Ezîdî Soykırımını Laheye Götürme Zamanı
01 Mayıs 2017 Pazartesi Saat 22:40
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Kasım Engin

 Dersim’de, Zilan’da, Halepçe’de, Enfallerde olup bitenlerin tümü soykırım uygulamalarıdır. Henüz resmi olarak devletlerarası sistem tarafından tanınmamış olsalar bile gerçeklik böyledir.

Ancak Kürt halkı içerisinde en çok soykırım uygulamalarına maruz kalan ise Êzîdî Kürtleridir. Çifte bir soykırım ile karşı karşıya kalan Êzîdî Kürtleri hem Kürt olmalarından kaynaklı hem de Êzîdî yani Müslüman olmamalarından kaynaklı sürekli soykırımlarla yüz yüze gelmişlerdir.

Êzîdî Kürtlerinin en son maruz kaldıkları soykırım tarihi 3 ağustos 2014 yılıdır. Birçok Êzîdî Kürt’ünün de dile getirdiği gibi bu kez soykırıma maruz kalmaları kesinlikle sadece ve sadece Êzîdî olmalarından kaynaklıdır.

Kürdistan tarihini inceleyenler bilir ki Êzîdî Kürtleri sadece sömürgeciler ve işgalciler tarafından soykırımdan geçirilmemişlerdir. Birçok kez özelde 1800 yıllarında bizatihi Kürt beyleri ve mirleri tarafından soykırımdan geçirilmişlerdir.

Evet, bu sürekli soykırım altında kalma durumu öyle bir hal almış ki, halen bugün bile birçok Êzîdî Kürt’ü kendini Kürt bile ifade etmek istememekte hatta etmemektedir. Dil olarak belki de Kürtçenin en sade halini Êzîdîler konuşsa da, kendilerine Kürt denilmesi yerine Êzîdî denilmesini istemelerine bir de bu pencereden bakmak önemli sonuçları ortaya çıkaracaktır.

Sözü uzatmadan belirtelim ki Êzîdî Kürtleri nasıl ki Kürtler kültürel ciddi bir soykırım altında yaşıyorlarsa, Êzîdîler bunun kat be kat aşanını yaşamaktadırlar. Kültürel olarak hedef alınmanın yanı sıra Êzîdîler bir de fiziki olarak hedefleniyorlar. En son soykırım belirtildiği gibi 3 Ağustos 2014 yılında gerçekleştirildi. Êzîdî Kürtleri bu soykırıma 74. Soykırım olarak tanımladılar.

Bugün birçok yerde Êzîdî Kürtleri bu 74. Soykırımı soykırım olarak tanınması için çalışma yürütmektedirler. Elbette ki bu soykırımı gerçekleştirenler insanlıktan nasibini almamış DAİŞ çeteleridir. Bu çetelerden, faşistlerden insanlık en çokta Rojava’nın kahraman direnişçilerinin eliyle hesap sormaktadır. Yine Başur’da HPG ve YJA Star güçleriyle de bu sorulmaktadır. Ve elbette yine koalisyon güçleri, Irak devleti, peşmergeler de bu çetelere karşı güçleri oranında savaşıyorlar. Bir yerde her ne kadar herkes kendi çıkarları için savaşsa da, Êzîdîlere yapılanların bir şekilde hesabını da soruyorlar.

Ancak bu soykırım zemini içine girdikleri tutumdan dolayı hazırlayan başka güçler de vardır. Sıkça peşmergenin Şengal’i terk edip kaçtığı söyleniyor. Ancak biz de biliyoruz ki Kürtlerin tanıdığı peşmergeler, hemen bir şekilde bir alanı bu tarzda hiçbir zaman terk etmemişlerdir. Binlerce Peşmerge nasıl oldu da, birden bire geri çekildiler? Geri mi çekildiler yoksa geri mi çektirildiler?

Biz biliyoruz ki peşmergeye savaşmaması ve hızla geri çekilmesi için direkt talimat verilmiştir. Talimatı veren kişiler ise bellidir. Talimat verme yetkisi bu savaşta sadece bir kişiye dolaylı yoldan ise iki kişiye, o da Mesut Barzani ve oğlu Mesrur Barzani’ye aittir.

Peşmergeyi geri çektirterek, Ezîdîlerin elindeki silahları da zorla alarak DAİŞ’çilerin eline teslim eden, onlara peşkeş çekenlerden de hesap sorulmayacak mı?

Ya da bugün Êzîdî soykırımını devletlerarası zemine taşıyanlar, bu soykırımda bizatihi rol oynamış kişileri ve güçleri de Lahey’e götürmeyecekler mi?

Yeniden belirtelim ki Êzîdîlere karşı gerçekleştirilen en son ferman kesinlikle Êzîdîler Kürt oldukları için yapılmamıştır. Tersine, kesinlikle oradaki Kürtler Êzîdî inancından oldukları için bu soykırım gerçekleştirilmiştir. Ve bunu sadece bazı Êzîdîler söylememeli ve düşünmemelidir. Bunu tüm Êzîdîler bilmeli. Eğer bu gerçek bilinmezse, bu gerçeklik anlaşılmazsa peşmergenin 3 Ağustos 2014 yılında Şengal’de neden birkaç saat içerisinde adeta zoraki geri çektirtilmesi anlaşılamaz, anlaşılmaz da!

Kasım Engin

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Cemal Şerik
Gülnaz Ege
Cudî Şengal
Du gel û du rê

ARAMA