Son Türk De Öldürülünceye Kadar Savaş...!
09 Şubat 2018 Cuma Saat 09:29
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Genco Şengalî
Sonunda ilk okuduğunuzda ‘bu başlık Türk faşistlerinin Kürtler için söylediği klişe olmuş sözün bir Kürt milliyetçisi tarafından  kendilerine iade edilmesidir’ fikrine kapılmanıza yol açacak bu cümleyi uygun gördüm. Ancak sabredin. Başlıktaki vurgu Türklere karşı bir Kürt milliyetçisinin söylediği türden bir slogan değildir. Yazıyı bütün okuyunca bu başlıkla, Kürt düşmanlığından başka siyaseti olmayan Erdoğan-Bahçeli Türkiye’sinin bu politikalarla varacağı yerin, son Türk öldürdükten sonra bitecek sonuçsuz bir saldırganlığın kast edildiğini göreceksiniz. Kürtler değil bu politika ile stratejik olarak Türkler kendi kendini öldürüyor. Son kırk yılda Kürtleri inkar ve imhadan başka bir akılla bilmeyen Türk devleti karşısında Kürtler apocu çizgide direndikçe hep Türkler kaybetti. Sadece TC değil Türkler de kaybetti.

Şimdi gelelim asıl konumuza.

Bilindiği gibi Ortadoğu'nun 21.yyda dizayn hamlesi 1998 de Kürdistan halk önderi Sn. Abdullah Öcalan'ın Suriye’den çıkarılması ve akabinde ABD, İngiltere ve İsrail devletlerinin başını çektiği çok sayıdaki devletin ortak komplosu ile Kenya’nın başkenti Nairobi’de tutuklanıp Türk devletine teslim edilmesi ile sonuçlanan uluslar arası operasyonla başlamıştı. Körfez savaşları dizaynın hazırlık aşamalarıydı. Pratik dizayn hamlesi bu komplo ile başlamıştı. Bu komplodan çıkarılan birinci sonuç  21.yyda Ortadoğu'ya düzen verilirken Kürtlere biçilen misyon bir kez daha bölge düzeninde birileri için kullanılmaktı. Kürtler ağır bedeller ödeyerek bu gerçeği fark ettiler. Karşı tedbir geliştirdiler. Bunun için kimsenin unutmaması gereken birinci nokta şudur; KÜRTLER OLUP BİTENLERİ EN İYİ OKUYAN VE BİLENLERDİR. GÜCÜ ORANINDA KARŞI KOYUP KAZANANLARDIR. BU AŞAMADAN SONRA KİMSENİN BUNU ENGELEMEYE GÜCÜ YETMEYECEKTİR.

Komplo kesinlikle bir Kürt Türk savaşı ön görmüş bunu planlamıştı. Ya Sn. Öcalan teslim olacak PKK bölgede emperyalist politikalara göre hareket edip Türkiye'ye, İran'a ve Suriye’ye saldıracak emperyalistler istediklerini alacak bu olmazsa da Türkler eliyle Sn. Öcalan idam edilecek böylece Kürt Türk savaşı başlatılacak, her iki taraf da desteklenecek ve son on yıldır Ortadoğu'da yaşananlar Türkiye ve Kürdistan merkezli yaşanacaktı. Sn. Öcalan daha tutuklanmadan bu konuda çok kereler Türk devletini uyardı. “sevinmeyin asıl oyun size karşı” diyerek tedbirler geliştirmeye çalışmıştı.

Kürtler için bir kaç gün sonra kara gün olarak anılacak 15 şubat 1999da Sn. Türk devletine teslim edildi. Hatırlanacağı üzere o günlerde Kürtler önü alınmamış olsaydı Türkiye'nin yarısını yakacaklardı. Türkler çok “sevinçliydi”. Kürtler dört parçada ayaklanınca ve sadece TC değil “ABD asıl düşman sensin” deyince, o dönemin ABD dış işler bakan Yahudi asılı M. Albright “biz Kürtlerden bu kadar beklemiyorduk” diyerek isteseler de Kürtleri kendi çıkarları için kullanamayacaklarını dolaylı itiraf etmişti. O günden sonra Sn. Öcalan’ı “anlamını” öldürme politikası ile “çürütme”, PKK içinde de hain bir kesimle Öcalan çizgisini tasfiye etmeyi komplonun ikinci aşaması olarak devreye koymaya başladılar. İlk defa 2002 sonu 2003 başı arasında uzun bir tecrit süreciyle Sn. Öcalan’ın avukatları aracılığı ile dışarıyla olan bağlantısını kestiler. Daha sonra ortaya çıktı ki içinde kimi askerlerinde olduğu Türk devletinden bir ekip, Sn. Öcalan’a gidip komployu kastederek “bu büyük bir oyun. Ortak evimizi(Türkiye) yıkıp ikimizi (Kürtler ve Türkler) de altında bırakmak istiyorlar. Biz oynanan büyük oyunu gördük. Beraber çalışalım bu oyunu birlikte bozalım” manasında mesajlar vererek komployu anladıklarını belirtmişler.

Sn. Öcalan'ın dahiyane aklı-duygusu, peygambervari sabrı ve mücadelesi, PKK'nin zorlansa da Öcalan çizgisini sürdürmesi, Türkiye devleti içinde de sağduyulu bir ekibin varlığı 2002ye doğru komplocu güçlerin komplolarını sürdürmesi yani Kürt Türk savaşını sürdürerek emellerine kavuşmalarını boşa çıkaracağını göstermeye başlayınca komplocular yeni taktikler devreye koymaya başladılar. ELİMİZDE ÇOK SOMUT BELGELER OLMASA DA ISRARLA VE ÇOK EMİN BİR ŞEKİLLDE SÖYLEMELİYİM Kİ KOMPLONUN YENİ PLANIN, TAKTİĞİNİN İSMİ ERDOĞAN VE AKP’DİR.

Kürt halkının varlığını tanımayan, sorunun demokratik çözümünü istemeyen, Kürt Türk savaşını isteyendir. Kürt Türk savaşı başını ABD'nin çektiği çok sayıdaki gücün ortak planıdır. Bunu bugün yürüten Erdoğan ve AKP’dir. Erdoğan ve AKP adlı siyasi projenin Türkleri Ortadoğu’dan silmek için iş başına getirildiğini bu silme işi için de Kürtlere saldırtıldığını görmek istemeyenler, anlamak istemeyenler olabilir. Türklerden bu değerlendirmemizi kötü niyetli bulanlar da olabilir. bunlara cevabımız; “siz bilirsiniz, bizden söylenmesi.” Erdoğan ve AKP'nin 2002de iş başına getirilmesi ne tesadüf, ne hesapsız ne de bir liderin ve partinin başarısıdır. Yakında Erdoğan ve AKP'nin bir proje olduğu tek amacının Türkleri evet yanlış okumadınız Türkleri bitirmek olduğunu göreceksiniz.

Bu siyasi projenin birinci görevi Kürt sorununda “sağduyulu devletin” tasfiyesini yürütecek ekip olan ve adına Gülen cemaati denilen dinci-milliyetçi ekibin siyasi yüzünü temsil etmekti. Proje Erdoğan ve partisi AKP bu işi çok başarılı biçimde yaptı. İçinde “sağduyulu devletin” de olduğu kesimleri hapse atarak, görevden alarak etkisiz kıldı. Bu ekipler etkisizleştirilirken  Erdoğan “bu davaların savcısı benim” demişti. Gülen cemaati adı altında yapılandırılmış ve en çok Erdoğan zamanında devlette yerleşmiş bu ekibin stratejik  amacı ABD ve sistemin diğer sahipleri ile ortak iş yaparak emperyalist emellerine ulaşmaktı. Ortadoğu yeniden yapılandırılırken doğan boşluklardan TC içindeki Kemalist milliyetçi bir kol ki bunlar beyaz Türk faşistlerdir Gülencilerin bu siyasetine karşı çıkarak “biz yıllardır NATO için çalışıyoruz, fedakarlık yapıyoruz bunun karşılığını istiyoruz” diyerek beleşten çıkar istediler. Bunların dirençleri artınca 15 temmuz darbesi ile bu kesimler tasfiye edilmek istendi. 15 temmuz Erdoğan ve AKP'ye karşı değil böyle düşünen devlet ekibine yapıldı. Erdoğan daha önce Gülencilerden daha fazla iktidar ve devlet istemiş onlar bunu vermeyince Erdoğan yan çizmişti. Gülenciler açısından tarihlerinin hatası Erdoğan'ı iyi kullanamamaları olmuştur. Erdoğan kişiliğinin iktidar hastalığı, kullanılmaya elverişli yapısı Gülencilerin “ham ve bayat” yaklaşımları nedeniyle onu yeni bir hami bulmaya yöneltmiş bu yeni hami NATO’nun Türkiye Gladyosu Ergenekon ve “soğuk savaştaki hizmetlerimizin karşılığını istiyoruz” diyen Kemalistler oldu. Bunun böyle olduğunu Erdoğan'ın Kemalist olduğunu ilan etmesi, MHP ile birleşmesi yeterince ispatlamaktadır.

İktidara geldiği 2002de Gülencilerle başlayan Erdoğan AKP serüveni “sağduyulu devlet” ile Ergenekoncuları birlikte tasfiye mücadelesini yürütmeyle “demokrasi” havası içinde sürdü. Sonra Gülencilerin verdiklerini az bulunca isyan eden Erdoğan ve AKP’si Gülencilerden ciddi uyarılar almaya başlayınca kapitalist sistem tarafından istenmeyen Ergenekoncularla anlaşmaya gitti. Bu anlaşma ile dış desteğini kaybetti. İçerde de ciddi zorlanmaya başladı. Faşist uygulamalar olmazsa tek bir gün bile ayakta kalamayacağını kendisi de biliyor. Ayakta kalmazsa verdiği sözleri yerine getirmemiş başarısız adamların Türk devlet geleneği içinde sonlarının “ kazığa vurmak” olduğunu biliyor. Bundandır ki hayatı ve iktidarı için Türk devletini ve faşist propaganda ile etkilediği sürüsü ile yeniden Kürtlere saldırmaya başlamıştır. Kürtlere saldırması uluslar arası komplocu güçlere “sizin hizmetinizdeyim” demesidir.  Bu aşamadan sonra Kürtlerle savaş Türklerin sonudur. Kürtlerle savaş Türkün “bindiği dalı kesmesidir”.

Çünkü 1998 den bu yana köprünün altında çok su aktı. Bu saatten sonra yapacağı her şey oturtulacak kazığı daha da sivrilteceğini yaşayarak görecek. Bu sapık faşist kendi saltanatı için son Türk de öldürülünceye kadar savaşı göze almaktan çekinmediğini göstermiştir. her kesten önce Türklerin bunu görmesi gerekir. Binlerce Türk yerine bu sapığı derdest edip halklarımızın çıkarına feda ederek işin içinden çıkmak hepimiz için daha hayırlıdır. Kürtler olarak Türkler için düşündüğümüz budur. Gerisini siz bilirsiniz.  Kürt kardeşinin sözüne inanmayan Türkün....

Genco Şengalî

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html


Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Solin Bahar
Henüz Yazı Eklenmemiş
Bahar Deniz
Henüz Yazı Eklenmemiş

ARAMA