenlikli sistem, kadına yönelik kırım politikalarını yoğunlaştırırken, böyle bir gerçekliği yok etmek istemiştir. Bununla da kalmayarak, “en sömürülen, köleliğinden başka kaybedecek hiçbir şeyi bırakılmamış ve toplumu özgürlüğe kavuşturacak olan mücadelede temel öncü güç olan kadının ona karşı yaşanacak olan başkaldırılarda ki dinamizmine son verilmek istenmiştir. Zaten soykırımcı TC devleti Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Sevé Demir, Pakize Nayır, Fatma Uyar yoldaşları katlederken de böyle bir amaç gütmüştür.

2019 yılındaki kadın özgürlük mücadelesi ise bu saldırılara verilen en anlamlı bir yanıt olmuştur. Bir kez daha soykırımcı TC devleti ve kapitalist modernite güçlerine, egemenlikli zihniyet yapısına sahip olanlara “bunu asla başamayacaksınız” yanıtını vermişlerdir. 2020 yılına devrettikleri bu mücadele gerçekliği ile şahadetlerinin yıl dönümlerinde; Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Sevé Demir, Pakize Nayır, Fatma Uyar yoldaşları selamlamışlardır.


Cemal ŞERİK

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html


Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Ulaş Arslan
VARLIĞI KORUMAK!

ARAMA