Türk Askerini Güney Kürdistan’a Yerleştirenler Bağımsızlıkçı Olabilirler Mi?
29 Eylül 2017 Cuma Saat 14:58
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Kasım Engin
Biz Güney Kürdistan’ın özelde Behdinan alanında kaç yerleşim merkezine MİT merkezin yerleştirildiğinden söz etme gereği bile duymuyoruz. Dahası Hewler başta olmak üzere Hewler’e yakın merkezlerde ise binlerce özel yetiştirilmiş TC askeri gücü bulunmaktadır. Başika’ya yerleştirilmiş olan binlerce TC askerinden ve onların güvenliğini sağlayan KDP’lilerden de söz etmiyoruz.

Meramımız açıktır, Güney Kürdistan TC askerleri tarafından “işgal” edilmiştir. Dikkat edersek işgal kelimesini tırnak içine almışız. Sözlüklere göre gidersek, işgal eylemi: “Başkasının elinde bulunan bir toprağı, bir yeri ele geçirmek”tir. Peki ya bu toprağa yerleşen yabancı bir gücü bizatihi o topraklarda yaşayan ve kendisini o toprakların sahibi görenler çağırıp yerleştirmiş iseler, o zaman bu bir işgal olur mu? Bu tür bir yerleştirmeye ve yerleşmeye işgal demeyeceksek, bu topraklara düşmanlık yapanları bu topraklara getirenlere ne demek gerekir?

Böyle bir çok soruyu sormak, yapıla bilinir ise bu sorulara cevaplar bulmak önemli değil midir? Bir ülkenin işgal edilmiş hale gelmesine o topraklarda yaşayanlar ilgi duymuyorsa o zaman onlara ne dememiz gerekir acaba? Evet, böyle ve daha fazla soruyu da sorarak cevaplar bulmak son derece önemlidir.

TC devleti Güney Kürdistan’ı işgal etmediğini belirtiyor. Ve gerekçe olarakta kendilerinin Barzaniler tarafından davet edildiğini, bu davete de kendilerinin iştirak ettiklerini söylüyorlar. Dahası oraya başka bir Kürt örgütünü ezmeye Barzaniler tarafından çağrıldıklarını ise böbürlenerek söylüyorlar.

Peki sormak gerekiyor, kim ya da hangi Kürt örgütü başka bir sömürgeci gücü Kürdistan’a çağırarak başka bir Kürt örgütünü yok etmek için çalışma yürütebilir? Ya da böyle düşmanla hem de sömürgecilikte sınır tanımayan en barbar güçle ilişki kuran ve bu ilişkiyle başka Kürtlere saldıran, Kürt örgütlerine saldıran birilerine ne demeliyiz?

Böyle bir eylemin en hafif tanımı ihanettir. Böyle bir eyleme dünya literatürü hainlik bile diyor. bu düzeyde açıktan ihanet etmiş olan bir kişi ya da bir yapıyı destekleyen kesimlere acaba ne demeli? Arkadaşını söyle bana söyleyeyim sen kimsin misali, TC sömürgeciliği ile ihanet ilişkisi içerisinde olan bir kişi ve yapıyı destekleyen-kim olursa olsun- kendisi ya da kendileri aynı bataklığın bir üyesi ve yandaşı olmuyorlar mı?

Kürt partilerine ve Kürt yurtseverlerine soralım, sömürgeci bir gücü Kürdistan’a getirip işgal eder hale getiren bu kişi ve yapıyı nasıl desteklersiniz? Nasıl ve hangi temelde böyle bir yapı ile ilişki içerisinde olabilirsiniz? Ya da böyle ülkesini pazarlayan bir yapıya nasıl yurtseverlik sıfatı yakıştırabilirsiniz? Bir kere ihanet ihanettir. Ve ne büyüğü ne de küçüğü vardır. ihanetin hiç bir yerde meşruiyeti yoktur, olamaz da.

Sömürgeci bir gücü ülkeye getirip ülkemizin işgal edilmesine vesile olan bir yapı bu ihanet duruşuyla ne kadar bağımsızlıkçı olabilir? Ne kadar özgürlükçü olabilir? Kürtler olarak bu soruları sorup sağlıklı cevaplar almak gerekmez mi? işgalcileri Kürdistan’a getirip yerleştirecek, Kürdistan’ı işgal ettirecek ve ardından da bağımsızlıktan ve bağımsız yaşama sevdasında dem vurulacak, bunlar çelişki değil mi?

Bilelim ki dünyanın hiç bir yerinde sömürgeci bir gücü getirip ülkesine yerleştiren ve onlara tam 18 tane askeri üs yeri açan ya da verenler asla ama asla ne özgürlükçü olabilirler, ne bağımsızlıkçı olabilirler ne de yurtsever olabilirler? Tam tersine böyle yapanlar olsa olsa sadece ve sadece işbirlikçi olabilirler ki, işbirlikçilere karşı ise dünyanın her yerinde yurt sevgisiyle yanıp tutuşanlar mücadele ederler. Ve böylesine bir mücadele ise herkes-düşüncesi ne olursa olsun-katılır, katılmalıdır.

Sözü uzatmadan belirtelim ki, Güney Kürdistan’da 18 askeri Türk üssü duruyorken, onlarca MİT merkezi Kürtlere karşı faaliyet yürütüyorken ve yüzlercesi Güney Kürdistan’da cirit atarak Kürtlerin kellesinin peşine takılıyorken, bu sömürgeci işgalci güçleri ülkemize getirip yerleştirenlerden  hesap sormak, hesap istemek herkesin görevidir. Ve tabi yapabilirler ise bu durumu yaşayanların hızla TC askeri üslerini kapattırarak, MİT’çileri da Kürdistan’da def ederek az da olsa suçlarını hafifleterek yeniden yurtseverlerin cephelerine katılabilirler.

Kasım Engin

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Genco Şengalî
Henüz Yazı Eklenmemiş
Kemal Amedî
Henüz Yazı Eklenmemiş
Solin Bahar
Henüz Yazı Eklenmemiş

ARAMA