Mesut Barzani’nin Ankara ziyaretinin perde arkası
05 Mart 2017 Pazar Saat 09:23
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Seyit Evran
Mesut Barzani’nin Ankara ziyareti üzerinden henüz bir hafta geçmeden kapalı kapılar ardından yapılan görüşmelerin perde arkası yavaş yavaş açığa çıkmaya başladı. İlk adım Minbiç saldırısı, Şengal’de kardeş kavgasına yol açabilecek saldırı ve gayrısı

Türk ordusu ve çetelerinin Mimbiç’a yönelik saldırıya geçmesi, sözde Rojava peşmergelerinin Şengal’de kardeş kavgasına yol açabilecek bir gerginlik yaratma çabaları ziyaretin perde arkasına işaret ediyor.

İlk adım Mimbiç’a saldırı!

Mesut Barzani Ankara ziyaretinin üzerinden yaklaşık bir hafta geçti. Birçok kişi, kesim, aydın, yazar siyaset uzmanı ziyaretin hedef ve amaçları üzerinde değerlendirmelerde bulundu. Ancak son üç gün içinde ortaya çıkan verileri bir araya getirdiğimizde ziyarette hangi konuların ele alındığı, kapalı kapılar ardından hangi planların yapıldığına dair insana bazı verileri sunar.

Bölge Başkanı sıfatıyla Mesut Barzani Başbakan sıfatıyla Neçirwan Barzani’nin Türkiye’ye sayısız ziyarete oldu. Ancak bu ziyareti hepsinden ayıran farklı bir gelişme yaşandı. Oda AKP-MHP ile ortaklığının bozulmasını dahi göze alarak İstanbul’da Kürdistan bayrağını göndere çekti. Bu bayrağın göndere çekilmesinin iki nedeni vardı. Birincisi Kuzey Kürdistan’daki milli duygularını hitap ederek hepsini Barzani’nin etrafından toplamak ve referandumda evet oyunu almaktı. İkincisi ise şu an parçaları çıkan Rojava, Şengal ve Kandil’e yönelik planların devreye sokulmasıydı. Nitekim Bayrak göndere çekilip MHP sert bir tavır gösterdikten sonra AKP MHP’nin tavrını da etkisizleştirmek için Ağrı Belediye Eş Başkanı Sırrı Sakık’ı ertesi gün görevden aldı. Böylelikle MHP ve Barzani ve Barzanicileri bir arada idare etmeyi de şimdilik başarmış oldu.

Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, danışmanı İlknur Çevik ve AKP’nin tüm yetkili kişileri üç gün öncesine kadar hedeflerinin Mimbiç olduğunu belirterek tehditler savuruyordu. Mesut Barzani’nin Ankara ziyaretinin üzerinden daha üç geçmeden Türk ordusu ve bağlı çeteleri Mimbiç’in batı köylerine yönelik saldırılar başlattı. Bu saldırılar hala yer yer devam ediyor. Saldırılar ve çatışmaların ne zamana kadar süreceği ayrıca farklı cephelerden saldırıların olup olmayacağı da henüz çok bilinmemektedir.

Saldırılarda Ortaya Çıkan İşbirlikçi Çeteler!

Ziyaretin üzerinden bir hafta geçtikten sonra Türkiye ordusu ve bağlı çeteleri Mimbiç’in batı köylerine saldırmaya başladı. Türk ordusu ve bağlı çeteleri hedefinin Kürtleri yok etmek, tüm kazanımlarını ortadan kaldırmak olduğunu artık bilmeyen kalmadı.

Saldırı içinde ortaya çıkan bazı gerçekler ise ziyaretin perde arkasına ilişkin bazı ip uçlarını veriyor. Saldırıların olduğu Um Hemir Cephesinde yer alan ve şu ana kadar adı duyulmayan bir grup ise bu saldırılarda sözde Rojava peşmergesi denilen çetelerin de yer aldığını gösteriyor. Saldırıda yer alan grup kendilerine ‘Cezeri Devrimcileri’ ‘Kürt Devrimciler Alayı’ adını vermişler. Şu ana kadar böyle bir grup yoktu. İlk defa böyle bir isim kullanılıyor.

‘Fırat Kalkanı’ İçindeki Çetelerin Tehditleri

‘Firat Kalkanı’ içinde yer alan Kürt çetelerinden Mahmut Xelo ve Mahmut Hamo yaklaşık bir aydan beridir Mimbiç, Afrin, Haseki, Qamışlo, Kobani’yi, Gire Spi’yi YPG’den alacaklarını, bu köylerden YPG ve PYD’nin adını da vererek temizleyecekler yönünde tehditler savuruyor. Dün Mimbiç saldırılarında ortaya çıkan çeteler bunlardan bağımız çeteler değil. Bu her iki çete başı da daha önce Rojava peşmergesi olarak görev yapmış kişilerdir.

ENKS adına konuşan H. Beşar, F. Aliko, S. Haco ve İ. Biro tarafından daha önce Halep’te kurdurulan Selahattin ve Azadi gruplarının kurucu üyeliğini yapmış kişilerdir. Azadi ve Selahattin gruplarının ilk icraatları 2012 yılında Kürt Mahallesi Eşrefiye’ye saldırmak olmuştu. Ondan sonra Halep tamamen rejim tarafından kontrol edilene kadar Şeyh Maksud mahallesine yönelik çete gruplarının yaptıkları saldırılar içinde yer aldılar. Şu an bu her iki çete adına iki ayrı grup var. Mahmut Xelo’nun grubu Selahattin’in Torunları adıyla biliniyor. Mahmut Hamo’nun grubu ise Ketayib Baz grubudur. Mahmut Xelo KDP tarafından 2013 yılında yeniden sözde Rojava peşmergelerinin Şehba’ya gönderilme planları yapıldı. Peşmergelerin oraya gönderilmesi durumunda oradaki komutanları olarak ataması yapılan kişiydi.

Mimbiç’ın batı köylerine yönelik gerçekleşen saldırılar bu her iki çete başı tarafından organize ve koordine edildiği de gelen bilgiler arasında. Zira her iki çete başı da şu an ‘Fırat Kalkanı’ çeteleri arasında Türkiye’nin sözcüleri konumunda.

İkinci Adım Şengal Oldu!

Mimbiç saldırılarından bir gün sonra ziyaretin perde arkasının ikinci adımı ise Şengal’de atıldı. KDP bir süreden beridir Rabia-Şengal arasında kalan ve Rojava sınırı olan yolun üzerinde mevzilendirdiği sözde Rojava peşmergelerini harekete geçirdi. Peşmergeler YBŞ’nin elinde olan Xana Seri kasabasına yerleşmek oradan Hol üzerinden Rojava’ya geçme girişiminde bulunmak amacıyla harekete geçirildi. YBŞ güçleri Peşmergeleri Xana Seri’nin dışına karşıladı. Xana Seri’ye giremeyeceklerini söyledi. Girmeleri durumunda çatışma çıkacağını iletti. Ağır silahlarla harekete geçirilen peşmergeler Xana Seri’nin dışında bir nokta da tutularak YBŞ güçleri tarafından etrafları kuşatıldı. Çatışma ortamına girmemeye dikkat eden YBŞ’nin soğuk kanlı tutumuna karşı ise Rojava peşmergeleri saldırı gerçekleştirdi.

Harekete geçirilen peşmergelerin Xana Seri’ye girip yerleşmeleri YBŞ’nin elinde olan bu yerin işgal edilmesi demektir. Bunu yanı sıra oradan Hol üzerinden Rojava’ya geçişleri, geçme çabaları ister istemez YPG ve QSD güçleri ile çatışmaya başlamaları demektir. Buda aslında Türkiye’nin batıda Mimbiç’ten başlattıkları saldırılara doğudan saldırılar başlatarak Rojava’yı boydan boya bir savaşın içine çekme planı olduğu görülüyor.

Diğer önemli bir nokta ise bununla aslında aylar önce Neçirwan Barzani’nin PKK Şengal’den çıkmasa güç kullanırız sözlerinin boşuna olmadığı son ziyarette pratikleştirmek için bir plan yapıldığını gösteriyor.

Kobani’de açıklama ve çağrı!

Mimbiç’a yönelik saldırıların arifesinde bu saldırıların hazırlığı biçiminde de şimdi ele alınabilecek bir gelişme ise Kobani’de yaşandı. Kobani’de bulunan ENKS yetkilileri bir açıklama yaptı. Açıklamada Kobani halkı Rojava peşmergesi olmaya çağrılıyor. Ayrıca bundan sonra Kanton Özerk Yönetim üyelerine karşı bazı saldırıları girişecekleri duyuruluyor açıklamada. Bu açıklamadan bir gün sonra Mimbiç saldırıları başladı. Mimbiç saldırıların bir gün sonra da bu ziyaret ve görüşmenin perde arkasına gösterecek Şengal’deki peşmerge hareketliliği başladı. 

Mimbiç’daki saldırılar büyük oranda boşa çıkarıldı. Ancak hala saldırılar sürüyor. Hatta Cerablus hattından da saldırı geliştirmek için güç yığınağı yapıldığı yönünde bilgiler var. Bunun yanı sıra Türk ordusunun Afrin’in sınır bölgelerine özel kuvvet elemanlarının ağırlıkta olduğu güç yığınağı yaptığı yönünde bilgiler var. Ayrıca sınır boyunca çok sayıda zırhlı araç ve ağır silah konuşlandırıldığı teyit edilmiş bilgiler mevcut.

Yaşanan gelişmeler bir araya getirildiğinde Barzani’nin Ankara ziyareti sırasında yeni ve komplike bir planın çıkarıldığı yönünde güçlü veriler sunuyor. Gelişmelerin neyi göstereceği, nereye varacağını şimdiden kestirmek zor. Ancak gidişat bir kardeş kavgası dahil bir çatışmayı aşacak gibi görünüyor.  

Seyit Evran

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Cemal Şerik
Terörist Devlet
Cudî Şengal
Du gel û du rê

ARAMA